1988'de Fransa'nın kuzeybatısındaki Laval Şatosu'nda kurşun bir tabutun açılmasıyla başlayan gizem, 35 yıl sonra modern diş tarama teknolojileri sayesinde çözüldü. Arkeologlar, 1619'da 54 yaşında hayatını kaybeden Fransız aristokrat Anne d'Alegre'nin dişlerinin etrafına sarılmış metal bir düzenek keşfetti.

2023 yılında Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 3 boyutlu röntgen olarak bilinen konik ışınlı bilgisayarlı tomografi taraması, altın tellerin d'Alegre'nin bazı dişlerinin arasından geçirilerek onları birbirine bağladığını ve sabitlediğini gösterdi.

Araştırmacılar, d'Alegre'nin aynı zamanda dönemin diş tedavilerinde kullanılan bir proteze sahip olduğunu ve bu yapay dişin su aygırı dişi yerine fil dişinden yapıldığını belirledi.

D'Alegre'nin ciddi periodontal hastalıktan muzdarip olduğu tespit edildi. Diş etlerini ve dişleri etkileyen bu hastalık, dişlerin yuvalarında gevşemesine ve zamanla düşmesine neden olabiliyor.

Araştırmacılara göre altın tellerin amacı, gevşeyen dişleri yerinde tutarak kayıplarını geciktirmekti. Ancak yöntemin bazı dezavantajları da bulunuyordu. Tellerin düzenli olarak sıkılması gerekiyordu ve her müdahale komşu dişler üzerinde daha fazla baskı oluşturarak onların da gevşemesine yol açabiliyordu.

O dönemde diş kaybı yalnızca görünümü etkileyen bir sorun değildi. Dişlerin eksilmesi konuşmayı da değiştirebiliyor ve kişinin toplumdaki görünüşünü etkileyebiliyordu.

Araştırmacılar, yapay diş ve altın tellerin olası komplikasyonlarına rağmen, bu uygulamanın aristokrat kadının toplumsal konumunu ve itibarını korumasına yardımcı olmuş olabileceğini düşünüyor.