27 yıllık iç mimarın kendi evinde asla istemediği 10 dekorasyon trendi
Lüks konut tasarımında 27 yılı aşkın deneyime sahip İngiliz iç mimar Benji Lewis, dekorasyonda artık uzak durduğu trendleri anlattı. Lewis, bazı popüler detayların bir evi olduğundan daha dağınık, sıradan veya ruhsuz gösterebileceğini düşünüyor.
Evini yenilemek ya da dekorasyonunu değiştirmek isteyenler için her yeni trendi takip etmek zorunlu değil. 27 yılı aşkın süredir lüks iç tasarım alanında çalışan İngiliz iç mimar Benji Lewis, kendi evinde kullanmayacağı 10 dekorasyon tercihinin listesini paylaştı.
1. Tek duvarın farklı olması
Lewis, özellikle küçük çiçekli veya geometrik desenli tek duvar uygulamalarından kaçınıyor. Bu tür duvarların odanın tamamlanmamış görünmesine veya dekorasyon kararından emin olunmadığı izlenimine yol açabileceğini söylüyor.
2. Tamamen ankastre mutfaklar
Lewis, standart ve tamamen ankastre mutfaklara karşı değil. Ancak bu tür alanların kişilik kazanması gerektiğini düşünüyor.
Bu nedenle mutfağa antik veya vintage bir mobilya eklenmesini öneriyor. Eski bir kiler dolabı ya da antika bir kahvaltı masası, mekana karakter katabilir.
3. Açık raflar
İç mimarın en sevmediği seçeneklerden biri de açık raflar.
Bu rafların yalnızca dekoratif objelerin yerleştirilmesiyle bitmediğini belirten Lewis; aydınlatma, raflar arasındaki mesafe, yerleşim ve sürekli toz alma ihtiyacının da hesaba katılması gerektiğini söylüyor.
4. Büyük yer lambaları
Büyük ve dikkat çekici yer lambalarının yerleştirilmesinin zor olduğunu belirten Lewis, bunun yerine koltuğun yanına konumlandırılan küçük ve zarif bir lambayı tercih ediyor.
Amaç, lambanın kendisini öne çıkarmaktan çok, oturma alanına loş bir ışık vermesi.
5. Markalı vintage tabelalar
2010'lu yıllarda popüler olan endüstriyel dekorasyonun bazı unsurlarının artık klişeleştiğini düşünen Lewis, Coca-Cola, Morton Salt veya John Deere gibi markaların eski reklam tabelalarını evinde kullanmıyor.
Vintage bir görünüm isteyenlere bunun yerine eski bir film afişini büyük boy bastırıp tek bir spot ışığıyla aydınlatmayı öneriyor.
6. Aşırı kitsch retro objeler
Eski slot makineleri, müzik kutuları ve arcade oyunları gibi büyük retro eğlence objeleri de Lewis'in tercihleri arasında değil.
Bu tür parçaların mekanı eğlenceli olmaktan çok bir bekar evi gibi gösterebileceğini düşünüyor. Bunun yerine, örneğin vintage bir büfe üzerine modern bir müzik sistemi veya pikap yerleştirmeyi öneriyor.
7. “İlham verici” duvar yazıları
“Love”, “Home”, “Good vibes only” gibi sloganların veya motivasyon cümlelerinin yer aldığı dekoratif tabelalar da iç mimarın evinde bulunmuyor.
Lewis, bu tür ürünleri tamamen gereksiz buluyor ve duvarların bu tür mesajlarla doldurulmamasını öneriyor.
8. Porselen zeminler
Lewis, özellikle zemin kaplamasında porselen karoları kolay ama sıradan bir tercih olarak görüyor.
Ayrıca porselenin sesi emme konusunda her zaman iyi olmadığını ve bir karo kırıldığında değiştirilmesinin zor olabileceğini belirtiyor.
Onun tercihi ise farklı desenlerde uygulanabilen linolyum zeminler. Özellikle satranç tahtası desenlerini öneriyor.
9. Puf koltuklar
Pufların düzenli tutulmadığında dağınık göründüğünü söyleyen Lewis, bunların oturmak için de her zaman konforlu olmadığını düşünüyor.
Eğlenceli bir oturma alanı yaratmak isteyenlere bunun yerine yüksek ve yarı kapalı, yuvarlak sırtlı küçük berjer tarzı koltukları öneriyor.
10. Tavana gömme spotların aşırı kullanımı
Lewis'in son uyarısı gömme tavan aydınlatmaları hakkında.
Bu ışıkların fazla kullanılmasının bir odayı havaalanı terminali gibi aşırı parlak hale getirebileceğini söylüyor.
Bunun yerine, bölgesel ve yumuşak aydınlatma kullanılmasını öneriyor. Sanat eserlerini, mobilyaları veya odanın belirli köşelerini ayrı ayrı aydınlatmanın daha sıcak ve sofistike bir atmosfer yaratacağını belirtiyor.
Lewis'in temel tasarım yaklaşımı ise şu: Bir ev yalnızca trendleri takip etmemeli; kişilik, karakter ve atmosfer taşımalı.