Sosyal ağlarda hızla yayılan ve kullanıcıları onlarca yıl geriye götüren nostaljik fotoğraflar, bu kez eğlenceli dünyasını dijital güvenlik tartışmalarının gölgesinde bırakıyor.

Yapay zeka destekli "80'ler akımı" bir yandan profilleri süslerken, diğer yandan OpenAI ve ChatGPT gibi popüler markaların adı kullanılarak gönderilen davet e-postalarıyla çok daha geniş kitlelere ulaşıyor. Ancak görsel bir şölen gibi sunulan bu süreç, kişisel verilerin nasıl işlendiğine dair büyük bir soru işaretini de beraberinde getiriyor.

FİLTRE DEĞİL BİYOMETRİK VERİ TARAMASI

Sisteme yüklenen tek bir kare fotoğraf, basit bir renk filtresi uygulanıp geri gönderilen sıradan bir görselden ibaret değil.

Yapay zeka araçları; yüz hatlarını, kemik yapısını, göz mesafesini ve jest-mimik detaylarını milimetrik olarak analiz ediyor.

Konuyla ilgili resmi bir açıklama yayımlayan Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), "Yapay zekâ uygulamalarıyla fotoğraflarınızı nostaljik karelere dönüştürmeden önce dijital mahremiyetinizi de düşününüz. Çünkü #80lerchallenge gibi sosyal medya akımlarında kullanılan uygulamalar, fotoğraflarınız üzerinden biyometrik verilerinizin işlenmesine neden olabilir" uyarısında bulundu.

VERİLER NEREDE SAKLANIYOR VE NASIL KULLANILIYOR?

Özellikle piyasaya yeni giren, ücretsiz hizmet sunan ve kullanıcılar tarafından hızla popülerleştirilen üçüncü taraf uygulamalarda veri güvenliği büyük bir muammaya dönüşüyor. Elde edilen hassas yüz verilerinin hangi sunucularda saklandığı, ne kadar süreyle veri tabanlarında tutulduğu ve üçüncü taraflara satılıp satılmadığı belirsizliğini koruyor. Bunun da ötesinde, yüklenen fotoğrafların yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla şirketlerin devasa veri havuzlarına aktarılıp aktarılmadığı da net olarak bilinmiyor.

DEĞİŞTİRİLEMEYEN TEK BİLGİMİZ: BİYOMETRİK KİMLİĞİMİZ

Siber güvenlik uzmanları, şifre veya e-posta adresi gibi bilgilerin sızdırıldığında kolayca değiştirilebildiğini, ancak yüz hatları gibi biyometrik verilerin ömür boyu sabit kaldığını hatırlatıyor.

Kötü niyetli kişilerin eline geçen biyometrik veriler, ilerleyen dönemlerde kimlik hırsızlığı ve sahtecilik gibi ciddi uzun vadeli güvenlik sorunlarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle bir platforma fotoğraf yüklemeden önce uygulamanın gizlilik politikasının ve erişim izinlerinin mutlaka detaylıca incelenmesi gerekiyor.

SAHTE CHATGPT E-POSTALARINA DİKKAT

Akımın bu kadar hızlı yayılmasının arkasındaki bir diğer etken ise kullanıcıların e-posta kutularına düşen yönlendirme mesajları. ChatGPT veya bilinen büyük platformların adı taklit edilerek gönderilen ve kullanıcıları "Kendi 80'ler fotoğrafını hemen oluştur" diyerek kandıran e-postalar, güvenlik riskini ikiye katlıyor. Bu noktada e-postadaki bağlantılara doğrudan tıklamak yerine gönderen adresinin orijinalliğini teyit etmek, olası olta atma (phishing) saldırılarını engellemek adına kritik önem taşıyor.

Gemini veya ChatGPT gibi daha kurumsal ve güvenilirliği kanıtlanmış platformları tercih etmek riskleri büyük oranda azaltsa da dijital dünyada yüzde yüz güvenlik garantisinin bulunmadığını unutmamak gerekiyor. Anlık bir sosyal medya eğlencesi için paylaşılan görsellerin, kullanıcının dijital ayak izinde silinmez izler bırakabileceği göz önünde bulundurulmalı.