Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı TGRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle toplumda hassasiyet oluşturan faili meçhul dosyalar üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen Gürlek, "Rabia Naz, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi toplum vicdanını yaralayan olaylarda devlet olarak sonuna kadar kararlı bir şekilde süreci takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"638 FAİLİ MEÇHUL DOSYA YENİDEN İNCELENİYOR"

Faili meçhul suçlarla mücadele amacıyla yeni bir yapılanmaya gittiklerini ifade eden Gürlek, "Bir daire başkanlığı kurduk. Altında yeteri kadar tetkik hakimimiz bulunuyor. Bu birim şu ana kadar 638 dosyayı yeniden incelemeye aldı. Burada savcıların soruşturma yetkisine müdahale etmiyoruz. Sadece teknik destek veriyor, eksik delil ya da yeniden değerlendirilebilecek hususlar olup olmadığına bakıyoruz" diye konuştu.

Dosyaların tamamının yeniden açılacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, "Savcı bütün delilleri toplamış ve doğru bir karar vermiş olabilir. Ancak bazen gözden kaçan bir detay ya da sonradan ortaya çıkan yeni bir delil olabilir. Bizim yaptığımız, bu süreçlerde devletin kararlı olduğunu göstermektir" dedi.

Gülistan doku davasında ABD'ye firar eden Umut Altaş'ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Amerika'da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş'ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor" dedi.

"İFADE VERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

Bakan Gürlek, Umut Altaş'ın Türkiye'ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, "Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor" dedi.

Umut Altaş'ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır" diye konuştu.

"İKRARLAR, TANIK BEYANI, MADDİ DELİLLER DE ÖNEMLİ"

Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum."

Kamuoyunda tartışılan "ceset olmadan cinayet soruşturması olur mu?" sorusuna da değinen Gürlek, "Yargıtay'ın bu konuda çok sayıda kararı var. Ceset önemli bir delil ancak cesedin bulunmaması olayın cinayet olmadığı anlamına gelmez" açıklamasında bulundu.

"YARGILAMALARIN UZUN SÜRMESİ VATANDAŞTA MEMNUNİYETSİZLİK OLUŞTURUYOR"

Göreve geldikten sonra en büyük sorunlardan birinin uzun süren yargılamalar olduğunu gördüğünü söyleyen Gürlek, "Bir boşanma davası 12 yıl, kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Vatandaşın en büyük şikayetlerinden biri bu. Biz empati yapıyoruz. Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz" dedi.

Hakim ve savcıların hedef süre uygulamasına uyması gerektiğini kaydeden Gürlek, "Hedef süre aşılırsa bunun gereği sorulacak. İş yoğunluğu veya personel eksikliği olabilir ancak hakimin şahsından kaynaklanan bir problem varsa bununda gereğini yapacağız. Burada makul süre hedef süre var. Herkes ona uyacak yapmak istediğimizde bu" diye konuştu.

"YASA DIŞI BAHİS GENÇLİĞİN EN BÜYÜK PROBLEMLERİNDEN BİRİ"

Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, "Göreve başladığım ilk gün 81 ilin başsavcısına genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, uyuşturucu ve yolsuzluk suçlarıyla mücadelede kararlı olunmasını istedim. Ben başsavcılıkta yaparken yasadışı bahis gençliğin en büyük problemi. Devlet gençlerimizin hem fiziken hem ruhen korumak zorunda. Bizde yasadışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Oynatan, yer ver imkan sağlayan, para transferini yapan, aracılık yapanlar hakkında Türk Ceza Kanununda düzenlemeler var. Yasadışı bahisle mücadele etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"UYUŞTURUCU KULLANMA YAŞI ÇOK DÜŞTÜ"

Uyuşturucu ile mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, "Uyuşturucu kullanma yaşı maalesef çok düştü. Özellikle çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Uyuşturucu gençlerimizde sıkıntı oluşturuyor. Mücadele etmemiz gerekiyor" dedi.

Uyuşturucu suçlarında kullanıcıdan başlayarak dağıtıcı ve organizasyon yapısına ulaşıldığını belirten Gürlek, "Kullanıcıyı yakaladığınızda size kimden aldığını söylüyor. Bu şekilde zincirin üst halkalarına ulaşılıyor. 1 ay içerisinde İstanbul'da kokain yakalandı, silsileyi yakalamanız gerekiyor. Bizim amacımız uyuşturucunun kötü olduğunu, gençlerimizin özenmemesini istiyoruz. İstanbul'daki kokain haritasını çözdük. Yani İstanbul'a gelen kokain miktarı, kimlerin getirdiği altı tane büyük dağıtıcı. Bunların hepsini tek tek biz bulduk. Sağ olsun Emniyet Müdürlüğümüzde camların komutanlarımızda çok güzel çalışmalar. Sürekli olarak da operasyon yapılıyor" diye konuştu.

ÖZKAN YALIM VE GÖKHAN BÖCEK AÇIKLAMASI

Bakan Gürlek, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in etkin pişmanlıktan faydalandığını açıkladı.

Gürlek, "Özkan Yalım'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum. Etkin pişmanlıktan faydalanacak olanların samimi olması lazım, bildiklerinin tamamını anlatması lazım. Gökhan Böcek'in de etkin pişmanlık beyanları alındı. Bu devam eden bir soruşturma süreci" ifadelerini kullandı.