‘Bebeğe bakar’ gibi bakıyorlar, kilosunu 150 liradan satıyorlar
Ankara’nın Çubuk ilçesinde geçen yıl zirai dondan etkilenen kiraz üreticileri, bu sezon 70-80 ton rekolte bekliyor. Büyük emekle yetiştirilen kirazların kilogramı kalitesine göre 100 ila 150 liradan satılıyor.
- Geçen sene zirai don nedeniyle verimde düşüş yaşayan Ankaralı kiraz üreticileri, yeni sezonda 80 ton rekolte bekliyor.
Çubuk ilçesine bağlı Kuruçay Köyü’nde kiraz hasadı başladı. Geçmişte ‘Uluçay’ olarak bilinen ve zamanla su kaynaklarının azalmasıyla bugünkü adını alan köyde, geçen yıl yaşanan zirai donun etkileri bu sezon da hissediliyor. Üreticiler, verimde yaşanan kayıplara rağmen 200 dönümde hasat ettikleri kirazları kasalara yükleyerek, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok ile sevk ediyor.
Kuruçay Köy Dernek Başkanı ve aynı zamanda üretici olan Lokman Öztürk, geçen yıl yaşanan don olayının kiraz ağaçlarını olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu sezonki kiraz mevsimi, geçen senenin sancılarını çekiyor biraz. Geçen sene büyük bir don oldu. Bu olaydan dolayı meyvelerimiz dona tutulduğunda 3-4 senede kendisini zor toparlıyor. Bu toparlama esnasında işte bu sene biraz bazı vişne, kiraz meyvelerimizde dallarda kurumalar, san dediğimiz bir olay var. Rüzgar vurması veyahut da böcek vurması gibi. Bundan dolayı bayağı bir meyvelerimiz toparlanamadı ama hamdolsun yine verene şükrediyoruz. Güzel olan yerler var, iyi olan yerler var, az olan yerler var, çok olan yerler var. Ortalama olarak da birbirini tamamlıyor" dedi. Bu yıl köy genelindeki kiraz rekoltesine değinen Lokman Öztürk, "Kiraz için 70-80 ton arası rekolte bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Çubuk kirazının yıllar içerisinde aşılama yöntemiyle geliştirilerek bölgeye özgü bir ürün haline geldiğini vurgulayan Öztürk, "Çubuk'ta yetişmesinin önemi; daha evvelden atalarımızdan, sağdan soldan aldıkları numunelerden, merakla ‘Bu nedir?' diye getirdikleri, Van kirazı, Napolyon kirazı var. Bunları aşılama şekliyle bu hale getirmişler ve memleketimizde bu değişik bir tat olarak başlamış" şeklinde konuştu. Kirazın şurup, reçel ve marmelat gibi farklı ürünlerde değerlendirildiğini ifade eden Lokman Öztürk, kiraz sapının da aktarlarda satışa sunulduğunu ve halk arasında özellikle eklem rahatsızlıklarına yönelik kullanıldığını dile getirdi.
ulamaları var. İlaçlama bazı zamanlarda bazı bakterilere karşı yapılmazsa bu kiraz ne büyür ne de gelişir. Sadece kendi halinde küçük bir mercimek kadar kalan yerlerde olabilir. Bunu da tabii piyasaya sürmemiz de mümkün değil. Temmuz’un 15’inde kızarmaya başladı. Hasat yavaş yavaş başladı. 20 gün daha bu kiraz hasadına devam edebilen yerler olur. Yöresel olarak Akdeniz Bölgesi'nde daha erken olur, ortalara geldikçe hasat yaklaşır. Biz Ankara'nın kuzeyinde olduğumuz için, burası biraz daha serin olduğu için Ağustos'u çıkarabiliyoruz" ifadelerini kullandı.
Hasadın aile bireylerinin birlikte çalışmasıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Öztürk, bahçede yaklaşık 12 kişinin görev yaptığını söyledi. Köy genelinde yaklaşık 200 dönüm alanda kiraz üretimi yapıldığını dile getiren Lokman Öztürk, üretim alanlarının her geçen yıl arttığını kaydetti.
Hasadı yapılan kirazların kasalanarak büyükşehirlere gönderildiğini söyleyen Öztürk, "Kasalama, paketleme işlemi yapılıyor. Bugün toplandı, yarın ya Ankara'ya ya İstanbul'a arabalarımız var. Arkadaşlar götürürler, yüklerler, piyasaya sürerler. Ankara haline, İstanbul haline gidenler var. Ankara halinde de ertesi gün vatandaşımızın sofrasına yavaş yavaş gitmeye başlar" diye konuştu.
Kirazın kalite durumuna göre kilogram fiyatlarının değiştiğini söyleyen Öztürk, "Şu anda fiyatlar 100 ila 150 lira arası. Onların da büyükleri var, küçükleri var. Onlar zaten paketleme işlemi yapılırken ona göre alınıyor" ifadelerini kullandı. Öztürk, üreticilerin en fazla ilaç maliyetlerinden etkilendiğini vurgulayarak, "Hizmetten kaçmıyor vatandaşımız. Bebeğe bakar gibi kirazına, dalına bakıyor. Bir kırık, çürük, kuruma olduğu zaman o dalı temizliyor. İnsanoğlu bir kaza görür ya; o kazadan etkilendiği gibi kırık dalı, sararmış yaprağı gördüğü zaman o dal da üzülüyor. Kendini düşünceye sevk ediyor. Onun için üreticimiz onun bakımını yapıyor, kırıkları temizliyor" dedi.
Kiraz üreticileri için en önemli ihtiyaçlardan birinin soğuk hava deposu olduğunu belirten Öztürk, ürünlerin sağlıklı şekilde muhafaza edilmesi ve pazarlama sürecinin kolaylaşması için bölgeye yaklaşık 100 ton kapasiteli bir soğuk hava deposu kazandırılmasını istediklerini söyledi. Böyle bir yatırımın hem üreticinin ürün kaybını önleyeceğini hem de alıcıların doğrudan köyden ürün temin edebilmesine imkan sağlayacağını ifade etti.