İsveç'teki Karolinska Enstitüsü ile ABD'deki Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nin ortak çalışması sonucunda dikkat çekici olduğu kadar endişe de yaratan bulgulara ulaşıldı...
Araştırmada 10 ile 14 yaşındaki 8300'den fazla çocuğun sosyal medya kullanımı alışkanlıkları ve dikkat bozuklukları mercek altına alındı.
Araştırmada çocukların günde 2.3 saat televizyon ya da online video izlediği, 1.4 saat sosyal medya kullandığı ve 1.5 saat de bilgisayar ve konsol oyunu oynadığı kaydedilirken, oyun oynama veya TV izleme ile YouTube'da içerik tüketmenin herhangi bir konsantrasyon kaybına ya da ilgi sürelerinin azalmasına neden olmadığı kaydedildi.
Fakat uzmanlar sosyal medya kullanımının odaklanma, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), unutkanlık ya da tepkisizlik gibi sorunları tetiklediği ortaya çıktı.
Araştırmada yer alan Karolinska Enstitüsü'nde görevli profesör Torkel Klingberg, "Araştırmalarımız, özellikle sosyal medyanın çocukların konsantrasyon yeteneğini etkilediğini ortaya çıkardı" dedi.
"SOSYAL MEDYAYA YAŞ SINIRI GETİRİLMELİ"
Bilim insanlarının hazırladığı raporda, "Sosyal medya kullanımının günlük yaşamı etkileyen sorunlarla bir bağı olduğunu tespit ettik. Bu bireysel seviyede bir durum fakat toplumun geneline vurunca endişe yaratıcı. Sosyal medyanın DEHB ile bağlantısı olduğunu tespit ettik" dedi.
Klingberg, "Sosyal medya sürekli mesaj ve bildirimlerle uyaran sağlıyor ve bunların akıl sağlığına bir etkisi var. Bu durum odaklanma yeteneğini etkiliyor" ifadesini kullandı.
Araştırmacılar sosyal medya kullanan her çocukta konsantrasyon sorunu olmadığının altını çizerken, sosyal medyaya yaş sınırı getirilmesinin önemli bir adım olacağını da vurguladı.