ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, bilişsel bozukluk yaşayan siyah ve Hispanik hastalarda Alzheimer’a özgü beyin patolojisinin diğer etnik gruplara kıyasla daha düşük oranda görüldüğünü ortaya koydu.
Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi öncülüğünde yürütülen çalışma, demansın farklı topluluklarda farklı biyolojik nedenlerden kaynaklanabileceğine işaret etti.
ABD genelinde hafif bilişsel bozukluk veya demans tanısı bulunan 5 bin 757 Medicare hastasının incelendiği araştırma, Alzheimer hastalığının temel göstergelerinden biri kabul edilen “amiloid plaklarının” siyah ve Hispanik bireylerde daha az görüldüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre siyah hastalarda amiloid pozitifliği oranı diğer etnik gruplara göre yüzde 28, Hispanik hastalarda ise yüzde 22 daha düşük bulundu. Buna karşın her iki grubun da demans geliştirme riskinin beyaz nüfusa göre daha yüksek olduğu biliniyor.
Araştırmanın başyazarı Prof. Dr. Consuelo Wilkins, sonuçların demansın yalnızca Alzheimer kaynaklı olmayabileceğini gösterdiğini belirterek, “Alzheimer araştırmalarına odaklanmak önemli ancak demansın diğer nedenlerini göz ardı etmek mevcut sağlık eşitsizliklerini daha da artırabilir” dedi.
Çalışmada ayrıca siyah ve Hispanik katılımcıların sağlık hizmetlerine erişimde daha fazla engelle karşılaştığına dikkat çekildi. Bu grupların, hafif bilişsel bozukluk yerine doğrudan demans aşamasında teşhis alma olasılığının daha yüksek olduğu belirtildi.
Araştırmacılar, sosyoekonomik koşulların da Alzheimer biyobelirteçleri üzerinde etkili olduğunu tespit etti. Ekonomik açıdan en dezavantajlı bölgelerde yaşayan kişilerde amiloid pozitifliği oranının, en varlıklı bölgelere göre yüzde 40 daha yüksek olduğu kaydedildi.
Araştırma sonuçları, demans tedavileri ve Alzheimer klinik deneylerine erişimde etnik gruplar arasında yeni eşitsizlikler oluşabileceği konusunda da uyarı niteliği taşıyor. Bilim insanları, farklı topluluklarda demansa yol açan biyolojik mekanizmaların daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurguladı.