CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptali için açılan davada İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi CHP il yönetimi ve 196 delegenin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına ve mevcutta yürüyen kongre sürecinin durdurulmasına hükmetti.

Mahkeme, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na ise Gürsel Tekin ile birlikte Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap'tan oluşan bir heyetti kayyum olarak atadı.

CHP, uzaklaştırılma kararını veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne itiraz başvurusu yaptı. CHP söz konusu kararın Anayasa’ya, Siyasi Partiler Kanunu’na ve seçim hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu belirtilerek tedbirin kaldırılmasını talep etti.

Dilekçede, siyasi parti kongrelerinde yapılan seçimlere yönelik itirazların yalnızca seçim kurullarında yapılabileceği hatırlatıldı. İtiraz dilekçesinde, mahkemenin bu alanda görevsiz olmasına rağmen parti organlarını görevden alarak geçici bir kurul atadığı vurgulanırken şu ifadelere yer verildi:

“Bu karar Türk yargı tarihinde emsali bulunmayan bir görev gaspıdır. Mahkeme kendisini seçim kurulu yerine koymuş, seçim sonuçlarına müdahale etmiştir. Kongre seçimleri ilçe seçim kurulu gözetiminde yapılmış ve mazbata ile kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkemenin verdiği karar, açıkça hukuka aykırıdır.”

“SOYUT İDDIALARLA PARTİ ORGANLARI TASFİYE EDİLDİ”

Dilekçede, kararın hiçbir somut delile dayanmadığı “Ülkenin birinci partisinin bir kongresi iptal edilmiş, ancak hangi somut delille bu kararların verildiği ortaya konmamıştır” ifadeleriyle vurgulanırken, “İrade fesadı iddiası delillendirilememiştir. Hiçbir delegenin istemi dışında oy kullandığına ilişkin tespit bulunmamaktadır” denildi.

“ANAYASASIZLAŞTIRMA SÜRECİNİN PARÇASI”

Kararın yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, Türkiye’deki demokratik düzenine yönelik olduğu belirtilen dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Davada karşı karşıya kalınan durum Anayasasızlaştırma sürecinin bir parçasıdır.

Seçim yargısından alınamayacak karar, adliye mahkemesinden alınmaya çalışılmıştır. Daha önce açılan dokuz davada reddedilen talepler, onuncu dava üzerinden tedbir kararıyla kabul edilmiştir. Böylece Anayasa’nın 67. ve 68. maddeleri by-pass edilmiştir.

Karar, kimin partiyi yöneteceğine hükmetmektedir. Seçilmiş yöneticiler yerine mahkemece belirlenmiş kişilerin yıllarca partiyi yönetmesi olasılığı doğmuştur. Bu durum siyasi partilerin kendi iradesiyle yönetilmesi ilkesine aykırıdır.

Eğer bu karar emsal alınırsa, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin dahi adliye mahkemeleri tarafından iptal edilmesi gündeme gelebilir. 02/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu kadar akla ve mantığa da aykırıdır. Bu karar yok hükmündedir. CHP,
demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olarak yargı eliyle tasfiye edilemez.”