Türkiye’de 2026-2027 eğitim öğretim yılı, eğitim hizmetlerinin genel enflasyonun üzerinde arttığı bir dönemde başladı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ağustosta eğitim hizmetlerindeki yıllık artış yüzde 53.44’e ulaştı. Böylece eğitim, ana harcama grupları arasında fiyatların en fazla arttığı kalem oldu. Eğitim hizmetlerindeki aylık artış da yüzde 8.62 olarak gerçekleşti. Anne babaların karşılaştığı gerçek fatura ise çantadan servise, yemekten dijital materyale kadar çok daha geniş bir harcama listesinden oluşuyor. Devlet okuluna giden bir öğrencinin yıllık maliyetini gösteren resmi ve ülke çapında tek bir ortalama yok. Eğitim-İş’in Ankara’daki fiyatlar üzerinden hazırladığı 2026-2027 Okula Başlama Maliyeti Araştırmasına göre başlangıç giderleri geçen yıla kıyasla yüzde 29 arttı. Araştırmada kırtasiye maliyeti ilkokul öğrencisi için 6 bin 363 lira olarak hesaplandı. Bu tutar ortaokulda 7 bin 666, lisede 10 bin 328 liraya çıktı. Uzun mesafe servis kullanan bir öğrencinin başlangıç maliyeti ise ilkokulda 77 bini, ortaokulda 78 bini ve lisede 81 bini aşıyor. Bu rakamlar 28 bin 75 liralık net asgari ücretin yaklaşık 2.9 katına karşılık geliyor.

YIL BOYUNCA MASRAF

BBC Türkçe’nin derlemesine göre, okula başlarken yapılan alışveriş, velinin yıl içindeki toplam eğitim faturasının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun paylaştığı eğitim maliyetleri analizine göre, devlet okuluna giden bir ilkokul öğrencisinin yıllık gideri 70 bin 500 ile 110 bin 500 lira arasında değişiyor.

Lise öğrencisinin yıllık gideri ise 84 bin liradan başlayıp 155 bin liraya kadar çıkıyor. Bu aşamada teknoloji, ulaşım ve sınava hazırlık materyalleri faturayı büyütüyor.

Eğitim bütçesi daralıyor

Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Kıdemli Politika Analisti Özgenur Korlu, “Enflasyonun düşmesi, fiyatların artış hızının düşmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla fiyatların doğrudan düştüğünü görmüyoruz” dedi. Korlu’ya göre kira, gıda ve ulaşım gibi vazgeçilmesi zor harcamaların artması da ailelerin eğitim bütçesini daraltıyor. Düşük gelirli aileler bu durumda alınacak malzemeyi azaltabiliyor veya servis yerine çocuğun yürümesini tercih edebiliyor. Korlu, ekonomik baskının bazı çocukları eğitim ile çalışma arasında seçim yapmak zorunda bırakabildiğini vurgulayarak, “Eğitim maliyetlerini düşürmek için okul kıyafeti, kırtasiye ve yardımcı kaynak piyasasında bazı düzenlemeler yapılmalı. Okulların velileri tek bir satıcıya yönlendirmesi önlenmeli” dedi.