Türkiye'de erkek basketbolu, 2010’lu yılların ikinci yarısındaki önlenemez düşüşün ardından, son 4 yılda yeniden toparlanıp 2000’lerdeki parlak günlerine döndü.

1990’ların sonundan itibaren yükselişe geçtiği erkek basketbolunda son altı Dünya Kupası’nın (eski adıyla Dünya Basketbol Şampiyonası) beşine katıldı.

12 Dev Adam, 2010’da İstanbul’da “doğal favori” ABD’ye finalde yenilerek ikinci olup, Türk spor tarihinin bu seviyedeki (ilk) en iyi derecesine imza atmıştı. A Milli Erkek Basketbol Takımı, 2023’teki Dünya Kupası’na elemeleri geçemeyince gidememişti.

Ergin Ataman yönetimindeki yükseliş bu turnuva ile sınırlı kalmadı. 2001’de Avrupa ikincisi olan
Ay-Yıldızlılar, 2025’e kadar katıldığı dokuz EuroBasket’te sekizincilikten yukarı çıkamamıştı.

Mevcut jenerasyon geçen yıl (finalde Almanya’ya yenilerek) tarihinde ikinci kez gümüş madalya kazanmayı başardı. Basketbolun en büyük uluslararası turnuvası olimpiyatlara ise 1952’den beri katılamıyoruz.

Devler küllerinden doğdu - Resim : 1

AY-YILDIZLI KULÜP

A Milli Takım Başantrenörü Ergin Ataman İzlanda galibiyetinin ardından Dünya Kupası vizesini yorumladı:

"Çocuklarla çok gurur duyuyorum çünkü elemelerde namağlup giden tek, Dünya Kupası biletini garantileyen ilk ülkeyiz. Tabii ki kalan maçlar için hazır olacağız. Ama ilk hedefimizi başardık. Herkes büyük bir istekle mücadele ediyor. Burayı, Ay-Yıldızlı formayı taşıdığımız bir kulüp takımı haline getirdik. Bu çok önemli. Oyuncuların kapasitesi maçların kazanılmasında ciddi rol oynuyor ama takım olabilmek,
birlikte mücadele edebilmek ve egoları bir tarafa bırakıp topu paylaşabilmek de çok önemli. Taraftarımız da her maçta bizimle. Federasyonun, bakanlığın ve Cumhurbaşkanımızın çok büyük ilgi ve destekleri var. Bu da herkesi etkiliyor. Herkes bizi ilgiyle takip eden Türk milleti için en iyisini vermeye çalışıyor."