ABD'nin geçen haftanın sonunda Japon yenini desteklemek amacıyla Euro satması, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) önceden bilgilendirilmemesi nedeniyle dikkat çekti.

Financial Times'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre ECB, ABD'nin cuma günü euro satıp yen alma yönündeki işlemini ancak müdahale gerçekleştirildikten sonra öğrendi.

ECB Başkanı Christine Lagarde ile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'ın müdahaleye ilişkin cumartesi günü görüştüğü bildirildi.

ABD VE JAPONYA YAKLAŞIK 30 YIL SONRA YENE ORTAK MÜDAHALE ETTİ

Taraflar arasındaki koordinasyon eksikliği, Washington ile Tokyo'nun yaklaşık 30 yıl sonra ilk kez yenin değerini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği ortak müdahalenin sıra dışı niteliğini ortaya koydu.

ABD'nin böyle bir operasyonda normal şartlarda dolar kullanmasının beklendiği, ancak bu kez Euro satışına yöneldiği belirtildi.

Haberde, bazı üst düzey ECB yetkililerinin ABD'nin Euro kullanma kararını Batılı para otoriteleri arasındaki uzun süredir devam eden iş birliği teamüllerinin benzeri görülmemiş şekilde ihlali olarak değerlendirdiği aktarıldı.

İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Batılı merkez bankaları ve maliye bakanlıklarının karşılıklı güven ve istişareye önem verdiği, döviz piyasalarındaki önceki müdahalelerin de genellikle koordineli şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi.

EURO SATIŞLARINI NEW YORK FED GERÇEKLEŞTİRDİ

ABD'nin Euro satışları, Hazine Bakanlığı adına New York Fed tarafından gerçekleştirildi.

Avrupa'daki politika yapıcılar arasındaki görüşmelere aşina bir kaynak, söz konusu işlemi "çok çarpıcı" ve "üzücü" olarak nitelendirirken, böyle bir durumun daha önce yaşanmadığını belirtti.

Kaynak, Batılı merkez bankaları arasında onlarca yıldır sürdürülen ve finansal istikrar ile ekonomik büyümeyi destekleyen yakın iş birliğinin tehdit altında olabileceğini ifade etti.

ABD Hazine Bakanlığı Sözcüsü ise Bakanlığın müdahalede kullandığı Döviz İstikrar Fonu'ndaki rezervlerin dağılımına ilişkin kararların yabancı otoritelerle koordine edilmediğini bildirdi.

Sözcü, fonun varlık dağılımına ilişkin kararların ABD Hazinesi tarafından, Hazine ve Fed'in piyasa likiditesi, değerlemeler ve diğer ilgili unsurlara yönelik değerlendirmeleri dikkate alınarak verildiğini kaydetti.

ABD Hazinesinin geçen hafta fon kapsamındaki rezerv varlıklarını yeniden dağıttığını belirten sözcü, bunun Bakanlığın yetkisi dahilinde yapıldığını aktardı.

Üst düzey bir Trump yönetimi yetkilisi ise uluslararası muhataplarla gerçekleştirilen özel görüşmelerin gizliliğine saygı duyduklarını belirterek ECB'yi eleştirdi.

ECB ve New York Fed konuya ilişkin yorum yapmadı.

DOLAR SATIŞI "GÜÇLÜ DOLAR" POLİTİKASIYLA ÇELİŞEBİLİRDİ

ABD makamlarının Euro satmayı tercih etmesinin nedenlerinden birinin, dolar satışının ABD para birimini zayıflatmaya yönelik bir hamle olarak algılanabilme ihtimali olduğu belirtildi.

Böyle bir adımın Bessent'ın güçlü dolar politikasıyla çelişebileceği ifade edildi.

Ekonomistler ve analistler ayrıca Washington'ın, uzun vadeli ABD borçlanma maliyetlerinin yaklaşık 19 yılın zirvesine yakın seyrettiği bir dönemde Japonya'nın ABD tahvillerini satmasını önlemek amacıyla Tokyo'nun müdahalesine katılmış olabileceğini öne sürdü.

JAPONYA'NIN İKİ GÜNDE 13,8 TRİLYON YEN HARCADIĞI TAHMİN EDİLİYOR

Japonya Merkez Bankasının (BoJ) geçici verilerine dayanan analist tahminlerine göre Japonya, yeni desteklemek amacıyla iki günde yaklaşık 13,8 trilyon yen, yaklaşık 87 milyar dolar harcamış olabilir.

Mizuho analisti Masayuki Nakajima, Japonya'nın yalnızca iki işlem gününde, nisan ve mayısta gerçekleştirilen ve 11,73 trilyon yenle önceki rekoru oluşturan müdahale döneminden daha fazla kaynak kullanmış göründüğünü belirtti.

Nakajima, bunun yetkililerin yendeki hızlı değer kaybına ilişkin endişelerinin boyutunu gösterdiğini ifade etti.

ABD ve Japonya'nın müdahalelerinin ardından yen, ayın başlarında dolar karşısında 1986'dan bu yana en düşük seviyesini görerek yaklaşık 164'e kadar gerilemesinin ardından 157 civarına kadar güçlendi.

Yen daha sonra dolar karşısında yaklaşık 158 seviyesine geriledi.

BOJ'UN EYLÜLDE FAİZ ARTIRMA OLASILIĞI YÜZDE 50

Piyasa katılımcılarının, BoJ'un yükselen enflasyonu kontrol altına almakta yeterince hızlı hareket etmediğine yönelik endişelerinin sürdüğü belirtildi.

BoJ, temmuzdaki son toplantısında faiz oranlarını değiştirmezken, Banka Başkanı Kazuo Ueda enflasyondaki yukarı yönlü risklere önceye kıyasla daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söylemişti.

Piyasalarda BoJ'un eylüldeki toplantısında faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 50 olarak fiyatlanıyor.

Japonya'daki gelişmeler, uzun vadeli ABD tahvil getirilerindeki sert yükselişle aynı döneme denk geldi.

Piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faizleri mevcut seviyelerden artırmayabileceğine ilişkin beklentiler de fiyatlamalara yansıyor.

ABD'de enflasyon haziranda yavaşlamasına karşın Fed'in yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde kalmayı sürdürüyor.