Dünya Kupası öncesi Meksika’da iki farklı yüz: Kanlı isyanlardan futbol sahasına!
Meksika'nın Monterrey kentinde 49 kişinin öldüğü kanlı kartel çatışmasına tanıklık eden Topo Chico Cezaevi'nin yerinde bugün çocuklar futbol oynuyor. Dört Dünya Kupası maçına ev sahipliği yapacak şehir, güvenlikteki büyük dönüşümünü Özgürlük Parkı'yla simgeliyor.
Bir zamanlar Meksika'nın en azılı hapishanelerinden biri olan Topo Chico Cezaevi'nin yerine kurulan Özgürlük Parkı'nda, kuzey Meksika'nın sakin bir öğleden sonrasında yaklaşık bir düzine çocuk yemyeşil sahada futbol oynuyor. Oysa daha on yıl önce burası, cezaevinin kontrolünü ele geçirmek isteyen iki rakip kartelin vahşi çatışmasında 49 kişinin can verdiği yerdi.
Noterliğiyle nam salan Topo Chico'da birçok mahkum bıçaklarla katledilmiş ya da sandalyelerle dövülerek öldürülmüştü. Bu olay, 2010'ların başında Monterrey metropolünü kasıp kavuran şiddet sarmalının en kanlı sayfalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Aynı uyuşturucu savaşı bugün de Meksika'nın bazı bölgelerini sarsmayı sürdürüyor. Bu hafta başlayacak Dünya Kupası'nda taraftarların güvenliğine ilişkin endişeleri körükleyen şiddet, özellikle Guadalajara'yı mercek altına aldı.
Kentte şubat ayında, ABD destekli bir operasyonla en çok aranan uyuşturucu baronlarından birinin yakalanmasına misilleme olarak kartel üyeleri araçları ateşe vermiş, yollara barikat kurmuştu.
Dört maça ev sahipliği yapacak Monterrey'de ise tablo çok farklı. Burada halk ve turistler güvenlikten değil, trafikten ve hava kirliliğinden yakınıyor.
Emniyete yapılan büyük yatırımlar ve ekonomik canlanma sayesinde son 15 yılda kamu güvenliği gözle görülür biçimde arttı. Monterrey, Meksika'nın en güvenli büyük şehirlerinden biri haline geldi.
Şehrin geçirdiği dönüşümü belki de hiçbir yer, eski cezaevinin arazisine kurulan Özgürlük Parkı kadar iyi anlatamaz. Ağaçları, sahaları ve oyun alanlarıyla göz dolduran park, ilk kez 2021'de kapılarını açtı.
Belediye, alanı etap etap büyüttü ve Dünya Kupası öncesinde yeni bir çocuk parkı ile spor sahası ekledi.
Parka birkaç sokak ötede onlarca yıldır yaşayan 66 yaşındaki emekli muhasebeci Francisco Rodriguez Castillo, eski günleri şu sözlerle anlatıyor: "Buralarda isyanların, patlamaların, helikopterlerin ve asker devriyelerinin sesleri hiç eksik olmazdı."
Rodriguez şimdilerde sabahları parktaki bir koşu grubuyla spor yapıyor; hava karardıktan çok sonra bile sahada güvenle oynayan çocukları hayranlıkla izliyor. Yaşananları tek cümleyle özetliyor: "Muazzam bir değişim."
Yetkililer 2019'da 76 yıllık hapishaneyi boşalttığında, son işlerden biri gizli mezar ihtimaline karşı cezaevinin futbol sahasını ve çevresini didik didik aramak oldu. Korkulan olmadı, hiçbir iz bulunamadı.
Ardından belediye araziyi parka dönüştürdü. 30 yaşındaki avukat Gala Jazmín Rojas Cruz gibi bölge sakinleri için bu, özellikle mahallenin çocukları adına tarihi bir fırsattı.
Rojas, çocukluğunda sokakta oynamanın ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlıyor: "Çocukken oynayacak hiçbir yerimiz yoktu."
Silah sesleri yükselip hapishanede isyan çıktığını anladıklarında ailece hemen eve sığındıklarını anlatan Rojas, o günlerin korkusunu da paylaşıyor: "Tam o esnada içeride insanların öldürüldüğünü bilirdik."
2023'e gelindiğinde yetkililer, eski cezaevi arazisine bir çocuk hastanesi yapmayı planladıklarını duyurdu. Ancak proje, aralarında Rojas ve Rodriguez'in de bulunduğu mahallelinin sert direnişiyle karşılaştı.
Protesto düzenleyen ve hukuki mücadele başlatan bölge halkı, sonunda Özgürlük Parkı'nı korumayı başardı.
Grup şimdi araziye yeniden bir şey inşa edilmesini tümüyle engellemek istiyor. Bunun için parkın "doğal koruma alanı" ilan edilmesi yönünde harekete geçtiler.
Eyalet yetkilileri, bu yeni statüyü resmîleştirmek için son işlemleri yürütüyor.