Bosna Hersek'i tarihinin ikinci Dünya Kupası'na kaptan olarak taşıyan Edin Dzeko, 40 yaşında futbola veda etmeyi düşünmüyor.

Bu yaz düzenlenecek turnuvada sahaya çıkabilecek 40 yaş üstü yedi futbolcudan biri olan tecrübeli golcü, Cristiano Ronaldo ve Luka Modric'le birlikte kariyer uzunluğuyla dikkat çeken isimlerin başında geliyor.

The Guardian'a konuşan Dzeko, "Hepimiz için bir son var, belki de benimki yaklaşıyordur." diyerek kariyerinin sonuna doğru ilerlediğinin farkında.

17-18 yaşlarındaki halini hatırlayınca hafifçe gülümseyen golcü, gençliğinde tecrübenin değerini tam kavrayamadığını anlatıyor:

"Ben o yaşlardayken insanlar bana, 'Tecrübe, yıllarca oynayarak kazanılan bir şeydir' derlerdi. Ama bu yaşa geldiğinizde, tecrübenin aslında her şey olduğunu anlıyorsunuz."

FORMUNUN SIRRI: VÜCUDUNA KULAK VERMEK

Saraybosna ekibi Zeljeznicar'dan Çek takımı Teplice'ye transfer olduğu günlerde, çok az kişi onun Avrupa'nın dev liglerinde böyle bir kariyer kuracağını öngörebilirdi.

"40 yaşımda hala futbol oynayacağımı düşünmezdim." diyen Dzeko, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Bana bunu 10 yıl önce sorsaydınız 'Hayır' derdim. Ama artık vücudumu dinliyorum; antrenman öncesi ve sonrasında kendime bakmak için çok çalışıyorum. Çünkü artık en genç ben değilim. Bacaklarıma ve vücuduma iyi bakmam gerekiyor. Hala kendimi iyi hissediyorum ve oynadığımda takıma katkı sağlayabileceğimi görebiliyorum. Tıpkı son dört ayda Schalke'de ve milli takımda yaptığım gibi."

Gençken ihmal edilen disiplinin yıllar geçtikçe vazgeçilmez olduğunu vurgulayan golcü, şunları söylüyor:

"Gençken, belki de antrenmana daha erken gelip 30-45 dakika önce spor salonunda sakatlık önleyici çalışmalar yapmayı ya da idman bittikten sonra bir o kadar daha kalıp benzer egzersizleri tekrarlamayı pek düşünmüyorsunuz. 20 yaşındaki bir oyuncu olarak muhtemelen, 'Bunlara vaktim yok, arkadaşlarımla kahve içmeye ya da yemeğe gideceğim' diyorsunuz. Yaşınız ilerledikçe, en üst seviyede rekabet etmek ve futbolda bu kadar uzun süre kalmak istiyorsanız vücudunuzun ve bacaklarınızın buna ihtiyacı olduğunu anlıyorsunuz."

ALMANYA'YA DÖNÜŞÜ VE SCHALKE MACERASI

Fiorentina'da geçirdiği alışılmadık derecede golsüz altı ayın ardından, ocak ayında sezon sonuna kadar Schalke'ye imza attı.

Wolfsburg'da gol makinesine dönüşerek adını ilk kez duyurduğu Almanya'ya dönüşünü ise sade bir cümleyle özetliyor: "Onların sadece küçük bir itici güce ihtiyacı vardı, öyle söyleyelim."

Golcü kimliğini kıtanın dört bir yanında konuşturan Dzeko, Manchester City ile 2012'deki unutulmaz şampiyonluk dahil iki Premier Lig ve bir FA Kupası kazandı. Roma ve Inter formalarıyla Serie A'da derin iz bıraktı. Fenerbahçe'deki iki sezonunda da çift haneli gol sayılarına rahatça ulaştı.

Edin Dzeko: "40 yaşımda futbol oynayacağımı düşünmezdim" - Resim : 1

Schalke'de uyum süreci kısa sürdü. İlk maçında oyuna girdikten 20 dakika sonra fileleri havalandırdı. Bu gol, kulübü üç yıllık aranın ardından Bundesliga'ya taşıyan altı gollük serisinin ilkiydi.

Takımın başında, çocukken Bosna'daki soykırımdan kaçan Miron Muslic vardı. Bu transfer, golcünün mart ayındaki Dünya Kupası play-off'larına tam anlamıyla hazır girmesini sağladı.

ZENICA'DA TARİHİ ZAFER

Bosna Hersek'i bu noktaya taşıyan yolu, Dzeko'nun Cardiff'te Galler'e karşı attığı kafa golü açtı.

O maçtan birkaç gün sonra Zenica'da İtalya'yı penaltılarla eleyen ekip, Saraybosna sokaklarında ve tüm ülkede meşaleler ile havai fişeklerle kutlanan tarihi bir zafere imza attı.

Dzeko, takımının bu çıkışının İtalya'nın yaşadığı hüsranın gölgesinde kaldığını düşünüyor:

"O günlerde daha çok stadyumumuzdan, sahanın ne kadar küçük olduğundan, etraftaki balkonlardan ve İtalya'nın üst üste üçüncü kez Dünya Kupası'nı kaçırabileceğinden bahsedildi. Neredeyse hiç kimse bizim takımımızdan, genç ve kaliteli oyuncularıyla İtalya karşısında gücünü kanıtlayan mükemmel bir ekip olduğumuzdan söz etmedi."