TARIK IŞIK / NEFES GAZETESİ

Bu tarihlerden yaklaşık on gün önce, 7 Eylül'de Muğla Valisi ve İl Milli Eğitim Müdürünün de katılımıyla protokol imzalandı, teşekkür edildi, fotoğraflar çekildi. Fethiye'de deprem riski yüzünden yıkılmasına karar verilen Anadolu Lisesi'nin yerine yapılacak 20 derslikli yeni bina. Anahtar teslim, üste-lik "hayır" olarak. Okulun adı da belliydi: Sevin Tezmen Anadolu Lisesi. Ancak protokolün mürekkebi kurumadan Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, dört isimle birlikte cezaevine gönderildi. Okula verilecek Sevin Tezmen, Emre Tezmen'in babaannesi.

Soruşturma henüz bitmedi, iddiaların doğru olup olmadığına yargı karar verecek. Ancak kamusal alanda "hayır" yapıldığında, o hayırın arkasındaki paranın nereden geldiğini de sorgulamak gerekmiyor mu? Depreme dayanıksız bulunup yıkılacak binanın öğrenci-leri, yeni okulun akıbetini bilmiyor. Kamu yönetiminin bu noktada yapması gereken, protokolün akıbetini açıklamak, gerekiyorsa yeni bir planı derhal devreye sokmak. Çünkü bir çocuğun okulu, bir holdingin hukuki serencamına bağlı olamaz.

Fon soruşturmasının gölgesinde babaanne adına hayır - Resim : 1

MERKEZ BANKASI'NDA DEDİKODU ÖNLEMİ

Merkez Bankası, fon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'yle bir kez daha gündemde. Kilimci'nin, 27 Mart 2017'de tedavüle çıkan üçüncü tertip 200 TL'lerde dönemin Başkanı Murat Çetinkaya ile birlikte imzasının bulunması da işin ilginç yanı. 2024 başında ise dönemin Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın babası Erol Erkan hakkında, protokol görevlisi Büşra Bozkurt'un CİMER başvurusuna dayanan iddialar gündeme gelmişti. Erkan, son olarak Bodrum'daki villasının bulunduğu sitede komşularıyla yaşadığı iddia edilen sorunlarla anıldı.

Bu arada Merkez Bankası koordinatörlükte fasılayla konuşmak da artık riskli. Banka, personel için beş kademeli bir disiplin sistemi getirdi. Düzenlemede yer alan "Banka personeli hakkında küçültücü ve yalan haberler yaymak veya dedikodu yapmak" ifadesi dikkat çekiyor. Bu fiilin ceza kenarına, yani yazılı olarak "kusurlusunuz" denmesi. Maaş kesilmiyor ama ödül dosyanıza işleniyor. Aynı fiil tekrarlanırsa bir üst ceza, yani 3 ay boyunca yüzde 25 ücret kesintisi devreye giriyor. Madde yalnızca koridor sohbetini kapsamıyor:

Kurumun itibarını ve çalışma huzurunu korumak meşru bir amaç. Ama "dedikodu" hukuken esnek bir kavram. "Yalan haber" ile "rahatsız edici ama doğru bilgi" arasındaki çigiyi disiplin kurulları çizecek. Gerçek bir usulsüzlüğü bildiren çalışanı, ispatlayamazsa ceza riskiyle karşılaşabilir mi? Madde bu soruya net cevap vermiyor.

Fon soruşturmasının gölgesinde babaanne adına hayır - Resim : 2
Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst

KULAĞI KÜRSÜDE, AKLI AÇIK BÜFEDE

İman Birliği Günü'nün 36'ncı yıl dönümü dolayısıyla Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde geçtiğimiz günlerde bir resepsiyon düzenlendi. Almanya'da geleceğini şansölyesi olarak adı geçen Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve daha birçok üst düzey yetkili resepsiyona katıldı.

Muhabirimiz Haşim Kılıç'ın aktardığına göre iki ülkenin milli marşlarının ardından açılış konuşmaları yapıldı. İlk olarak Almanya Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, ardından Serap Güler ve Hendrik Wüst konuştu. Son konuşmacı ise Bakan Fatih Kacır yaptı. İlk üç konuşma toplam altı dakika sürerken Kacır'ın konuşması yaklaşık 14 dakika sürdü. Kacır, ikili ilişkilerden karşılıklı yatırımlara, üst düzey temaslardan Rusya-Ukrayna meselesine kadar farklı alanlara değindi.

Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler saatlerce, günlerce konuşula bitmez. Bakan Kacır da olabildiğince çok konuyu temas etmek istedi. Ancak bin 500 kişilik bir davette bir süre sonra konuşmasını dinleyenlerin sayısı oldukça azaldı. Siyasetçilerimizden sık gördüğümüz bir durum bu: Uzun konuşmak. Oysa insanların kutlama için geldikleri bu etkinliklerde konuşmayı kısa tutmak, araya mizah eklemek son derece etkili oluyor. Aksi hâlde konuşma, kulağı kürsüde değil büfede olan bir topluluk için hiçbir anlam ifade etmeyen bir hâl alıyor.