Ortadoğu’da yükselen savaş gerilimi yalnızca siyasi dengeleri değil, spor dünyasını da derinden sarsıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı askeri operasyonun ardından bölgede yaşayan futbolcular ve teknik direktörler, Avrupa medyasına konuşarak bir gecede değişen hayatlarını anlattı.
Siren sesleri, patlamalar ve belirsizlik… Futbol sahalarının yerini artık endişe dolu bekleyiş aldı.
Körfez ülkelerindeki yerel liglerde aksamalar başlarken, bölgede forma giyen yabancı futbolcular için günlük yaşam sirenler, kapanan havaalanları ve güvenlik uyarıları arasında sürüyor.
Gerilimin ilk günlerinde Tahran’da bulunan isimlerden biri, eski Real Madrid kalecisi Antonio Adan oldu. İspanyol basınına konuşan deneyimli eldiven, ülkeden ayrılış sürecini şu sözlerle anlattı:
“Tahran'dan ayrılan son uçaklardan birine bindim. Ülkeyi terk ederken tamamen hazırlıksız yakalandım. Türkiye'ye sabah 6:30'da uçuşum vardı ve Dubai'ye sabah 9:00'da kalkmaları gerekiyordu, ancak kalkamadılar. Karayoluyla seyahat etmek zorunda kaldılar. Yolculuk uzun olacak, güvenli görünse bile. Bu şartlar altında, geri dönmemenin daha iyi olduğunu düşünüyorum.”
ESKİ KAYSERİSPORLU NAZON: 32 SAAT BOYUNCU MAHSUR KALDIM
Daha önce Kayserispor forması giyen Esteghlal'li Duckens Nazon için ise süreç daha da zorlu geçti. İran’dan ayrılmak isterken havalimanında uçağı pistte durdurulan futbolcu, sınırda saatlerce mahsur kaldığını anlattı:
"Uçağa biniş tamamlanmıştı, pistteydik ama uçak hiç kalkmadı. 'Herkes insin' denildi. Mümkün olan en kısa sürede sınıra ulaşmaya çalıştım; ülkeyi terk etmek öncelikliydi. Eşimin yardımıyla ekspres vize almayı başarmıştım, ancak İran vizeyi onayladığında, sınırdan geçmek için elçilikten bir kod da gerekiyordu, ancak internet kesintisi nedeniyle kod çalışmadı, otelde uyumak için gümrük bölgesinden bile çıkamadım, 32 saat boyunca sınırda mahsur kaldım."
VERETOUT: ÇOK GÜRÜLTÜLÜ, PENCERELERİNİZ SALLANIYOR
Katar’da forma giyen Fransız orta saha Jordan Veretout da yaşananları şu sözlerle dile getirdi:
"Herkes ne olduğunu öğrenmek veya durumumuzu sormak için bizi arıyor. Onları rahatlatmaya çalışıyoruz. Yine de, füzelerin veya insansız hava araçlarının engellendiğini görmek etkileyici. İlk birkaç gün biraz tuhaf geçiyor. Telefonunuza evde kalmanız gerektiğini söyleyen uyarılar geliyor. Sonra füzelerin engellendiğini görüyorsunuz. Çok gürültülü, pencerelerinizi sallıyor. Biraz stresli. Geceleri daha da net görüyorsunuz. En büyük kızım bize sorular soruyor. Ama kendimizi güvende hissediyoruz. Ve son iki gündür biraz daha sakin."
ROMAIN SAISS: KENDİNİZİ BİR FİLMDEYMİŞ GİBİ HİSSEDİYORSUNUZ
Aynı bölgede bulunan Beşiktaş'ın eski savunmacısı Faslı Romain Saiss ise tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Sonuçta bombalamalardan bahsediyoruz. 60 füze ve 15 insansız hava aracının engellendiği söyleniyor. Ama ülke paniğe kapılmadı; insanlar sakin. Yalan söylemeyeceğim, kendinizi bir filmdeymiş gibi hissediyorsunuz. Bunlar hala füzeler ve enkazlara dikkat etmeniz gerekiyor… Çocuklarım için etkileyici. Sokaklarda her zamankinden daha az insan var ama ıssız değil. Trafik var ve açık restoranlarda insanları kesinlikle görebiliyorsunuz. Küçükler bahçeye gidebiliyor."
RIO FERDINAND: KORKUNÇ BİR GECE GEÇİRDİM
Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan eski futbolcular da patlama sesleri eşliğinde geçen geceleri anlattı. Eski Manchester United savunmacısı Rio Ferdinand, ailesiyle birlikte bodruma indiklerini söyledi:
"Başımızın üstünde roketler, uçaklar ve savaş uçakları -tam olarak ne olduklarını bilmiyorum- ve ardından bu yüksek patlamaları duymak korkutucu. Korkunç bir gece geçirdim. Tüm bu gürültüyle ilk gece bodruma inmemiz tavsiye edildi. Orada, battaniyelerin altında uyuduk. Çocuklara neler olduğunu açıklamanız ve bu zorluğun üstesinden gelmelerine yardımcı olmanız gerekiyor. Sakin kalmamız ve herkesin mümkün olduğunca sakin kalmasını sağlamamız gerekiyor."
ROBERTO MANCINI: KİLİSEDE AYİN YAPIYORDUK, 5-6 PATLAMA DUYDUM
Doha’da görev yapan Galatasaray'ın eski hocası İtalyan Roberto Mancini ise ilk patlamaları kilisede duyduğunu anlattı:
“Telefonum Arapça mesajlarla çaldı ve beş altı patlama duydum. Alarmlar çaldığında kilisede ayin yapıyorduk ve hemen eve gitmemiz ve dışarı çıkmamamız emredildi. Annem endişeli bir şekilde beni aradı, ama şimdilik rahat olabilir. Son birkaç gündür haberleri takip ediyoruz ve Körfez'deki güçlerin konuşlandırılması göz önüne alındığında, bir şey olabileceğini düşündük, ancak diplomasinin galip geleceğini umduk. Parmaklarımız çapraz.”
PATRICE EVRA: HERKES DUBAI'DEN KAÇMAK İSTİYOR
Dubai’de yaşayan eski Fransız milli takım kaptanı Patrice Evra ise kamuoyundaki panik havasına karşı şu ifadeleri kullandı:
“Çok iyiyim. Gökyüzünde çok gürültü vardı, bir füze ya da insansız hava aracı gördüm, ne derseniz deyin, ama engellendi. Eşim, çocuklarım ve diğerleri gibi korkanların endişelerini anlıyorum, ama Dubai saldırı altında değil. Hükümete güveniyorum; gökyüzünü güvence altına alıyorlar. Videolardaki insanların anlattığı kadar kötü değil; kendimi güvende hissediyorum. Doğru, patlamalar oldu, ama burada güvende olmadığınızı söylemeyi bırakın. Kendimi güvende hissediyorum; hükümete güveniyorum. Şimdi spor salonuna gidiyorum, yemeğimi yiyorum ve normal hayatıma dönüyorum.” “Her şey yolunda giderken herkes Dubai'nin dünyanın en iyi yeri olduğunu söyler, şimdi herkes kaçmak istiyor.”
Ortadoğu’da savaşın gölgesi büyürken, futbol sahalarının yıldızları bir gecede jeopolitik krizin tanıklarına dönüştü. Dolu tribünlere ve maç temposuna alışkın oyuncular için artık en büyük mücadele, sahada değil; belirsizlik içinde geçen günlük hayatlarında yaşanıyor.
