Günde beş veya daha fazla fincan kahve içmenin, iç organların çevresinde biriken ve sağlık açısından risk oluşturan visseral yağın daha düşük olmasıyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Finlandiya'daki Oulu Üniversitesi'nden araştırmacılar, düzenli olarak günde yaklaşık beş fincan kahve tüketen kişilerin, daha az kahve içenlere kıyasla daha düşük vücut yağ oranına ve daha yüksek kas kütlesine sahip olduğunu belirledi.
European Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan araştırmada, 1966 yılında Finlandiya'da doğan 2 bin 264 kişinin verileri incelendi. Katılımcıların yaş ortalaması 46 olarak kaydedildi.
Katılımcılar kahve tüketimlerine göre hiç içmeyenlerden günde beş veya daha fazla fincan içenlere kadar dört gruba ayrıldı. Araştırmacılar daha sonra kişilerin kilosu, BMI değeri, bel çevresi, vücut yağ oranı, kas kütlesi ve tansiyonunu değerlendirdi. Ayrıca kolesterol, insülin ve testosteron gibi hormonların seviyelerini ölçmek için kan örnekleri alındı.
Günde beş veya daha fazla fincan kahve tüketenlerin vücut yağ oranı yaklaşık yüzde 27 olarak ölçüldü. Kahve içmeyenlerde bu oran yaklaşık yüzde 29'du.
En fazla kahve tüketen grupta ayrıca visseral yağın yaklaşık yüzde 6 daha düşük olduğu ve kas kütlesinin en yüksek seviyede bulunduğu belirlendi.
Visseral yağ, deri altında elle tutulabilen yağdan farklı olarak karaciğer, bağırsak ve diğer iç organların çevresinde birikiyor. Bu yağ dokusunun kalp hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer hastalığı ve bazı kanser türleriyle bağlantılı olduğu biliniyor.
'KAHVE ZAYIFLATIYOR' DEMEK İÇİN ERKEN
Araştırmacılar, kahvenin doğrudan kilo veya yağ kaybına neden olduğunu söylemenin mümkün olmadığını belirtiyor. Bunun temel nedeni çalışmanın gözlemsel olması. Dolayısıyla araştırmacılar, sonuçların kahvedeki polifenol adı verilen anti-enflamatuvar bileşiklerden mi, kafeinden mi yoksa başka faktörlerden mi kaynaklandığını ortaya koyamadı.
Araştırmacılar, sonuçların henüz beslenme önerisi oluşturacak düzeyde olmadığını ve bazı insanların kafeini diğerlerine göre daha zor tolere ettiğini vurguladı.
Ayrıca kahvenin türü de önemli olabilir. French press gibi filtresiz kahvelerin, damar duvarlarında birikebilen "kötü" LDL kolesterol seviyelerini yükseltebildiği ve bunun kalp krizi ile inme riskini artırabileceği biliniyor.
Kahvenin olası metabolik etkilerini ve güvenli tüketim miktarını belirlemek için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu vurgulandı.