Fransa'da Kültür Bakanlığında görev yapmış üst düzey bürokrat Christian Nègre hakkında, iş görüşmeleri sırasında kadın adayları uyuşturduğu ve onları aşağılayıcı durumlara soktuğu yönünde suçlamalar gündeme geldi.

BBC'nin haberine göre, yaklaşık 250 kadın, Nègre'nin 2009-2018 yılları arasında kendilerini kimyasal yollarla etkisiz hale getirdiğini düşünüyor. Kadınlar, görüşmeler sırasında içtikleri içeceklerin ardından kontrol edilemeyen şekilde idrara çıkma ihtiyacı hissettiklerini anlattı.

"ÇOK ZAYIFTIM, BACAKLARIMI HİSSEDEMİYORDUM"

Anaïs de Vos, 2011 yılında Paris'teki Fransa Kültür Bakanlığında bir iş görüşmesine gittiğinde 27 yaşındaydı. Görüşme sırasında Nègre'nin ikram ettiği kahveyi içtiğini belirten de Vos, kahvenin tadının kötü olduğunu ancak nezaketen yaklaşık yarısını tükettiğini söyledi.

De Vos, görüşme başladıktan kısa süre sonra Nègre'nin dışarı çıkmayı önerdiğini ve yürüyüş sırasında açıklayamadığı, kontrol edemediği bir idrar yapma ihtiyacı hissettiğini anlattı.

Nègre'nin kendisini Seine Nehri kıyısındaki bir depoya yönlendirdiğini ve burada tuvaletini yapabileceğini söylediğini aktaran de Vos, durumun kendisini paniğe sürüklediğini ifade etti.

De Vos, daha sonra Louvre'a gittiklerini ancak tuvaleti kullanmak için gereken 1 avroluk ücreti ödeyemediğini, çantasını bakanlıktaki ofiste bıraktığını söyledi. Bir kafenin tuvaletini kullanmasına izin vermesi üzerine buraya giden de Vos, tuvalete yaklaşırken kontrolünü kaybederek altına kaçırdığını belirtti.

Görüşmenin ardından kendisini başı dönmüş ve tükenmiş hissettiğini söyleyen de Vos, işe alınmadı.

POLİSİN MEKTUBUYLA ŞÜPHELERİ DOĞRULANDI

De Vos, 2019'da polisten aldığı mektupla Nègre'nin görüşmeler sırasında uyuşturduğu düşünülen yaklaşık 200 kadından biri olduğunu öğrendi.

"Şok oldum ama deli olmadığımı bildiğim için mutluydum. O gün bir şey olmuştu." diyen de Vos, yıllar sonra yaşadıklarının nedenini anlamaya başladığını ifade etti.

Polisin, Nègre'nin bazı tıbbi durumların tedavisinde kullanılan ve vücudun daha fazla idrar üretmesine neden olan idrar söktürücü ilaçları kullandığına inandığı belirtildi.

"EXPERIMENTS P" DOSYASI

De Vos'un aktardığına göre polis, Nègre'nin bilgisayarında "Experiments P" başlıklı bir tablo buldu.

Tabloda kadınların görüşmeye geliş saatleri, idrar söktürücü ilacın verildiği zaman, ilacın etkisini göstererek idrara çıkmalarına kadar geçen süre ve giydikleri iç çamaşırlarının kayıtlı olduğu öne sürüldü.

De Vos, 2011 yılında içtiği kahvenin tadının farklı olmasını şimdi idrar söktürücü ilaçla ilişkilendirdiğini söyledi.

Soruşturmanın, Nègre'nin 2018'de bir meslektaşı tarafından bir kadının masanın altından fotoğrafını çekerken yakalanmasının ardından başladığı belirtildi. Savcılık, Nègre'nin 2018 yılında müfettişlere iş görüşmeleri sırasında kadınları "aşağılayıcı durumlara soktuğunu" söylediğini aktardı.

Nègre önce bölgesel kültür işleri direktörlüğü görevinden uzaklaştırıldı, ardından 2019'da Kültür Bakanlığındaki görevinden çıkarıldı.

BİR BAŞKA KADIN DA BENZER OLAYI ANLATTI

Nègre'nin notlarında adı bulunan Marie-Hélène Brice de 2016 yılında Strasbourg'da kendisiyle yaptığı iş görüşmesinde benzer bir durum yaşadığını anlattı.

Brice, Nègre'nin kendisine stresli göründüğünü söyleyerek sakinleşmesi için yürüyüş yapmayı önerdiğini, yürüyüş sırasında ise kontrol edemediği bir şekilde idrara çıkma ihtiyacı hissettiğini belirtti.

Brice, Nègre'nin kendisine yakında bir umumi tuvalet olduğunu söylediğini ancak gittikleri yerde tuvalet bulunmadığını ifade etti. Yaşadığı ağrı nedeniyle halka açık alanda idrarını yapmak zorunda kaldığını belirten Brice, Nègre'nin ceketini kullanarak kendisini gizlemeyi teklif ettiğini ancak gözlerini üzerinden ayırmadığını söyledi.

Brice, yıllarca yaşadıklarından dolayı utanç duyduğunu ifade etti.

"BEN SALDIRIYA UĞRADIM, ZEHİRLENDİM"

Brice, olayın kendisinde psikolojik sıkıntıların yanı sıra idrar sorunlarına da yol açtığını söyledi.

Yaşadıklarının klasik cinsel saldırı algısıyla örtüşmeyebileceğini belirten Brice, "Ben saldırıya uğradım, uyuşturuldum, zehirlendim ama benim için bu açıkça cinsel saldırıdır." ifadelerini kullandı.

KİMYASAL YOLLA ETKİSİZ HALE GETİRME TARTIŞMASI

Fransa'da kimyasal yollarla kişilerin etkisiz hale getirilmesi konusu, 2024 yılında Gisele Pelicot'nun eşinin, eşini uyuşturarak bilincini kaybetmesine ve yabancıların tecavüzüne uğramasına neden olmaktan suçlu bulunmasının ardından daha fazla gündeme geldi.

Fransız milletvekili Sandrine Josso da bu konuda çalışmalar yürüten isimlerden biri oldu. Josso'nun, kadınların uyuşturulduklarından şüphelenmeleri halinde resmi şikayette bulunmadan kan, idrar veya saç örneklerini laboratuvarda test ettirebilmelerine olanak sağlayan bir pilot programın hayata geçirilmesinde rol oynadığı belirtildi.

Ancak olayın üzerinden uzun zaman geçmesi halinde uyuşturucu maddelerin tespit edilmesinin zorlaştığı ifade edildi. Maddeler kanda ve idrarda kısa süre içinde kaybolabilirken, saçta daha uzun süre tespit edilebilse de ilacın ne zaman verildiğini belirlemek zaman geçtikçe zorlaşıyor.

İdrar söktürücü ilaçların bu amaçla kullanılmasının "çok sıra dışı" olduğunu belirten toksikolog Prof. Jean-Claude Alvarez, 26 yıllık meslek hayatında buna benzer bir durumla karşılaşmadığını söyledi.

NÈGRE HAKKINDA SORUŞTURMA SÜRÜYOR

60'lı yaşlarında olan Nègre hakkında uyuşturma, özel hayatın gizliliğini ihlal ve cinsel saldırı suçlamaları kapsamında resmi soruşturma yürütülüyor. Nègre'nin yargılanmayı beklediği belirtildi.

BBC, haberde yer alan suçlamalara ilişkin Nègre'nin avukatı aracılığıyla kendisine ulaştı ancak Nègre yorum yapmayı reddetti.

Nègre'nin, hakkında ortaya atılan iddialara rağmen insan kaynakları alanında çalışmaya devam ettiği, kadın hakları örgütü Fondation des Femmes'in ise olaydan etkilenen yaklaşık 30 kadına destek verdiği aktarıldı.

MAĞDURLAR SORUŞTURMANIN UZAMASINDAN ŞİKAYETÇİ

Anaïs de Vos, 2019'da polise ifade verdiğini ancak 2023'e kadar soruşturmayla ilgili kendisine bilgi verilmediğini söyledi.

Olayın ardından yıllarca yaşadıklarının etkisiyle yalnız kaldığını belirten de Vos, adalet sistemine öfkelendiğini ifade etti.

Marie-Hélène Brice ise sürecin uzamasını "ikincil mağduriyet" olarak nitelendirdi.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nden Kalliopi Mingeirou da hükümetlerin, polis ve adalet sistemlerinin uyuşturucu destekli cinsel saldırılarla mücadele etmek için daha fazlasını yapması gerektiğini belirtti.

De Vos ve Brice, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşmanın başka kadınların da kendilerini mağdur olarak fark etmelerine ve şikayette bulunmalarına yardımcı olabileceğini söyledi.