İstinaf Mahkemesi, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin CHP 38. Olağan Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi'nin iptaline ilişkin "pasif husumet yokluğu" sebebiyle verdiği "davanın reddi" kararını kaldırdı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, CHP 38. Olağan Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi'nin iptaline ilişkin açılan davada Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen "davanın reddi" kararına ilişkin itirazı inceledi.
Daire, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin "pasif husumet yokluğu" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği kararı, mazeretli olan davacı tarafın yokluğunda hüküm kurulması nedeniyle "hukuki dinlenilme hakkına aykırı" buldu.
RAPOR UYAP KAYITLARINDA
Dava sürecinde, asıl ve birleşen davanın davacı vekili Avukat Onur Yusuf Üregen'in 11 Eylül 2025 tarihli duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle katılamayacağını bildirerek, UYAP üzerinden doktor raporu sunduğu hatırlatılan kararda, yerel mahkemenin söz konusu celsede, "mazeret dilekçesi ekinde belge sunulmadığı" gerekçesiyle mazereti reddederek, davacı tarafın yokluğunda davayı sonlandırdığı ve davanın reddine hükmettiği anımsatıldı.
Kararda, yerel mahkemenin "belge sunulmadı" gerekçesinin doğru görülmediği, doktor raporunun UYAP kayıtlarında mevcut olduğu belirtildi.
Kararın gerekçesinde, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama hürriyeti" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki "adil yargılanma hakkına" atıfta bulunularak, şu ifadelere yer verildi:
- Savunma hakkının temelini teşkil eden hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma ilkesinin ayaklarından biridir. Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 11 Eylül 2025'teki oturum için bildirdiği mazeretinin yerinde olduğu kabul edildiği de gözetildiğinde ön inceleme duruşmasının ertelenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
- Hukuki dinlenilme hakkı, tüm yargılama sürecinde değerlendirilmelidir. Mahkemeler, yargılamayı verecekleri ara kararlarıyla yürütüp yön vererek, nihai kararla sonuçlandırır. Mahkeme, tarafların (varsa vekillerinin) her talebini, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde gerekçesini de açıklayarak bir kararla karşılamak zorundadır.
Tarafların delillerini sunmaları için verilen yasal süreler dolmadan karar verilmesinin de usul hatası olduğunu bildiren daire, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararı kaldırarak, dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
CHP AVUKATI: İKİ İHTİMAL VAR
CHP Parti Avukatı Çağlar Çağlayan kararı şöyle özetledi:
"Bir kurultayın iptali için açılan davalar vardı, bir de İstanbul İl Kongresi’nin iptali için. İstanbul il kongresi için İstanbul'da açılan davalar birden fazla. Bunların ilk iki tanesinde İstanbul mahkemeleri, ‘Ankara Mahkemesi yetkilidir.
Ankara mahkemeleri bakabilir bu davalara’ demişti. Onun nedeni de genel merkezin Ankara'da olması. Aslında doğru karar İstanbul mahkemelerinin verdiğiydi. Ankara'ya geldi, bu iki dava Ankara 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleşmişti.
Sonradan İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yine İstanbul İl Koongresi’nin iptali için açılan davada yetkilisizlik vermemişti mahkeme. Daha önce açılmış Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile de birleştirmemişti, biz ‘birleştir’ demiş olmamıza rağmen.
Ankara 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi eylül ayında bir tensip zaptı kurdu yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin ve dedi ki ‘Taraflara Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince beyanlarında bulunmak üzere iki haftalık süre veriyorum.’ Duruşmayı da 11 Eylül'e atmıştı. 11 Eylül'de duruşma yaptık, davayı reddetti esastan.
'İKİ NEDENLE DOSYA GERİ GÖNDERİLDİ'
İstanbul İl Başkanlığı’nın davayı takip etme hakkı olmadığı için İstanbul İl Başkanlığı yönünden ehliyet yönünden davayı redetti. Genel Merkez yönünden esastan reddetti, ‘Burada butlan yoktur’ dedi. Şimdi ise şöyle bir durum söz konusu.
Bir kere şunu söyleyeyim: Karar uzun ama kararın son iki sayfası gerekçe. Ondan önceki kısımlar daha önce olmuş şeylerin ve tarafların dilekçelerinin özetlenmiş hali.
Kararda şöyle söylüyor: ‘Birincisi davacı vekili bir mazeret vermiş ve eke bir sağlık raporu koymuş. Bu tür durumlarda sağlık raporu varken, ilk defa da böyle bir mazerette bulunmuşken bu mazereti biz geçerli bir mazeret olarak görüyoruz. Bir defa da olsa kabul edip bir duruşmayı atabilirdim bir seferlik.’
İkinci gerekçe olarak da şöyle bir şey söylemiş: ‘Sen taraflara beyanda bulunması için iki haftalık süre verdin. Ama duruşma iki haftadan daha kısa bir sürede oldu. Taraflara süre verdiysen o süreyi beklemen gerekirdi. Sadece bu nedenlerle dosyayı geri gönderiyorum. Bu eksikliği tamamla. Yeniden kararını ver.’
'SENİN KARARIN ESASTAN YANLIŞ, DELİLLERİ TEKRAR DEĞERLENDİR' DEMEMİŞ'
Şimdi dosya geri gelecek mahkemeye. Mahkeme bize yeni bir duruşma günü verecek. Çünkü önceki işlemler tamamlandı artık. Biz tekrar duruşmaya çıkacağız. İki şey olabilir duruşmada. Mahkeme daha önceden zaten delilleri değerlendirip davayı reddetti. İstinaf mahkemesi de delil değerlendirmesiyle ilgili bir beyanda bulunmadığı için delilleri farklı yönde değerlendireceği bir durum yok.
'İKİ İHTİMAL VAR'
Yani ya davayı reddedecek yine ya da şöyle yapabilir: Bu karardan sonra biz İstanbul Olağan İl Kongresi’ni yaptık. ‘CHP bu süreç içerisinde olağan kongreyi tamamladığından dava konusuz kalmıştır’ diyebilir.
Burada şöyle bir tehlike görmüyoruz: Yeniden davayı ele alıp, delillere bakıp ben ‘Bu sefer kararımdan vazgeçtim. Şimdi kabul ediyorum’ demeyecektir. Çünkü Bölge Adliye Mahkemesi, 'Senin kararın esastan yanlış, delilleri tekrar değerlendir' dememiş."
'GÜRSEL TEKİN'İN MUHATAP ALINMASI GİBİ BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL'
Çağlayan, "Çağrı heyetinin avukatının verdiği dilekçenin kararda yer alması nedeniyle kayyum atanan Gürsel Tekin tanınmış olur" şeklindeki görüşlerin hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
"Öyle bir şey yok. İstinaf mahkemeleri bir karar verirken şöyle yaparlar: Kendilerine gelmiş bütün dilekçeleri kararlarında özetlerler. Bunun nedeni de şu, istinaf mahkemesi, 'Ben bana gelen dosyayı doğru düzgün inceliyorum.
Bana gelen dilekçelere baktım. İçinde ne yazdığını biliyorum. Bunlara göre de karar veriyorum' demek istiyor. Gürsel Tekin de bir dilekçe gönderdiği için onu da koymuş oraya. Ama gerekçe kısmında, 'eksiklikleri tamamla' dediği kısımda ve sonuç kısmında Gürsel Tekin ile ilgili bir şey demiyor. Zaten 'davacıların talebinin kabulüyle kararın kaldırılması' diyor.
Bizim davacılarımız Savaş Aras ile Levent Çelik, Gürsel Tekin davacı değil. Haliyle mahkemenin Gürsel Tekin'i muhatap aldığı, onun talepleri nedeniyle kararı kaldırdığı söylentisi gerçek değil. Öyle bir şey yok."
NE OLMUŞTU?
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP 38. Olağan Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi'nde delegelere menfaat temin edilerek delegelerin iradelerinin fesada uğratıldığı iddiasıyla alınan bütün kararların iptal edilmesi, kurultay ve kongrenin mutlak butlan ile yok hükmünde sayılmasına ilişkin açılan davada 11 Eylül'de kararı açıklamıştı.
Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultay davasının da devam ettiğini, mevcut durumda aynı konuda devam eden bir davanın olduğu gerekçesiyle usulden davanın reddine karar vermişti.
Ayrıca Mahkeme, CHP İstanbul İl Başkanlığı aleyhine açılan davanın "pasif husumet yokluğu" nedeniyle reddine hükmetmişti.