Beslenme düzenindeki değişikliklerin vücuttaki yaşlanma göstergelerini ne kadar kısa sürede etkileyebileceği merak edilirken, Avustralya'daki Sidney Üniversitesi'nden araştırmacıların çalışması dikkat çekti. Aging Cell dergisinde yayımlanan araştırmada, 65-75 yaş arasındaki 104 kişinin dört haftalık farklı beslenme programlarına verdiği yanıtlar incelendi. Sonuçlar, bazı beslenme düzenlerinin biyolojik yaş tahmininde kullanılan göstergelerde kısa sürede değişiklik oluşturabileceğini ortaya koydu.

104 KİŞİ DÖRT HAFTA BOYUNCA İNCELENDİ

Araştırmada katılımcılar dört farklı beslenme grubuna ayrıldı. İki grupta hayvansal ve bitkisel proteinlerin birlikte bulunduğu omnivor beslenme uygulanırken, diğer iki grupta proteinin daha büyük bölümü bitkisel kaynaklardan sağlandı. Gruplar ayrıca yağ ve karbonhidrat oranları bakımından farklılaştırıldı. Katılımcıların protein kaynaklarından bağımsız olarak toplam enerjinin yüzde 14'ünü proteinden alması planlandı. Araştırmacılar dört haftalık müdahalenin öncesinde ve sonrasında çeşitli biyobelirteçleri ölçerek değişimleri değerlendirdi.Sadece 4 haftada değişti! Beslenmenin yaşlanma göstergeleri üzerindeki etkisi şaşırttı - Resim : 1

BİYOLOJİK YAŞ TAHMİNİNDE DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM

Çalışmada biyolojik yaş tahmini için Klemera-Doubal Method (KDM) kullanıldı. Bu yöntem, kronolojik yaşın yanında vücudun farklı sistemlerine ilişkin biyobelirteçleri bir araya getirerek kişinin fizyolojik durumunu değerlendirmeye yardımcı oluyor. Araştırmada yüksek yağlı omnivor beslenme uygulanan grupta anlamlı bir değişiklik görülmezken, yüksek karbonhidratlı omnivor grupta biyolojik yaş tahminindeki farkın belirgin biçimde azaldığı görüldü. Yarı vejetaryen gruplarda da benzer yönde değişimler gözlendi ancak bu sonuçların tamamı istatistiksel olarak anlamlı değildi.Sadece 4 haftada değişti! Beslenmenin yaşlanma göstergeleri üzerindeki etkisi şaşırttı - Resim : 2

“YAŞLANMA GERİLEDİ” DEMEK İÇİN HENÜZ ERKEN

Araştırmanın en önemli noktalarından biri, sonuçların doğrudan “biyolojik yaşlanma tersine çevrildi” şeklinde yorumlanmaması gerektiği. Çalışmanın yazarları, dört haftada görülen değişimlerin vücudun beslenmeye verdiği kısa vadeli fizyolojik yanıtları yansıtıyor olabileceğini belirtiyor.
Sidney Üniversitesi de araştırmanın sonuçlarını kesin bir “gençleşme” kanıtı olarak sunmuyor ve daha uzun süreli çalışmaların gerekli olduğunu vurguluyor. Başka bir ifadeyle, biyolojik yaş tahminindeki düşüş kişinin gerçek yaşının geriye gitmesi anlamına gelmiyor.

DAHA SAĞLIKLI BESLENME YAŞLANMA GÖSTERGELERİYLE İLİŞKİLİ

2026'da Nature Communications dergisinde yayımlanan başka bir araştırmada da sağlıklı beslenme düzenlerine daha fazla uyumun daha düşük epigenetik yaşlanma göstergeleriyle ilişkili olduğu bildirildi. Almanya'daki Rhineland Study ve EPIC-Potsdam verilerinin incelendiği araştırmada, farklı sağlıklı beslenme modellerinin biyolojik yaşlanmanın çeşitli göstergeleriyle ilişkisi değerlendirildi.
Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde sebze, meyve ve tam tahıllar gibi daha sağlıklı beslenme bileşenlerinin ağırlık kazandığı düzenlerin uzun vadeli sağlık açısından önem taşıyabileceği görülüyor. Ancak kısa süreli bir beslenme değişikliğinin yaşlanmayı kalıcı olarak tersine çevirdiğini söylemek için daha uzun takipli klinik araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.