A Milli Futbol Takımı’nı 24 yıl sonra Dünya Kupası’na taşıyan Vincenzo Montella, Türkiye’de kendisini yabancı hissetmediğini vurguladı.
FIFA'ya verdiği röportajda Türk kültürüyle kendi çocukluğu arasında güçlü benzerlikler gördüğünü belirten deneyimli teknik adam, Ay-Yıldızlı takımla kurduğu bağı şu sözlerle anlattı:
"Şu ana kadar Türkiye milli takımına tüm kalbimi ve ruhumu adadım. Sonuçlar, bu kadar yetenekli bir oyuncu kadrosuna sahip olmaktan da kaynaklanıyor. Türk kültürü, Napoli’nin hemen dışındaki küçük bir köyde geçirdiğim çocukluk yıllarıma çok benziyor. Her şey saygı ve gururla ilgili; kendimi onlardan biri gibi hissediyorum."
"TEKLİF GELMESİ İÇİN DUA EDİYORDUM"
Montella, Türk futboluna duyduğu yakınlığın Adana Demirspor döneminde daha da güçlendiğini söyledi. Türkiye’deki futbol atmosferinin kendisini etkilediğini dile getiren İtalyan çalıştırıcı, milli takım görevi için çok istekli olduğunu açıkça ifade etti:
"Türkiye’de futbol insanların kanında var; herkes bu spora inanılmaz bir tutkuyla bağlı. Adana Demirspor’daki görevim, buraya alışmam ve ayaklarımın üstüne basmamda bana gerçekten yardımcı oldu. Türkiye’de antrenörlük yaparken burada gerçek bir potansiyel olduğunu görebiliyordum ve milli takımın başına geçme teklifinin gelmesi için dua ediyordum. Son iki yılda harika bir iş çıkardık. Turnuvanın büyüklüğü ve katılan ülkeler göz önüne alındığında, bunun tek başına Dünya Kupası'nda yeterli olmayacağının tamamen farkındayız, ancak yaptığımız işten çok memnunuz."
DÜNYA KUPASI HEDEFİ: ÖNCE GRUPTAN ÇIKMAK
Montella, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda işleri adım adım ele almak istediklerini söyledi. Rakiplerin kalitesine dikkat çeken tecrübeli teknik adam, grubun kolay olmadığının altını çizdi:
"Sadece elimizden gelenin en iyisini yapmaya ve mümkün olduğunca sonraki turlara gitmeye odaklandık. İşleri adım adım ele almayı tercih ediyorum. Turnuvaya doğru zihniyetle girmemiz gerekecek ve ilk hedefimiz grup aşamasını geçmek. Avustralya bu tür turnuvalara yabancı değil ve Paraguay da üst düzey Güney Amerika takımlarıyla karşılaşmaya alışık. Bir de çok rekabetçi bir takım olan ABD var. Hiçbir şey kesin değil. Grubumuzda İspanya veya Arjantin gibi takımlarla karşılaşmasak da, rakiplerin kalitesi yine de çok yüksek. Hayal kurmak önemlidir ama aynı zamanda ayaklarınızı yere sağlam basmanız gerekir. Bence 2002 Türkiye takımı turnuvanın sürprizlerinden biriydi ve tarihi bir başarıya imza attı. Günümüzde daha fazla maç ve daha fazla takım var, bu yüzden istikrar çok önemli."
"BU TAKIM, PES ETMEYEN BİR TAKIM"
Ay-yıldızlıların Dünya Kupası’na katılacağına inandığını ancak sürecin zorlu geçeceğini bildiğini anlatan Montella, oyuncularının mücadele karakterine özel bir parantez açtı:
"Dünya Kupası'na katılma konusunda iyimserdim ancak bunun zor olacağının da tam olarak farkındaydım. Oyuncularınızla çok sık bir araya gelemiyorsunuz ve onların fiziksel veya zihinsel olarak ne durumda olduklarını tam olarak bilemiyorsunuz. Yol boyunca zorlu maçlar oynadık, ancak ihtiyacımız olan sonuçları almak için elimizden geleni yaptık. Bu takım asla pes etmeyen bir takım ve bu, sporda çok önemli bir özellik."
"İNANILMAZ GURUR DUYUYORUM"
Montella, UEFA play-off sürecindeki Romanya maçını değerlendirirken takımın zihinsel gücünü öne çıkardı. Sabırlı, dengeli ve kararlı bir oyunla sonuca gittiklerini belirtti:
"Romanya ile oynadığımız yarı final maçında en önemli faktör, oyuncularımızın gösterdiği zihinsel güçtü. Sabırlı kaldık ve skoru açmak konusunda paniğe kapılmadık. 1-0 kazanmak ve üstüne bir de kaleni gole kapatmak, gerçek bir takım ruhunu, kararlı bir şekilde savunma yapma ve maçı sonuna kadar götürme yeteneğini gösterir. Onlarla inanılmaz gurur duyuyorum. Sıkı geçen maçları kazanmak için doğru zihniyet ve tutuma sahip olmanız gerekir."
Kosova deplasmanında yaşanan atmosferi de anlatan Montella, final niteliğindeki mücadelede sabrın belirleyici olduğunu söyledi. Kerem Aktürkoğlu’nun golünün takım adına kırılma anı olduğunu belirtti:
"Kosova’da çok sıcak bir karşılama gördük. Maçtan önceki gece havai fişek atarak bizi tedirgin etmeye çalıştılar, ancak sahada maç doğru bir ruhla oynandı. Play-off finaline kadar yükselmeyi başaran çok cesur bir rakip olduklarını kanıtladılar. O maçta da sabrın çok önemli olduğunu biliyorduk. Dünya Kupası’na katılmaya layık bir performans ve sonuçtu. Kerem Aktürkoğlu'nun golü bizim için dönüm noktası oldu. Hakem son düdüğü çaldığında çok duygusal bir an yaşandı."
TEKNİK DİREKTÖR OLARAK DÜNYA KUPASI'NA DÖNÜŞ
Daha önce futbolcu olarak Dünya Kupası sahnesinde yer alan Montella, bu kez teknik direktör olarak turnuvaya gitmenin bambaşka bir anlam taşıdığını dile getirdi:
"Teknik direktör olarak Dünya Kupası'na dönmek kesinlikle farklı bir şey. Farklı bir sorumluluk ve farkındalık duygusu taşıyorum. Böylesine büyük bir turnuvayı birkaç kelimeyle anlatmak zor; her şey daha büyük geliyor, iyi ya da kötü. Sonuçta, dünya futbolunun en büyük sahnesinden bahsediyoruz."
"O DUYGULAR HALA ÇOK CANLI"
2002 Dünya Kupası’nda İtalya Milli Takımı formasını giymenin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyleyen Montella, aradan yıllar geçmesine rağmen o anların hâlâ zihninde taze olduğunu belirtti:
"Çocukken topun peşinde koşarken en büyük hayalin Dünya Kupası’nda oynamaktır. Ben bu hayali gerçekleştirdim ve her ne kadar üzerinden uzun zaman geçmiş olsa da, o duygular hâlâ çok canlı. Bu deneyim, her açıdan büyük bir sıçrama yapmama yardımcı oldu. Meksika maçını hala hatırlıyorum; çok önemli bir maçtı ve [Alessandro] Del Piero'nun asistini sanki golü ben atmışım gibi kutlamıştım. 2002'de gerçekten çok güçlü bir takımımız vardı ve turnuvanın nasıl bittiğine dair hala bir pişmanlık ve hayal kırıklığı hissediyorum."
Vincenzo Montella, Dünya Kupası hedefini açıkladı: "Hayalperestim"Futbol