Bir başkasının acı çektiğini görmek, bir sonraki enjeksiyonun daha fazla acı vereceği hissini güçlendirebilir. Daha önce ağrı yaşanan bir ortama geri dönmek de henüz hiçbir temas olmadan hassasiyeti artırabilir.
Bu deneyimler uzun süredir biliniyordu. Ancak bu etkiyi ortaya çıkaran beyin bağlantıları tam olarak gösterilememişti.
Yeni araştırmada, birbirinden bağımsız çalışan iki bilim ekibi aynı özel beyin yoluna ulaştı ve bu yolun doğrudan kontrol edilebildiğini gösterdi.
PLASEBONUN KARANLIK İKİZİ: NOCEBO ETKİSİ
Plasebo etkisi, sahte bir tedavinin kişinin iyileşme beklentisi nedeniyle gerçek ağrıyı azaltabilmesi olarak biliniyor. Bunun daha az konuşulan karşılığı ise nocebo etkisi.
Nocebo etkisinde kişi; uyarı, kötü bir geçmiş deneyim ya da başka birinin acı çektiğini görme gibi nedenlerle zarar beklediğinde, vücudu duruma göre daha fazla ağrı üretebiliyor.
Doktorlar bu etkiyi uzun süredir gözlemliyor. Korku ve olumsuz beklentilerin belirtileri ağırlaştırabildiği ve tedavi sonuçlarını kötüleştirebildiği biliniyor. Ancak beynin bu süreçte nasıl çalıştığı net olarak açıklanamıyordu.
ARAŞTIRMACILAR BEYİNDEKİ YOLU İZLEDİ
Toronto Mississauga Üniversitesi Psikoloji ve Beyin Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Loren Martin ve ekibi, nocebo etkisi sırasında beyinde ne yaşandığını anlamaya odaklandı.
Araştırmalarda daha önce sık sık öne çıkan bir molekül vardı: Kolesistokinin, kısa adıyla CCK.
CCK, vücutta sindirimden ruh haline kadar birçok süreçte görev alan bir sinyal molekülü. Daha önceki çalışmalarda, beklentinin yarattığı ağrıyla ilişkili olduğu gösterilmişti.
Bir insan deneyinde gönüllülere zararsız serum verilmiş ve bunun acı vereceği söylenmişti. Katılımcılar gerçekten ağrı hissetmişti. Ancak CCK’yı bloke eden bir ilaç eklendiğinde bu yapay ağrı ortadan kalkmıştı.
Bu sonuç CCK’nın rolünü göstermişti. Fakat molekülün beyinde hangi yoldan etki ettiği bilinmiyordu.
İKİ LABORATUVAR AYNI SONUCA ULAŞTI
Cevap, aynı soruya farklı yöntemlerle yaklaşan iki ayrı araştırma ekibinden geldi. Toronto Mississauga Üniversitesi’ndeki Martin laboratuvarı ile Montreal’deki McGill Üniversitesi ekibi, birbirinden bağımsız biçimde benzer sonuçlara ulaştı.
Bir yöntemde, fareler daha önce ağrı hissettikleri bir bölmeye geri konuldu. Yeni bir yaralanma ya da ağrı kaynağı yoktu. Buna rağmen hayvanlar ağrı varmış gibi davrandı.
Diğer yöntemde ise bir fare, acı çeken başka bir fareyi izledi. Bu gözlem bile izleyen farenin ağrı hassasiyetini artırdı.
Tetikleyici farklıydı ancak sonuç aynıydı. Her iki durumda da aynı kimyasal sinyal ve aynı beyin yolu öne çıktı.
AĞRININ DUYGUSAL MERKEZİNDEN ORTA BEYNE UZANAN DEVRE
Araştırmacılar, CCK sinyalinin anterior singulat korteksten orta beyindeki küçük bir kontrol merkezine taşındığını belirledi.
Anterior singulat korteks, ağrının duygusal ve rahatsız edici yönüyle ilişkili bir beyin bölgesi olarak biliniyor. Bu bölge, ağrının yalnızca nerede hissedildiğini değil, ne kadar rahatsız edici algılandığını da etkiliyor.
Orta beyindeki kontrol merkezi ise ağrı sinyallerinin ne kadar güçlü iletileceğini düzenleyen bölgeler arasında yer alıyor.
Bilim insanları CCK’nın nocebo ağrısında rol oynadığından uzun süredir şüpheleniyordu. Ancak bu çalışmaya kadar kimyasal sinyalin duygusal ağrı bölgesinden orta beyine uzanan yolu net biçimde izlenmemişti.
BEYİN DEVRESİ AÇILIP KAPATILDI
Araştırmacılar, bu yolun ağrıya neden olduğunu göstermek için beyin devresini doğrudan kontrol etti. Bunun için beyne yerleştirilen ince fiberler aracılığıyla ışık darbeleri kullanıldı.
Işıkla belirli nöronlar açılıp kapatıldı. Devre etkinleştirildiğinde, ortada tehdit edici bir durum olmasa bile farelerin ağrıya duyarlılığı arttı.
Devre engellendiğinde ise nocebo yanıtı oluşmadı. Bu sonuç, söz konusu beyin yolunun yalnızca nocebo etkisi sırasında aktif olmadığını, doğrudan bu etkiye neden olduğunu gösterdi.
AĞRI “HAYAL ÜRÜNÜ” DEĞİL
Yeni çalışmanın en önemli bulgusu, nocebo kaynaklı ağrı artışının belirli bir beyin devresiyle açıklanabilmesi oldu.
Araştırmacılar, CCK taşıyan bu yolun hayvanlarda açılıp kapatılabildiğini gösterdi. Bu da gelecekte insanlarda benzer devrenin araştırılması ve ağrıyı azaltmaya yönelik yeni tedavi hedeflerinin geliştirilmesi için somut bir zemin sunuyor.
Prof. Dr. Loren Martin, nocebo ile ilişkili ağrı artışının “yalnızca hayal edilmiş ya da abartılmış” bir durum olmadığını vurguladı.
KRONİK AĞRI TEDAVİSİ İÇİN YENİ HEDEF OLABİLİR
Bulgular, özellikle anksiyete ve kötü beklentilerin belirtileri ağırlaştırdığı kronik ağrı durumlarında önem taşıyor.
Araştırmacılara göre aynı beyin devresi insanlarda da incelenebilir ve gelecekte bu yolu hedefleyen ilaç ya da terapilerle ağrının azaltılması mümkün olabilir.
Çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.