ABD'de yaklaşık 27 bin yetişkinin verileriyle hazırlanan yeni araştırma, son üç ayda yetişkinlerin yüzde 71,5'inin en az bazı günlerde bitkinlik yaşadığını ortaya koydu. Kadınlarda ve genç yetişkinlerde oran daha yüksek çıktı.
Independent Türkçe'nin haberine göre, günlük yaşamın yoğunluğu, uyku sorunları ve çeşitli sağlık problemleri, yetişkinlerde yorgunluk şikâyetini giderek daha görünür hale getiriyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) bağlı Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi'nin 2024 verilerini inceleyen yeni rapor, toplumdaki bitkinliğin boyutunu ortaya koydu.
Araştırmada 18 yaş ve üzerindeki yaklaşık 27 bin yetişkinin verileri değerlendirildi. Katılımcıların yüzde 71,5'i son üç ay içinde en az bazı günlerde bitkinlik hissettiğini söyledi. Bu oran, her 10 yetişkinden yaklaşık 7'sinin dönemsel olarak bu şikâyeti yaşadığını gösteriyor. Ancak “Sık bitkinlik” olarak tanımlanan, çoğu gün veya her gün yaşanan durumun oranı yüzde 16,6 olarak hesaplandı.
KADINLARDA VE GENÇLERDE ORAN DAHA YÜKSEK
CDC raporunda kadınların yüzde 20'si çoğu gün veya her gün bitkinlik yaşadığını bildirirken, erkeklerde bu oran yüzde 13'te kaldı. Yaş grupları arasında ise en yüksek oran 18-34 yaş grubunda görüldü. En düşük oran 65 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde kaydedildi.
Araştırmaya göre sık bitkinlik yaşayan yetişkinlerin yaklaşık yarısı en az üç farklı işlev alanında güçlük bildirdi. Bu grupta işe ilişkin kısıtlılık bildirenlerin oranı yüzde 36, sosyal faaliyetlerde kısıtlılık yaşayanların oranı ise yüzde 29 oldu.
BİTKİNLİK SADECE UYKUSUZLUK ANLAMINA GELMİYOR
Uzmanlar bitkinliği sıradan uykululukla aynı kabul etmiyor. CDC'nin kullandığı tanıma göre yorgunluk, dinlenmeyle tamamen düzelmeyebilen fiziksel veya zihinsel tükenmişlik hissini ifade ediyor.

Cleveland Clinic'ten İç Hastalıkları Uzmanı Marianne Sumego, sürekli devam eden yorgunluğun yalnızca yoğun geçen günlerle açıklanamayabileceğini belirtiyor. Sumego'ya göre uyku bozuklukları, kansızlık, tiroit sorunları, depresyon ve kaygı gibi durumlar bitkinliğe eşlik edebiliyor.
Mayo Clinic uzmanları da devam eden yorgunluğun uyku düzeni, fiziksel aktivite, kullanılan ilaçlar veya çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
TÜRKİYE'DE DE YORGUNLUK ÜZERİNE ÇALIŞMALAR VAR
Türkiye'de ABD'deki araştırmayla aynı kapsam ve yöntemle yürütülmüş güncel bir ulusal yetişkin araştırmasına rastlanmıyor. Ancak Türkiye'de farklı örneklemler üzerinde yapılan çalışmalar bulunuyor.
Hacettepe Üniversitesi araştırmacılarının 2022'de yayımladığı çalışmada 20-40 yaş arasındaki 476 sağlıklı yetişkin incelendi. Chalder Yorgunluk Ölçeği kullanılan araştırmada, kullanılan puanlama yöntemine göre yorgunluk oranı yüzde 27,7 ile yüzde 39,5 arasında hesaplandı.
Kadınların yorgunluk puanları erkeklerden daha yüksek bulundu. Bu çalışma ABD'deki ulusal araştırmayla doğrudan karşılaştırılamaz; çünkü yaş grubu, örneklem ve ölçüm yöntemi farklıdır.

İstanbul'da COVID-19 salgınının ilk döneminde yapılan başka bir çalışmada ise 3 bin 672 kişinin yüzde 64,1'i psikolojik olarak yorgun kategorisinde değerlendirilmişti. Ancak bu sonuç da salgın dönemine ve İstanbul'daki özel bir örnekleme ait olduğu için Türkiye geneline genellenemez.
UZUN SÜREN BİTKİNLİK DİKKATE ALINMALI
CDC'nin çalışması bitkinliğin nedenlerini araştırmadı ve sonuçları önceki yıllarla karşılaştırmadı. Dolayısıyla yüzde 71,5'lik oranın neden ortaya çıktığı bu araştırmadan hareketle söylenemiyor. Uzun süren veya günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen yorgunlukta ise sağlık profesyoneline başvurulması öneriliyor. Mayo Clinic, dinlenme ve yaşam tarzındaki düzenlemelere rağmen devam eden bitkinliğin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

BU BESİNLER DİNÇLİK YARATIYOR
Kronik yorgunluk için tek başına “iyileştiren” bir besin yoktur. Ancak dengeli ve yeterli beslenme, özellikle demir, B12, folat, magnezyum ve protein açısından yeterli alım, yorgunlukla başa çıkmaya yardımcı olabilir.
Öne çıkan besin grupları:
- Demir içerenler: kırmızı et, yumurta, mercimek, nohut, kuru fasulye, pekmez, ıspanak.
Demir eksikliği yorgunluğa yol açabilir. Bitkisel demirin emilimi C vitaminiyle artar. - B12 kaynakları: et, balık, yumurta, süt ve yoğurt.
- Folat kaynakları: yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, nohut, avokado.
- Magnezyum kaynakları: badem, fındık, kabak çekirdeği, kuru baklagiller ve tam tahıllar.
- Protein kaynakları: yumurta, yoğurt, balık, tavuk ve baklagiller. Gün içinde yeterli protein almak enerji dengesine katkı sağlar.
- Kompleks karbonhidratlar: yulaf, bulgur, tam tahıllı ekmek ve esmer pirinç. Enerjinin daha dengeli kullanılmasına yardımcı olabilir.
- C vitamini içerenler: portakal, mandalina, kivi, çilek, biber ve domates. Özellikle bitkisel demirin emilimi açısından önemlidir.
- Omega-3 içerenler: somon, sardalya, uskumru ve ceviz.