Ürdün, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra yerleşkesinin statüsünün İsrail tarafından değiştirilme riski nedeniyle Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırdı.
Toplantının, son dönemde aşırı sağcı Yahudi grupların kutsal alana yönelik artan baskınları ve provokatif eylemlerinin ardından düzenleneceği bildirildi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi, statükonun değiştirilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Safedi, "Bu sürekli ve tehlikeli bir tehdittir. Elimizdeki tüm imkanlarla buna karşı koymaya çalışıyoruz. Statükoya müdahale edilmesi, Filistin ve Ürdün'ün ötesine geçerek tüm Müslüman dünyasını etkileyecek dini bir çatışmayı tetikleyebilir" ifadelerini kullandı.
Ürdün, Kudüs'teki kutsal İslam mekanlarının himayesini 100 yılı aşkın süredir yürütüyor. İsrail de 1994 yılında iki ülke arasında imzalanan barış anlaşmasıyla bu düzenlemeye bağlı kalacağını taahhüt etmişti.
Ancak Amman yönetimi, son dönemde onlarca cami görevlisinin giriş izinlerinin iptal edildiğini, bir imamın cuma namazı sırasında İsrail polisi tarafından gözaltına alındığını ve Yahudi grupların kutsal alana girişlerinin belirgin şekilde arttığını belirterek mevcut statükonun ciddi tehdit altında olduğunu savunuyor.
İSRAİLLİ BAKANLAR PROVOKASYON PEŞİNDE
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, kutsal alanın İsrail'in tam kontrolüne alınmasını ve bölgede bir sinagog inşa edilmesini savunan açıklamalarıyla sık sık gündeme geliyor.
23 Temmuz'da Ben-Gvir, polis koruması eşliğinde binlerce Yahudi ziyaretçiyle birlikte alana girerek dua etmiş, İsrail bayrağı taşımış ve milli marş söylemişti.
Ürdün yönetimi bu ziyareti, "Mescid-i Aksa'nın kutsallığına yönelik saygısızlık, gerilimi tırmandıran barbarca ve kabul edilemez bir provokasyon" olarak nitelendirmişti.
Ürdün'ün çağrısıyla düzenlenecek toplantıya Arap Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Türkiye, Endonezya, Malezya ve Pakistan temsilcilerinin de katılması bekleniyor.
Safedi, Kudüs'ün son derece hassas bir noktada bulunduğunu belirterek uluslararası toplumu yaklaşan tehlikeye karşı uyarmaya çalıştıklarını söyledi.
Ürdün ayrıca, İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik baskının artabileceği ve olası kitlesel zorunlu göçün Ürdün'e yönelmesinin ülke açısından ciddi bir güvenlik ve istikrar sorunu yaratabileceği endişesini dile getirdi.
Safedi, Filistinlilerin Ürdün'e zorla göç ettirilmesinin "kırmızı çizgi" olduğunu vurgulayarak, bunun hem uluslararası hukukun ihlali hem de bölgedeki gerilimi büyük ölçüde tırmandıracak bir gelişme olacağını ifade etti.