Diyarbakır Merkez Kayapınar İlçesindeki 75 metrelik yol üzerinde başkasına ait bir akaryakıt istasyonuna tehditle sahip olmaya çalıştıkları gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesine dava açılan MHP eski İl Başkan Yardımcısı Özkan Yıldırım ile amcası Ekrem Yıldırım mağdurların şikâyeti üzerine tutuklanmış, akrabaları Mehmet Yıldırım adli kontrolle serbest kalmıştı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı üç sanık hakkında, “Birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs ve tehdit” suçundan dava açtı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca apu kayıtları incelendi ve taşınmazın Işık ailesine ait olduğu halde fiilen Yıldırımlar tarafından kullanılarak işgal edildiği belirlenince Yıldırım ailesinin Işık ailesine akaryakıt istasyonunu sattıkları halde fiilen işgal edip devir ve teslimini yapmadıkları belirtildi. Tapusunu devrettikleri halde fiilen kullanıma devam ederek satın alan ailenin istasyona girişlerine cebir, tehdit ve silah zoruyla izin vermedikleri, kamera kayıtlarında sanık Ekrem Yıldırım’ın müdüriyet dedikleri bölümde vakit geçirdiği tespit edildi.
Devir hakkını elde etmelerine rağmen sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde Işık ailesinin bahse konu taşınmaz ve eklentilerine girişlerine izin vermedikleri gibi buna izin vermemek için gece bekçisi bile çalıştırdıkları, söz konusu taşınmaz ve eklentilerinin mülkiyetinin kendilerine geçirilmesini sağlamak için mağdurlara cebir ve tehditte bulundukları ifade edildi. Sanıkların yağma ve tehdit suçunu işledikleri için üç sanığın cezalandırılmaları istendi.
ÖNCE TAPU VERİP SONRA DA TEHDİTLE GERİ ALMAK İSTEMİŞ
Ağır Ceza Mahkemesi iddianamenin kabulüyle birlikte tutuklu 2 sanığı tahliye etmişti. Davanın karar duruşmasında sanıklar suçlamaları reddetti.
Mağdurlardan Recep Recai Işık ifadesinde, Sur İlçesine bağlı Mermer Köyündeki 2867 hektar arazilerini baskı ve fiili işgal nedeniyle Yıldırım’lara satmak zorunda kaldıklarını belirtti.
Satılan arazilere karşı Yıldırım’lardan 75 metrelik yol üzerindeki akaryakıt istasyonunu tapusuyla satın aldıklarını belirterek, “Yıldırım ailesinden Zeki Yıldırım’ın gayrı resmi eşi 7 milyon lira bedelli bonoya konu alacağını alamadığı için petrole haciz uygulayıp istasyonun devrini dava etti. Buna karşılık Yıldırım ailesi fertleri bizleri darp, cebir ve tehditle bize ait taşınmaza girişimizi engelledi. Taşınmazın bize teslimi için noterden ihtar göndermemize rağmen işgal sona ermedi. Kayapınar kaymakamlığı ile valiliğe yapılan başvurularımız sonuçsuz kaldı” dedi.
KORUMA KARARI ALDIRDIK AMA KİMSE İLGİLENMEDİ
Kardeşi Abdullah Işık’ın da istasyona giderek istasyonu teslim almak istediğini ancak Yıldırımların tehdidiyle engellendiğini belirten Recep Recai Işık, “Şikâyetimiz takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Tahliye davası açıp istasyonun adımıza kayıtlı olan elektrik aboneliklerini de iptal ettirmek için ilgili kuruma dilekçe verdik, ancak elektriği kesmeye giden görevliler de yine Yıldırım ailesine mensup kişilerce engellendi. Eşim ve ben can güvenliğimiz olmadığı için şikâyette bulunduk. Özkan Yıldırım ruhsatsız otomatik silah kullanmakta ve bizleri tehdit etmektedir. Birçok kez koruma kararı aldırmamıza rağmen savcılıkça tüm şikâyetlerimize karşı takipsizlik kararı verilmiştir” dedi.
ÜÇÜNE DE 1 YIL 8 AY HAPİS VE ERTELEME
Mahkeme, sanıklar ile Recep Recai Işık ile oğlu Haktan Işık’ın araçları ile trafikte seyir halinde iken sanıkların kullandığı araç ile takip edildiklerini, mağdurun evinin bulunduğu siteye gittiklerini, sanıkların mağdur Recep’e “Seni barındırmayız” diyerek ve öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiklerini belirtti.
Mahkeme, sanıkların yağma ve gasp suçuna iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığından bu iki suçtan beraatlarına karar verdi. Sanıklar Özkan, Ekrem ve Mehmet Yıldırım tehdit suçundan 2 yıl hapisle cezalandırıldı. Mahkeme cezayı sanıkların iyi hali nedeniyle 1 yıl 8 aya indirip 5 yıl süreyle erteledi.