İran’daki savaşın küresel deniz ticaretini etkilemesiyle birlikte Somali korsanlığı yeniden yükselişe geçti.
Dünya petrolü ve doğalgaz taşımacılığının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim nedeniyle birçok şirket rotalarını değiştirmek zorunda kaldı.
Ticari gemilerin çatışma bölgelerinden kaçınarak Afrika’nın güneyinden dolaşması, yoğun deniz trafiğini Somali açıklarındaki yüksek riskli sulara yönlendirdi. Korsan gruplarının da bu yoğunluğu fırsata çevirdiği ifade ediliyor.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO), 12 Mayıs tarihli güvenlik uyarısında Somali korsanlarının şu anda en az üç gemiye el koyduğunu açıkladı. Bunlar arasında iki petrol tankeri ile bir yük/çimento gemisi bulunuyor.
Korsanların ele geçirdiği İran bayraklı bir teknenin ise kurtarıldığı bildirildi.
NEREDEYSE HER GÜN BİR GEMİ SALDIRIYA UĞRUYORDU
1990’lardan bu yana güçlü bir merkezi yönetime sahip olmayan Somali’de korsanlık özellikle 2000’li yılların sonunda küresel bir tehdit haline gelmişti. 2011 yılında bölgede 237 korsanlık olayı kaydedilmiş, küresel ekonomiye maliyetinin yaklaşık 7 milyar dolara ulaştığı açıklanmıştı.
Avrupa Birliği Deniz Gücü Operasyonu Atalanta geçen ay yaptığı açıklamada Somali açıklarında korsanlık faaliyetlerinde yeniden artış gözlendiğini doğruladı.
Somalili milletvekili Mohamed Dini ise korsanlığın yeniden yükselmesini hem bölgesel savaşlara hem de ülke içindeki istikrarsızlığa bağladı.
Dini, korsan gruplarının Yemen’deki Husiler ile iş birliği geliştirdiğini öne sürerek, Orta Doğu’daki mevcut krizlerin korsan ağlarına yeniden hareket alanı açtığını söyledi.
Uzmanlara göre İran savaşı nedeniyle bazı uluslararası donanma unsurlarının Hürmüz Boğazı çevresine kaydırılması da Somali açıklarında güvenlik boşluğu oluşturdu.