MERVE ŞİŞMAN / NEFES

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, geçen gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmenin perde arkasını ve gündeme dair değerlendirmelerini NEFES’e anlattı. Basına kapalı gerçekleşen görüşmeye ilişkin Arıkan, “İttifak gündemimizde yoktu. Siyasiler birbirlerinin düşmanı değil, rakibidirler. Cumhurbaşkanı ile ülke meselelerini değerlendirdik. Ağırlıklı olarak Gazze’deki soykırımı konuştuk” dedi. Arıkan’ın değerlendirmeleri şöyle:

- SARAYDA ZİRVE: Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen görüşmemizde ülke meselelerini değerlendirdik. Görüşlerimizi dile getirdik. Ağırlıklı olarak Gazze’deki soykırımı konuştuk. Gerçekten Gazze’de büyük bir vahşet yaşanıyor. Gazze başta olmak üzere gündemdeki gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunduk. İttifak meselesi ile ilgili bir gündemimiz yoktu. Siyasiler birbirlerinin düşmanı değil rakibidirler. Biz veya başkası fark etmez. Bir siyasi parti genel başkanının elbette Cumhurbaşkanı ile görüşmesinden, karşılıklı saygı çerçevesinde ülke meseleleri ile ilgili görüş ve düşüncelerini aktarmasından daha doğal bir şey olamaz.

BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI

- BAŞKANLIK SİSTEMİ: Meseleler şahıslar üzerinden değil sistemler üzerinden tartışılmalı kanaatindeyiz. Maalesef Türk tipi başkanlık sistemi ekonomi başta olmak üzere hemen her alanda büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Çok büyük vaatlerle çok büyük beklentilerle hayata geçirilmişti. O zaman biz endişelerimizi, kaygılarımızı çok net bir şekilde aziz milletimizle ve muhataplarımıza paylaşmıştık. Aradan geçen süreç bizi haklı çıkardı. Türkiye’de yasama, yürütme, yargı arasındaki denge bozuldu, özellikle adalete duyulan güven ortadan kalktı. Bu süreçte güçlenen Meclis olsun istiyoruz. Halkın TBMM’de güçlü şekilde temsil edildiği, kurumların bağımsız olduğu bir yönetim anlayışından yanayız.

- İTTİFAKLAR: Halkımızın sorunlarının çözümü noktasında istişare kültürünü önemsiyoruz. Parlamentoda milletimizin sıkıntılarını ve beklentilerini güçlü bir şekilde dile getirebilmek için grubun varlığı önemli. TBMM’de bir grup oluşturduğunuz takdirde çok daha güçlü bir şekilde yasama faaliyetlerinde yer alabiliyorsunuz. Yeni Yol Grubu, gayet başarılı bir şekilde yoluna devam ediyor. İttifaklar konusunu konuşmak için henüz çok erken. Ama bizim Saadet Partisi olarak temel yaklaşımımız şu; biz isimler üzerinden değil ilkeler üzerinden siyaset yaparız. Bu noktada Türkiye’de her partiyle görüşebilen, ülke menfaati söz konusu olduğunda herkesle bir araya gelebilen bir kültür ve birikime sahibiz. Biz asla günübirlik siyasi hesaplarla değil, milletin çıkarları doğrultusunda adım atarız.

- TERÖRSÜZ TÜRKİYE: PKK terörü, tam 47 yıldır Türkiye’nin insan gücünü ve maddi kaynaklarını adeta bir kara delik gibi yutan bir beladır. Bu sebeple ‘süreci’ kıymetli buluyoruz. Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü, kardeşlik hukukunun korunması bizim daima kırmızı çizgimiz olmuştur. Bu sürecin, TBMM’deki ortak iradeyle kalıcılaşması, kanın, gözyaşının son bulması, en büyük temennimizdir. Silahların ortadan kaldırılması elbette önemlidir. Fakat Meclis zemininde, toplumun tüm kesimlerinin dahil edilmesiyle şeffaf bir süreç yürütülmelidir. Biz bu sürece sadece terör ve güvenlik penceresinden değil, yaşanabilir bir Türkiye’nin inşası olarak bakılması gerektiğini düşünüyoruz. Yaşanabilir bir Türkiye konusunda atılacak her samimi adıma her türlü katkıyı vermeye hazırız.

Siyasiler birbirlerinin düşmanı değil rakibi - Resim : 1

Adalet sarsılırsa devlet sarsılır

Mahmut Arıkan, Türkiye’de adalete olan güvenin zedelendiği bir dönemde, yargının yeniden tarafsız ve bağımsız hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, şunları söyledi: “Yargının bağımsız ve tarafsızlığı için hakim-savcı teminatı güçlendirilmelidir. Mahkemelerin kararlarına siyasilerin müdahalesi engellenmelidir. HSK üyeleri, siyasi etki alanı dışına çıkarılmalıdır. Herkes kendisi için adaleti isterse olmaz. Adalet hoşumuza gideni istemek değil, hoşumuza gitmediyse de adil bir kararı kabullenebilmektir.” Devletin temelinin adalet olduğuna işaret eden Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu temel sarsılırsa devlet sarsılır.”