DİLAN KUTLU/ NEFES

Terörsüz Türkiye süreci başladığından bu yana Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının iyileştirildiği, bu kapsamda adada hem konut hem de çalışma ofisi olarak kullanılabilecek bir yapı inşa edildiği öne sürülüyordu. Gazeteci Nagehan Alçı’nın aktardığına göre MHP lideri Devlet Bahçeli, İmralı’da Öcalan için bir konut yapıldığını doğruladı. Alçı’nın aktardığına göre Bahçeli, ‘evin bahçeli, insani yaşam koşullarına uygun, konforlu bir yer’ olduğunu söyledi. Bahçeli ayrıca Öcalan’ın konuta geçmek için kendisine “statü” verilmesini beklediğini belirtti. AKP’li Şamil Tayyar ise Öcalan’ın söz konusu yapıdan bir süredir yararlandığını ileri sürdü.

DEM HEYETİ YAPIYI GÖRDÜ

DEM Parti kaynaklarının verdiği bilgiye göre İmralı’daki konut yaklaşık bir yıl önce inşa edildi. DEM Parti İmralı heyeti ada ziyaretleri sırasında söz konusu yapıyı gördü. Devlet yetkilileri ile İmralı heyetinin katıldığı bir ya da iki toplantı da burada gerçekleştirildi. Buna karşın Öcalan’ın henüz konuta tamamen geçmediği ve Çerçeve Yasa’nın uygulanmasını beklediği ifade edildi. Kaynaklar Öcalan’ın yaklaşımını şöyle aktardı: “Benim Meclis’e girme talebim yok. Ben örgütü feshedeceğim, silah bırakılmasını sağlayacağım ancak bunları yapabilmem için koşullarımın düzeltilmesi gerekiyor. Toplumla, gazetecilerle, yazarlarla ve akademisyenlerle görüşebilmeliyim. Yasa olmadan ben konuta geçip ne yapacağım? Bu işin yasası olsun, toplumla diyalog kurabileyim. Eğer bu olacaksa geçeyim, yoksa geçmem.”

Dervişoğlu’ndan tepki: ‘Hukuktan devletten geriye ne kalmıştır?’

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Öcalan için İmralı’da ev hazırlanmasına tepki gösterdi. İnfaz hukukunun kişiye değil kanuna göre işlediğini belirten Dervişoğlu, Türk Ceza Kanunu ve 5275 sayılı Kanun’un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl infaz edileceğini düzenlediğini ifade etti. Bahçeli’nin tarif ettiği, iki katlı, ofis ve yaşam alanları bulunan ve akrabaların da yerleşebileceği bir konutun ilgili yasada karşılığının bulunmadığını belirten Dervişoğlu, hükümlüyle aynı çatı altında yaşanmasının mevcut ziyaret rejiminin ötesine geçtiğini ifade etti. Öcalan’ın devletle statü pazarlığı yaptığını belirten Dervişoğlu, “Bir hükümlü, devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebiliyorsa, hukuktan geriye ne kalmıştır, devletten geriye ne kalmıştır?” ifadelerini kullandı.