Cebelitarık’ta yaklaşık 40 bin kişinin ve işletmelerin atık suları, arıtma tesisi bulunmaması nedeniyle doğrudan Akdeniz’e boşaltılıyor. Bölgenin bugüne kadar hiçbir atık su arıtma tesisine sahip olmadığı belirtildi.
On yıllardır süren uygulamada, özellikle yarımadanın güney ucundaki Europa Point bölgesinden denize bırakılan ham kanalizasyonun “doğal olarak dağıldığı” savunuluyor. Ancak çevre örgütleri, bölgede ıslak mendil ve plastik atıkların kayalar ve yosunlar arasında yaygın şekilde görüldüğünü ifade ediyor.
Uzmanlara göre arıtılmamış atık sular, denizde oksijeni azaltan zehirli alg patlamalarına yol açabiliyor. Bu durum deniz canlılarının yaşamını tehdit ederken, kimyasallar ve mikroplastikler yoluyla ekosisteme zarar veriyor. Ayrıca insan sağlığı açısından da patojen ve antibiyotik direnci riski oluşturuyor.
Sorunun çözümüne yönelik girişimler ise yıllardır sonuçsuz kaldı. 2017’de Avrupa Adalet Divanı, Birleşik Krallık’ın Cebelitarık’taki atık suların arıtılmaması nedeniyle yasaları ihlal ettiğine hükmetti. Ancak Brexit sonrasında Avrupa Komisyonu’nun yaptırım gücü ortadan kalktı.
Son olarak 2025 yılında hükümet, bölgede bir arıtma tesisi kurulması için uzun vadeli bir sözleşme imzaladı. Projenin planlama sürecinin devam ettiği ve inşaat öncesi çalışmaların başladığı açıklandı.
Yetkililer, plajlardaki su kalitesinin düzenli olarak ölçüldüğünü ve yüzme alanlarının “mükemmel” seviyede olduğunu savunurken, çevreciler mevcut durumun hem ekolojik hem de ekonomik açıdan ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini vurguluyor.