Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında Tören Salonu’nda toplandı. Komisyonda kimlerin, hangi kurum ve kuruluşların dinleneceği konusunda partilerin önerilerinin alındığı toplantıda, Kurtulmuş’un açılış konuşmasının ardından partiler adına konuşmalara geçildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in hayatı boyunca Kürt sorunu üzerine çalıştığını hatırlattı, komisyona çağrılmasını istediklerini söyledi. Gökçen, katledilen gazeteci Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in de komisyona davet edilmesi halinde çalışmalara katkı sağlayacağını dile getirdi.

CHP’nin davet edilmesini önerdiği kişi, kurum ve kuruluşlar arasında Barış Anneleri, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, Alevi Bektaşi Federasyonu ve azınlık temsilcileri de yer aldı. TİP ise Can Atalay ve Osman Kavala’nın da yer aldığı siyasi tutukluların komisyona çağrılmasını istedi. Komisyonun 19 Ağustos’ta dördüncü toplantısına şehit aileleri ve gaziler davet edilecek.

KURTULMUŞ’TAN 'SÜRECİ HIZLI BİTİRELİM' ÇAĞRISI

38 milletvekilinin söz aldığı toplantı 6 saat 45 dakika sürdü. TBMM Başkanı Kurtulmuş toplantıyı kapatırken “Hem içeride hem dışarıda bu meselenin olmasını isteyenler de istemeyenler de var. O nedenle akıl ve mantıkla ala mutlaka hızlı bir şekilde tamamlamak zorundayız. Süreç ne kadar uzarsa fitne unsurlarının girmesi ihtimali artar” diye konuştu. Kurtulmuş milletvekillerine “komisyonu magazinleştirmeyelim” çağrısı da yaptı.

"KENDİ RAPORUMUZU BİZZAT OKUYARAK TUTANAKLARA GEÇMESİNİ SAĞLADIK"

Toplantısının ardından CHP komisyon sözcüleri Grup Başkanvekili Murat Emir ile Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen komisyon toplantısına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmede bulundu. 7 saatlik yorucu bir çalışmanın yapıldığını belirten Grup Başkanvekili Murat Emir şunları kaydetti:

- "Bugün komisyon çalışmamızın üçüncü gününde yaklaşık 7 saatlik uzun bir çalışma yapıldı. Söz isteyen milletvekillerinin bütün talepleri karşılandı. Herkes söylemesi gereken, söylemeyi düşündüğü sözü eksiksiz söyledi. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak önceden çalıştığımız, üzerinde ayrıntılı çalışmalar yaptığımız adalet ve demokrasi komisyonumuzun hazırlamış olduğu 29 maddelik demokratikleşme ve ülkemizin içinde bulunduğu acil hukuki sorunların çözümü, adaletin sağlanması için acilen yapılması gereken noktaların altını çizdik. Ve kendi raporumuzu bizzat okuyarak tutanaklara geçmesini sağladık.

"MECLİS BAŞKANI’NIN TOPLANTI SONUCUNDA DEMOKRATİKLEŞME VE ADALETİ VURGULAMASI ÇOK DEĞERLİYDİ"

- Özellikle komisyon süresince infaz yasasında değişiklik yapılması gerektiği, cezaevlerinin tıka basa dolu olduğu, tutukluluğun bir istisnadan çıkıp adeta bir rutine dönüştüğü, peşinen cezalandırmaya dönüştüğü birçok milletvekili tarafından söylendi. Aynı şekilde atılması gereken adımlar paylaşıldı. Özellikle meclis başkanının toplantı sonucunda toplantı ile ilgili olarak toplantıda yapılanlar ve sonucunda üzerinde odaklanılacak konular açısından demokratikleşme ve adaleti vurgulaması çok değerliydi.

"DEMOKRASİ VE ADALET VURGUSU ÖZELLİKLE CHP GRUBUNUN KOMİSYONUNDAKİ ISRARI ÜZERİNE O BİLDİRİYE GİRDİ"

- Demokrasi ve adalet vurgusu özellikle Cumhuriyet Halk Partisi grubunun komisyonundaki ısrarı üzerine o bildiriye girdi. Çünkü biz özellikle başından beri şunun altını çiziyoruz; Mutlaka yapılacak çalışmalar bir yönüyle Türkiye'de terörü sonuna kadar durdurmaya dönük iken aynı zamanda toplumsal barışı sağlayacak aynı zamanda demokrasimizi güçlendirecek, aynı zamanda içinde bulunduğumuz derin adaletsizlikleri giderecek diğer alanlara da eğilmek, diğer alanlardaki acil sorunlara da mutlaka çözümler üretmek zorundadır.

- Dolayısıyla da bu komisyonun bir yönüyle Türkiye'deki terörü kalıcı olarak bitirmeye odaklanırken aynı zamanda ve eş zamanlı olarak mutlaka tüm Türkiye'deki özellikle 19 Mart darbe süreci, özellikle kayyum uygulamaları, özellikle tutuklu yargılamaların son derece bir kural haline gelmiş olması gibi son derece demokrasi ve adalet açısından yaralayıcı durumları giderici adımların atılması ve bu komisyonda bu adımlara ön ayak olması açısından bizim açımızdan kıymetliydi. Meclis Başkanı'nın bizim bu önerilerimizi ve gündemde demokratikleşme ve adalet kavramlarının birinci sırada olması gerektiğine dönük taleplerimizi karşılamış olması bugün açısından olumlu karşılayacağımız gelişmelerdir.”

"ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİ DERNEKLERİ'NİN DE KOMİSYONDA YER ALMASI GEREKTİĞİNİ İFADE ETTİK"

Çeşitli dernek, platform ve STK’ların da komisyonda dinlenilmesi için bir liste sunduklarını belirten Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen de şunları kaydetti:

- "Bugün Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda demokratikleşme paketimizin yanında komisyonun dinlemesini istediğimiz çeşitli dernekleri, platformları, sivil toplum örgütlerini, meslek örgütlerinin ve uzmanları da dile getirdik. Bunlar arasında sürecin en başından itibaren bütün sürece gözlemcilik yapması gereken, bizzat katılarak görüşlerini dile getirmesi gereken şehit yakınları ve Gazi Derneklerinin de orada yer alması gerektiğini ifade ettik. Bunun yanında Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer kendisi hayatı boyunca Kürt sorunu üzerine çalışmış çözüm üzerine ve toplumsal barış üzerine çalışmış akademisyen olarak komisyon tarafından dinlensin dedik.

"DİYARBAKIR ANNELERİ, BARIŞ ANNELERİ VE CUMARTESİ ANNELERİ'NİN DİNLENİLMESİNİ TALEP ETTİK"

- Ayrıca bu konuda çalışan sivil toplum örgütleri, meslek örgütlerini annelere ayırmadan hem Diyarbakır annelerini, hem barış annelerini, hem Cumartesi annelerini, hem de aile dayanışma ağını komisyonunu dinlemesini talep ettik. Bununla birlikte bir liste halinde dinlenmesi gereken sürecek katkı sunmak üzere görüşlerini paylaşmasını önemli gördüğümüz bütün kurumların bir listesini de komisyon başkanlığına ilettik."