Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, ihracatta güncel gelişmeler ve 2026 hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Yüksek faiz, düşük kur" politikası nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerin son 2,5 yılda rekabetçiliklerinin zayıfladığını ifade eden Gültepe, talep ve beklentilerinin karşılanması durumunda Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 yılı için öngörülen 282 milyar dolarlık hedefin rahatlıkla üzerine çıkabileceklerini vurguladı.
Gültepe, jeopolitik risklere, emek yoğun sektörlerde yaşanan rekabetçilik kaybına ve küresel pazarlarda artan korumacılık önlemlerine rağmen Türkiye'nin ihracatını 2025'te yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara çıkardığını anımsattı.
BEŞ FİRMA VE PARİTE ETKİSİ
Mustafa Gültepe, gelecek günlerde netleşecek hizmet ihracatının da 122 milyar dolar civarında olacağını tahmin ettiklerini, hem mal hem de hizmet ihracatında en yüksek yıllık rakamlara ulaşılmasının elbette önemli olduğunu ancak tabloyu iyi analiz etmek durumunda olduklarını dile getirdi.
2025'te değer olarak 11,6 milyar dolarlık ihracat artışı gerçekleştirildiğine işaret eden Gültepe, şunları kaydetti:
"Bu farkın 7,7 milyar dolarlık kısmı otomotiv, savunma sanayi ve mücevher sektörlerindeki sadece beş firmanın ihracatından geldi. Ayrıca 5,4 milyar dolarlık da parite kaynaklı artımız var. Yani parite ve 5 firmanın katkısı olmasaydı 2025'i ekside tamamlamak gibi bir sonuçla karşılaşabilirdik. Oysa bizim ihracatta iddialı hedeflerimiz var. Biz Türkiye'yi uzun vadede en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına, yani ihracatın şampiyonlar ligine çıkarmak istiyoruz. Şampiyonlar ligine çıkabilmemiz için ihracatımızı tabana yaymamız, tüm sektörlerden katkı almamız, sürdürülebilir büyüme ile her yıl çift haneli artışları yakalamamız gerekiyor. Bunun da yolu üretim ve ihracatı yeniden ekonomik büyümenin lokomotifi yapmaktan geçiyor."
DESTEK TALEBİ
Mustafa Gültepe, arzu ettikleri oranlarda olmamakla birlikte genel ihracatın arttığına ancak hazır giyim başta olmak üzere emek yoğun sektörlerin ihracatında üç yıldır devam eden daralmanın üretime, imalat sanayi istihdamına olumsuz yansıdığına işaret etti.
Gültepe, şöyle devam etti:
"Mevcut koşullarda kuru rekabetçi seviyeye çıkaracak bir ortam görünmüyor. Bizim artan maliyetleri dengeleyebilmemiz için ürün fiyatlarımızda döviz bazında yüzde 15-20 artış yapmamız gerekiyor ancak en fazla yüzde 2-3 artış yapabiliyoruz. Dolayısıyla 3 yıl önceki rekabetçiliğimiz kazanabilmemiz için farklı destek mekanizmalarını devreye almak durumundayız. Bu kapsamda emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğimizi yeniden kazanabilmemiz için istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli bir şekilde uygulanacak düzenlemelerin yapılması ve ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerekiyor."
"HİÇBİR SEKTÖRÜMÜZDEN VAZGEÇME LÜKSÜMÜZ YOK"
TİM Başkanı Gültepe, her sektör için stratejilerini gözden geçirip güncellemeleri gerektiğine dikkati çekerek, hiçbir sektörden vazgeçme lükslerinin olmadığını söyledi.
Yüksek teknolojinin, AR-GE'nin, inovasyonun, tasarımın, markalaşmanın çarpan etkisinden yararlanmaları gerektiğini anlatan Gültepe, yeşil ve ikiz dönüşümü de hızla tamamlamaları gerektiğini vurguladı.
Gültepe, "TİM olarak bahsettiğim başlıkların hepsinde farklı paydaşlarla işbirlikleri yapıyor, birçok proje yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarla halen ortalama 1,6 dolar civarında olan ihracat kilogram birim fiyatımızı 3 dolara çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.
"KİMSE PARASINI ÜRETİME YATIRMAK İSTEMEZ"
Gültepe'nin basın toplantısına dair AA dışında Reuters da bir haber yayımladı. Gültepe'nin açıklamalarından satır başları şöyle oldu:
"* Sıkı ekonomi politikası uzun sürdü, üç yıldan beri geldiğimiz noktada üretim tarafında sıkıntı var
*Üç yılın sonunda enflasyon hala yüzde 31 seviyesinde; faizlerin yüzde 38 olduğu yerde kimse parasını üretime yatırmak istemez.
* Hazır giyim, deri, mobilya gibi emek yoğun bazı sektörler 2026'da küçülmeye devam edecek. Bizim için gerçek iyileşme herhalde 2027 ve sonrasında olur.
* 2024'ü ve 2025'i kaybettik, 2026'da aynı şartlar devam ediyor; kur artmayacaksa döviz dönüşüm desteğinin artırılması lazım.
* TCMB ihracatçı dövizlerine, bozdurma oranlarına göre değişen destek limiti belirlenmesi konusunda çalışacağını söyledi.
* 2026 ihracat hedefimiz 282 milyar dolar; en büyük risk yüksek faiz ve rekabetçiliğimizi kaybetmemiz.
* Emek yoğun sektörlerde istihdam desteğinin 6,000 TL'ye, asgari ücret desteğinin 2,500 TL'ye çıkarılması; ihracatçının uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerek. (AA, Reuters)
Yabancıya konut satışı 9 yılın dibindeEmlak
Gözler Merkez'in faiz kararında: İşte son tahminlerFinans
Beklenen kripto baharı gelmedi: Trump rüzgârı Bitcoin'i uçuramadıFinans