Sağlıklı yaşam söz konusu olduğunda beslenme, egzersiz ve günlük alışkanlıklar büyük önem taşıyor. Ancak "sağlıklı" olarak kabul edilen her davranışın fazlası, daha iyi sonuç anlamına gelmiyor.
Access Medical Labs Başhekimi Dr. Mitch Ghen, Amerikan gazetesi New York Post'a yaptığı açıklamada ilk bakışta sağlıklı görünen bazı tercihlerin düşünüldüğü kadar yararlı olmayabileceğini belirterek beş yaygın alışkanlığa karşı uyardı.
KARBONHİDRATLARI TAMAMEN KESMEK
Karbonhidrat tüketimini azaltmak kilo vermeye ve kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olabiliyor. Ancak Ghen'e göre karbonhidratları beslenmeden tamamen çıkarmak iyi bir fikir değil.
Meyve, sebze ve tam tahıllı gıdalar gibi sağlıklı karbonhidrat kaynaklarının hayati besin ögeleri taşıdığına dikkat çeken Ghen, bu besinlerin tamamen kesilmesinin ciddi vitamin ve mineral eksikliklerine yol açacağını vurguladı.

Ghen en fazla araştırılan beslenme modellerinden biri olan Akdeniz diyetinin son derece sağlıklı kabul edildiğini ve karbonhidratları yasaklamadığını hatırlattı.
GEREĞİNDEN FAZLA TAKVİYE KULLANMAK
Vitamin ve mineral takviyelerinin fazla kullanılması da Ghen'in dikkat çektiği alışkanlıklardan biri. "Daha fazla takviyenin otomatik olarak daha iyi sağlık anlamına geldiğini düşünmeyin" diyen Ghen, bazı takviyelerin birbirlerinin emilimini veya etkilerini değiştirebileceğini söyledi.
Örneğin kalsiyum, magnezyum, çinko ve demir aynı emilim yollarını kullanıyor. Bunların aynı anda alınması durumunda bazıları emilirken diğerlerinin yeterince emilememesi mümkün.

Bazı takviyelerin birlikte kullanılması ise etkilerini tehlikeli seviyelere çıkarabiliyor. Ginkgo biloba ve omega-3'ün birlikte kullanılması kanı aşırı derecede inceltebilir. Bu risk zaten kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde daha da önem kazanıyor.
Takviye kullanımında kişinin kendine özgü ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Ghen, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının doktor tarafından değerlendirilmesini önerdi. Haberde aktarılan verilere göre ilaç kaynaklı karaciğer hasarlarının yüzde 20'ye varan bölümü takviyelerle bağlantılı olabiliyor. Bazı bileşikler ise böbreklerde tehlikeli düzeylerde birikebiliyor.
VÜCUDU AŞIRI ZORLAYAN EGZERSİZLER
Düzenli fiziksel aktivite sağlığın önemli unsurlarından biri olsa da egzersizde de aşırıya kaçmak da sorun yaratabiliyor. Ghen kronik ve aşırı egzersizin oksidatif stres ile inflamasyonu artırabileceğini ve bunun egzersizin bazı sağlık yararlarını azaltabileceğini belirtti.
Yapılan araştırmalar da ultra maraton gibi ekstrem dayanıklılık sporlarıyla uğraşanlarda kolorektal kanser riskinin artabileceğini gösteriyor.
Performansı sürdürmekte zorlanmak, giderek daha uzun dinlenme sürelerine ihtiyaç duymak, sürekli yorgunluk, depresif hissetmek veya ruh hali değişiklikleri yaşamak aşırı egzersizin işaretleri arasında yer alabiliyor.
YUMURTANIN SADECE BEYAZINI YEMEK
Kaloriyi sınırlarken protein alımını korumak isteyen birçok kişi yumurtanın yalnızca beyazını tüketmeyi tercih ediyor. Ancak Ghen'e göre yumurtanın besleyici öğelerinin büyük bölümü sarısında bulunuyor.

Ghen, yumurta beyazının protein sağladığını ancak yalnızca beyazının tüketilmesinin kolin ile yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerinin yetersiz alımına yol açabileceğini söyledi. Ghen ayrıca bunun, saç, tırnak ve cilt sağlığının yanı sıra sağlıklı beyin fonksiyonları açısından gerekli olan biyotinin emilimini de engelleyebileceğini belirtti.
MEYVE SUYU DETOKSLARINA BAŞVURMAK
Kilosuyla ilgili endişe yaşayan yetişkinlerin yaklaşık yüzde 20'sinin meyve suyu detoksunu denediği belirtiliyor. Ancak Ghen, vücudun zaten kendi doğal arınma mekanizmalarına sahip olduğuna dikkat çekiyor.
"Detoks kelimesinden nefret ediyorum. Vücudunuzun zaten doğal bir detoks sistemi var" diyen Ghen, meyve suyu oruçlarına güvenmek yerine beslenme, uyku, fiziksel aktivite ile sağlıklı karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Su içmek, atıkların idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor. Meyve ve sebzelerden yeterli lif almak ise bağırsakların sağlıklı çalışmasını ve atıkların vücuttan atılmasını destekliyor.
Egzersiz de kan ve lenf sistemlerinin dolaşımını destekleyerek vücudun doğal süreçlerine katkıda bulunuyor.
Uyku ise özellikle beyin açısından önem taşıyor. Uyku sırasında çalışan glimfatik sistem, beyinde biriken zararlı atıkların temizlenmesinde rol oynuyor. Beyindeki toksik madde birikiminin Alzheimer hastalığıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uzman doktor anlattı: Alzheimer riskini düşürmek için bunları yapıyorSağlık