Kadıköy'deki ilk maçta oynanan futbol taraftarı tatmin etmese de, Talisca’nın frikiği ve rakip kalecinin hatasıyla gelen gol teselli ikramiyesi olmuştu.
Rövanşta da, Gornik oyuncularının deneyimsizliği sayesinde kazanılan penaltı yine Talisca’yı devreye soktu.
Maçın başında atılan gol ve tur avantajının iki farka yükselmesi, Polonya'daki güçlü tribün desteği karşısında Fenerbahçe için en iyi senaryoydu.
Ama oynanan futbolun anlamsızlığı ve çaresiz görüntüsü, Gornik maçı için değil, Sturm Graz eşleşmesi için endişe verici.
İlk yarının son dakikasında yenilen gol, Fenerbahçe’nin ikinci yarıda uyanması için alarmdı ama İsmail Kartal yaptığı değişikliklerle el frenini çekti.
Neyse ki, Fenerbahçe, bir kaza olmadan tur biletini cebine koymayı bildi. Ancak yıldızlarla dolu kadrosuyla Gornik karşısında iki maçta, sadece iki gol atabildi. Biri frikik, diğeri penaltı.
Akan oyunda değil gol atmak, doğru dürüst bir organizasyon bile görmek mümkün olmadı. Bu bile durumun vahametini anlatmaya yeterli.
‘Daha sezonun başı, takım hazır değil’ bahanesine sığınmak işin kolayı. Bir sonraki tur aynı görüntü devam ederse, bu işin bahanesi de olmaz, telafisi de.
O zaman da şunu duyarız; ‘üç kez takımın başına gelip, hiçbir başarı elde edemeyen bir hocayı, hangi akla hizmetle dördüncü kez göreve getirdiniz?’
Söylemesi benden.