Aziz Yıldırım yönetimi ilk resmi maçına çıktı. Kadıköy’de tribünler yeni heyecan, yeni umutlarla ışıldadı.
Taze transferlerden sadece Ake sahadayaydı. İlk 11’in geri kalanı aşina olduğumuz isimlerdi. Buna rağmen istediği organizasyonları oluşturmakta güçlük çeken bir Fenerbahçe vardı.
Guendouzi, Fred, Bartuğ orta sahası, ikinci, üçüncü viteste takılı kalıp motoru bağırtan arabaya benzedi.
Kerem Aktürkoğlu-Oosterwolde uyumsuzluğu göze batarken, Semedo-İrfan Can kanadını ayakta tutan Portekizlinin oyun zekası oldu.
Talisca’nın, hayaleti oynadığı ilk yarıda attığı frikik golü, olası bir kriz durumuna karşı emniyet şeridi görevi gördü.
♦♦♦♦♦
Devre arası soyunma odasında da İsmail Kartal şerit çekmiş olacak ki, Fenerbahçe, ikinci yarıya ‘Kim olduğunu hatırla’ pankartına cevap niteliğinde bir oyunla başladı.
Üst üst pozisyonlar, direğe takılan vuruşlar, gol gelmese de’ İsmail Kartal futbolu’ olarak hafızalarda kalan günleri anımsattı.
Ama farkı artıracak goller gelmeyince, 1-0’lık galibiyete rağmen taraftarın ağzında buruk bir tat kaldı.
O burukluğun adı da santrforsuzluk.
‘Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla; Fenerbahçe santrforsuz, hâlâ.