Fenerbahçe'de seçim mevsimi açıldı, hava yine elektrikli.
Resmi adaylığını net biçimde ortaya koymuş tek isim şimdilik Barış Göktürk. Hakan Safi ile Mehmet Ali Aydınlar aportta bekliyor. Aziz Yıldırım'ın masaya elini koyup koymayacağı ise bambaşka bir hesap. O el bir indi mi, masadaki bütün kartlar yeniden dağıtılır.
Geçtiğimiz gün Göktürk'ün basın davetindeydim. Ekim 2025'ten beri medyanın baş köşesinde. Su gibi akan bir konuşması var. Hitabeti güçlü, duruşu kendinden emin, karşısındakine güven veriyor. Vaatleri, Fenerbahçe'nin uzun zamandır ihtiyacı olan bir ufku işaret ediyor. Vizyonu, bu kulübün ihtiyaç duyduğu değişime ışık tutar nitelikte.
Yanında anılan isimler de yabancı değil. Selahattin Baki, Ferhat Eren, Ozan Balaban, Savaş Adalet... Hepsinin bu camiada bir karşılığı var. Her birinin bir hikâyesi.
♦♦♦♦♦
Lakin…
İşin "lakin"i, hikâyenin tuzu biberi.
"Dışarıyla savaşacağız, içeriyle barışacağız" cümlesi kulağa hoş bir ezgi bırakıyor, doğru. Gel gör ki aynı ağızdan Mehmet Ali Aydınlar'a "aday olursan 3 Temmuz dosyasını açarım" çıkışı dökülüyor. Arkasından da "aday olma ama bize dışarıdan destek ver" daveti… Bir elde sopa, öbür elde zeytin dalı. Hangisine inanacağız?
♦♦♦♦♦
Aydınlar bahsi başlı başına bir muamma zaten. 3 Temmuz'un günah keçisi ilan edildiği günden bugüne sırtını dönmedi bu kulübe.
Yıldırım döneminde de sponsor oldu, Koç döneminde de. Cebini tutmadı. 2013 seçiminde Yıldırım'ın karşısına dikilip 2.383 oy almış adamdır kendisi.
Yıldırım'ın gücünün zirvesinde alınmış oydur bu, hafife alınacak rakam değildir. Şimdi onu "hain" diye damgalamak da, "kahraman" diye omuzlara almak da kongrenin işidir. Kulüp tarihini Twitter linçleri yazmıyor henüz, çok şükür.
♦♦♦♦♦
2018'deki Yıldırım-Koç düellosundan beri Fenerbahçe'nin üstüne bir kara bulut çökmüş durumda.
Başkan adayları artık proje anlatmıyor, rakibinin pabucunu dama atmanın derdine düşüyor. Yarış değil bu, posta kavgası. Birbirinin kirini millete meze etme müsabakası.
Sahada kazanılamayan kupaların acısı sanki kongre kürsüsünde, mikrofon başında çıkartılıyor.
Peki bu şamatadan en çok zarar gören kim? Yine Fenerbahçe.
♦♦♦♦♦
Diğer adaylar da kartlarını açtığında geniş çaplı bir değerlendirme yapmak elbette mümkün olacak.
Kim ne vaat ediyor, masaya neyi koyuyor, projesi mi var yoksa yalnızca eleştirisi mi, tablo ancak o gün netleşecek. Lakin o güne dek göreceğimiz manzarayı kestirmek zor değil.
Sosyal medyada troll ordularının birbirine girdiği, şantajların havada uçuştuğu, eski defterlerin yaprak yaprak yırtıldığı bir kavga meydanı.
♦♦♦♦♦
Naçizane görüşüm şu: Hiçbir aday rakibinin pisliğini eşeleyerek başkan olmaya soyunmasın.
Bu yolla varılan koltukta huzur yoktur, kalıcılık hiç yoktur. Kongre yapısı da artık eskinin kongresi değil. Camia haini de kahramanı da, samimi olanı da rol kesip ahkâm keseni de, bu işin ehlini de pop yıldızı hevesindekini de çoktan ayırdı birbirinden.
Bu camia, burnunun dibindeki sandığa nasıl baktığını çok iyi bilir.
Birbirinize darağacı kurmayı bırakın.
Bırakın, yargıyı kongre, hükmü tarih versin.