CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SÖZCÜ TV’de katıldığı programda, 2016 yılında Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu bazı siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde verilen oy nedeniyle pişman olup olmadığı soruldu. Kılıçdaroğlu, “Hayır değilim” yanıtını verdi. Dokunulmazlık konusundaki yaklaşımının değişmediğini belirten Kılıçdaroğlu şu cümleleri kurdu: “Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, kişi aklansın. Selahattin Bey’le ilgili verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim.”

Kılıçdaroğlu’nun “Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim” cümlesi akla 1 Temmuz’da, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek “Kurultay Ceza Davası”nı getirdi. O davada, Ekrem İmamoğlu’yla birlikte 12 kişi yargılanırken, Özgür Özel’le birlikte dokuz CHP’li vekilin dosyası 12 Mayıs 2025’te ayrılmıştı.

Özgür Özel için yapılan tespit

11 Haziran’da, “O soruşturma dosyasında Özgür Özel için yapılan tespit” başlıklı bir yazı kaleme aldım:

“Geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Yetkisizlikle’ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dosyalara baktım. Kamunun davacı olduğu ve hakkında iddiada bulunulan parlamenterler Özgür Özel ve Veli Ağbaba. Suç tarihi ve yeri olarak da 5 Kasım 2023 olarak yazılmış. Soruşturma evrakından aktarıyorum: 4 Kasım 2023 ve 5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda genel başkan adaylarından halen CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel seçimin ikinci turunda genel başkan seçilmiştir. Ancak kurultayın yapıldığı andan itibaren delegelerin iradesinin fesada uğratıldığına, genel başkanlık seçiminin yapıldığı salonda delege pazarlığı yapıldığına ilişkin iddiaların ortaya çıkması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanılmış ve Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açılmıştır. Ankara’ya gönderilen dosyadaki kritik cümleye geliyorum: Bu haliyle Özgür Özel ve Veli Ağbaba’nın CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda oy kullanacak delegelerin iradelerini fesada uğrattıkları, genel başkanlık seçimine hile karıştırdıkları tespit edilmiştir. Burada ‘tespit edilmiştir’ cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum. İstanbul yargısı kararını vermiş ve Ankara’ya yollamış. İBB iddianamesiyle birlikte bu dosyanın aynı noktada birleştiğini anlıyorum. Sonuçta, Ekrem İmamoğlu soruşturmasının geldiği son noktanın Özgür Özel olduğu artık açıkça anlaşılıyor.”

“Butlan” kararında ceza davasına atıf

21 Mayıs…

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 4-5 Kasım 2023’te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı hakkında ‘mutlak butlan’ gerekçesiyle iptal kararı verdi. Bu kararın içinde Ekrem İmamoğlu’yla birlikte 12 kişi ve dosyası ayrılan dokuz vekille ilgili 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin iddianamesine de atıf var:

“Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, iddianamenin ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ilişkin ancak sonradan kaldırılan gerekçeli kararında şüphelilerin, o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve kurultayın divan başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nun himayesinde, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayının sonucunu etkilemeye yönelik olarak elbirliğiyle hareket ettikleri ve bu kapsamda suç işlediklerinin belirtildiğini…

“Bu fiillerin neticesinde, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayda Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığını kazandığının ileri sürüldüğünü, dava dosyasına kazandırılan deliller ile Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayının mutlak butlanla sakatlandığının açıkça sabit hale geldiğini…

“Zira dosya kapsamındaki belgelerin, söz konusu kurultayda delegelerin iradelerini fesada uğratmak amacıyla yüzlerce delegeye kaynağı belli olmayan milyonlarca dolarlık rüşvetler verildiğini, bazı delegelere iphone marka telefonlar ve ipad tabletler dağıtıldığını, bir kısım delegelere ise konut temin edilerek iradelerinin yönlendirildiğini ortaya koyduğunu…”

Şimdi gelinen noktada; istinaf mahkemesinin verdiği “mutlak butlan” kararı, İstanbul’dan Ankara’ya gönderilen “yetkisizlik” kararı ve Özgür Özel’le ilgili “…Delegelerin iradelerini fesada uğrattıkları, genel başkanlık seçimine hile karıştırdıkları tespit edilmiştir” cümlesi, 1 Temmuz’da, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek “kurultay ceza davasını” daha da önemli hale getirdi. Mutlak butlan kararı çıktığı için -ki ceza davasından çıkacak karara göre karar verilmesi daha uygun olurdu- bu davadan da “ceza çıkma” ihtimali kuvvetli. Bu noktada Özgür Özel’in “dokunulmazlığının “kaldırılması da güçlü bir iddia! Peki ya Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi “Kurultayda delege iradesi sakatlanmamıştır, 12 ismin beraatına” kararı verirse ne olacak?