Bugün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda “şüpheli” olarak ifade verecek Ankara Büyükşehir eski Belediye Başkanı Melih Gökçek’le ilgili bir tartışma daha yürüyor: “Gökçek’in kayıtlı 23 taşınmazı var mı yok mu?”
Tartışma nasıl başladı?
Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel’in, Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonluk yatırımlarını gündeme getirmesinin ardından, Gökçek’in Türkiye’deki 23 taşınmazına ait olduğu öne sürülen belgeleri kamuoyuyla paylaştı. Gökçek iddiaları e-Devlet görüntüsüyle reddedip suç duyurusunda bulunacağını açıklarken, Ağırel belgelerin açık mahkeme kayıtlarına dayandığını belirtti.
Önceki gün…
Melih Gökçek, açıklama yaparak söz konusu iddiaları gündeme getiren gazeteci Ağırel’le ilgili suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. Gökçek, X hesabından şu açıklamayı yayımladı:
“Son günlerde Murat Ağırel tarafından şahsıma atfedilen ve kamuoyunda tartışmalara yol açan, adıma kayıtlı 23 adet taşınmaz bulunduğu yönündeki mesnetsiz iddialar hakkında ikinci kez bir açıklama yapma gereği doğmuştur. Öncelikle belirtmek isterim ki, söz konusu iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, tamamen asılsızdır. Adıma kayıtlı 23 adet taşınmaz olduğuna dair dile getirilen beyanlar tapu kaydına dayanmamaktadır. Bu tür iddialar, şahsımı ve ailemi hedef alarak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturma çabası taşımaktadır. Tüm mal varlığım ve taşınmazlarım E-DEVLET kayıtlarında şeffaf bir şekilde yer almaktadır. E-DEVLET kayıtlarına girildiğinde bu tür bir durumun mevcut olmadığı açıkça görülecektir. Hukuka ve adalete olan inancımız tamdır. Bu tür asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaları ortaya atanlar hakkında, şahsiyet haklarımızın korunması amacıyla Türk Ceza Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında cezalandırılması için Murat Ağırel hakkında resmi suç duyurusunda bulunulmuştur. Bilgilerinize…”
Peki 23 taşınmaz var mı yok mu? Bu iddia neden ve nasıl gündeme geldi?
Dağdaş’a 2019 yılında dava açtı
Gürcan Dağdaş… 24 Aralık 1995’teki genel seçimde, Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçildi. Erbakan’ın başbakan olduğu 54. Cumhuriyet Hükümeti’nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. Bugün Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı.

2019’a dönelim.
Melih Gökçek, kendisiyle ilgili paylaşımlarda bulunan eski bakan Dağdaş’a hakaret davası açtı. Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Dosya numarası: 2019/236) görülen davada Gökçek’in mal varlığının incelenmesi talebinde bulunur. Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi bu isteği kabul ederek, tapu ve bankalara yazı yazılmasına ayrıca mal beyanlarının da incelenmesine karar verir. Gökçek o günlerde konu hakkında şu cümleleri kurar: “Mahkeme karar verdiyse tabii ki araştırılır. Bu normal bir durum. Ben servetimin araştırılmasından endişe eden bir adam değilim, araştırılsın.”
Bu arada çarpıcı bir gelişme yaşanır.
12 Aralık 2019’da Twitter’dan bir açıklama yapan Dağdaş, Gökçek’in kendisinden istediği tazminat miktarının da 10 bin liradan 50 bin liraya yükseltilmesini istediğini belirtir ve şu bilgiyi verir: “Vicdanlı insanlara duyurumdur! Melih Gökçek’in bana açtığı hakaret davasında, mal varlığının araştırılması kararını veren hakim, bugün davadan alındı. Dava başka hakime verildi! Ayrıca avukatı benden istenen 10 bin lira tazminat miktarının 50 bin liraya yükseltilmesini talep etti!”
Hakim görevden alınır ama Gökçek’in mal varlığı dava dosyasına girer.

“Mal varlığını isteyen hakim görevden alındı”
23 taşınmazı ve o davayı Eski Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş’la konuştum. Dağdaş, mal varlığı kayıtlarının kamuya açık olduğunu, davada gizlilik kararı olmadığı için de dosyaya bakan herkesin bu kayıtlara ulaşabileceğini söyledi.
- Sayın Dağdaş mahkeme süreci nasıl oldu?
- Aytunç Bey, Melih Gökçek bir paylaşımım üzerine altı tane dava açtı bana. Hakaret davası. Ben hakaret davasında savunmamın akabinde de mal varlığının araştırılmasını talep ettim. Dolayısıyla hakim de bu kararı verdi. Ben, hakimin bu kararı nasıl verdiği konusunda şaşırdım. Daha sonra hakim görevden alındı. Hakim gitmeden evvel tapuya mal varlığıyla ilgili yazıyı göndermiş. O yazının cevabı da geldi. Sizin ekranda tartıştığınız mal varlıklarıyla ilgili yazı geldi. Dosyada gizlilik olmadığı için tapu kayıtlarını aldım. 23 taşınmaz orada vardı. Kendisini de haberdar ettim. Paylaşımla ilgili, “Maşallah, görünen bunlar. Görünmeyen nedir?” diye sordum.
- O zaman bir yanıt geldi mi?
- Tam o ara benden 55 bin lira tazminat aldı. Sonra mesajında “Yalvarırsan, yalvarman lazım. 35 bin lira daha alırım” dedi. Kesti konuyu. Diğer davaların bir kısmı beraat oldu. Üç beş senedir de herhangi bir iletişim olmadı.
- Mahkeme sürerken mi hakim görevden alındı?
- Evet. Görevden alınmamış olsa banka kayıtlarını da isterdi. Ömrü yetmedi, görevden alındı. Tapu kayıtlarını isteyince telaşlandığını düşünüyorum. Sonrasında üzerindeki mal varlığını süre içerisinde elden çıkarmıştır.
- Mahkeme sürecinde tapu kayıtları konuşuldu mu?
- Bu kayıtları sadece ben almadım. Herkes alabilir. Kendi avukatları da almıştır.
- Bugün şüpheli olarak ifadeye çağrıldı Melih Bey. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu kadar yaygınlaşmış, speküle varsa, toplumda bu kadar tartışılıyorsa bunun mahkeme önünde konuşulması kıymetlidir. Benim için de geçerli. Melih Bey, mal varlığının olmadığına dair somut bir gerekçeyle aklanarak çıkarsa kıymetli olur. Varsa günahı, mal varlığı varsa bu ayrı konu. Belediye başkanlığından bu yana oluşmuşsa bunlar, o maaşla nasıl olduğunu anlatmalı. Dolayısıyla bunun ortaya çıkması hayırlıdır. Toplumda yaygınlaşmış söylemi, bakışı değiştirebilecek bir fırsat Melih Bey için. Kendisine güvenen bir insan olarak Melih Bey için fırsat. Bunu izah etmek zorunda. O tarih itibarıyla olan mal varlığı bugün neden yok?