11 Nisan 2019’da yazdım.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden 11 gün sonraydı:

“Binali Bey’in iştahsız görüntüsü etkili oldu.”

Özetleyeyim:

Peki İstanbul? Mehmet Ali Kulat, 24 Mart günü Cumhur İttifakı’nın Yenikapı’da düzenlediği miting günü, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kendisine bir davette bulunduğunu anlattı: “Sayın Binali Yıldırım yarışa çok önde başlamıştı. 12-13 puan öndeydi diyebiliriz. Ancak 24 Mart mitinginin olduğu gün Ekrem Bey’e aralarında çok fark kalmadığını söyledim. Hatta, yarışın başa baş bitebileceğini, az farkla da olsa kazanabileceklerini söyledim. Şaşırdı.’ Ben de bu yükseliş trendini sahada görüyorum’ dedi.”

Peki anketçilere iktidardan gelen eleştiriler!..

Kulat’ı dinleyelim:

“AK Parti de Cumhurbaşkanlığı da birden fazla anket yaptırıyor. Bu dönemde, anketçilere en çok kızdığı dönemde, anketler yaptırıldı. Külliye’ye bizi davet ettiklerinde yetkililerle görüştüm. Ki bir sürü araştırma şirketiyle görüşülmüştür. Hükümeti hoşnut etmeyen sonuçları veren anket şirketleri iktidara yakın medyaya davet edilmedi… Bu da eleştirilerin kitleye ulaşmasına engel oldu. Bakın… İktidar için İstanbul’da en doğru isim Binali Yıldırım’dı. O konuda da anket yapmıştık. Mevlüt Uysal Bey’e sunduğum anketler var. Bu kadar önde bir isim…”

Yarışa o kadar önde başlayan bir isim neden kaybetti: “Binali Bey’in iştahsız görüntüsü önemliydi. Seçmende de ‘istemiyor’ algısı oluştu. Psikolojik olarak rakibi daha çok istiyordu. Başka bir tespit: İstanbul teşkilatları son derece gevşek çalıştı. Binali Yıldırım’dan dolayı rahat kazanacaklarını düşündüler. İlçelerde de hatalar vardı. İstanbul’da, Esenyurt, Küçükçekmece, Avcılar çok önemlidir. Buralarda bazı zaman AK Parti bazı zaman CHP kazandı. ‘Bu ilçeler kaybedilirse İstanbul kaybedilir’ tespitimizi de abonelerimize sunduk.” Gerçekten de Esenyurt, Küçükçekmece ve Avcılar’da CHP kazandı.

Neden bu siyasi okumayla başladım? Anlatacağım.

Duran: Yeni bir hikaye gerekli

30 Aralık 2021’de SÖZCÜ’deki köşemde yazdım:

“Erdoğan’a ‘hata’ yaptıranlar.”

Özetle dedim ki:

… Ekrem İmamoğlu’nun hikayesini okumaya başladı herkes! Hem de AKP iktidarının sayesinde. Örneğin… CHP’den aday gösterildiği 2019 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilerek 17 Nisan 2019’da göreve başlasa da Yüksek Seçim Kurulu’nun itirazlar sonucu İstanbul seçimlerini iptal etmesi nedeniyle 6 Mayıs 2019’da görevden alındı. 23 Haziran’da yenilenen seçimi de kazanan İmamoğlu, 27 Haziran 2019 tarihinde mazbatasını alarak göreve başladı.

Örneğin…

AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ı ilk seçimde 13 bin oyla geçen İmamoğlu iptal edilen seçimde Yıldırım’a 800 bin oy fark attı. Bundan bile ders çıkarılmadı. O zaman da birileri Erdoğan’a ‘hata’ yaptırmıştı!

Örneğin, 23 Haziran 2019 seçimlerinden beş gün sonra…Sabah Gazetesi yazarı Burhanettin Duran 28 Haziran’da “Muhasebe ve rakibini tanımak” başlıklı yazısında şu değerlendirmeyi yaptı: “… CHP’nin İstanbul’u alması konusunda AK Parti camiasında ‘özeleştiri, muhasebe, yenilenme’ tartışmaları var. Yorgunluk ve seçmenden uzaklaşma tespiti yapılıyor. Yeni bir hikayenin gerekliliği dillendiriliyor. Kadro yenilenmesi isteyenlerin yanı sıra cumhurbaşkanlığı sisteminin izleyişini gözden geçirme teklifi de yapılıyor. Bütün bu kapsamlı değerlendirmelerin nitelikli bir muhasebe ile yapılması gerektiği ortada.” Bu yazıdan 2.5 yıl sonra yazılan hikaye Ekrem İmamoğlu lehine yazılıyor- bir kez daha altını çiziyorum- hem de AKP eliyle!

Esasa geliyorum.

İmamoğlu’nu ikna etmek isteyenler

Ekrem İmamoğlu, 18 Aralık 2018’de CHP’nin İstanbul adayı ilan edildi. Yani 31 Mart seçimlerine 103 gün kala. O zaman Beylikdüzü Belediye Başkanı’ydı ve bir dönem daha kalmak istiyordu o koltukta. Bunu nereden mi biliyorum?

Ekim 2018’in sonları…

CHP’nin o dönem genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin üst düzey isimlerini Ekrem İmamoğlu’na gönderdi. Çünkü; İmamoğlu’nun aday olmasını istiyordu. CHP’nin etkili isimleri teklifi sundu ve İmamoğlu’nun ağzından şu cümle çıktı: “Kazanamayız.” Teklifi sunanlar ellerinde kağıt kalem nasıl kazanacaklarını anlatmaya başladı ve teklifte ısrarcı oldular. Sonrasında bir ya da iki kez daha görüşüldü İmamoğlu’yla ve o da kabul etti.

Neden mi yazdım bunları?

İmamoğlu iddianamesini okumaya devam ediyorum.

Savcılık diyor ki:

“… 2014 seçim sürecinden 2019 seçim sürecine kadar suç örgütünün Beylikdüzü ilçeinde inşaat faaliyetleri gösteren şahısları ve firmaları hedef aldığı, alınan ifadelerden de anlaşıldığı üzere örgüt 2019 seçim sürecine kadarki döneminde soruşturma kapsamında tespit edilen eylemlerinden de İBB seçimleri için oluşturulması amaçlanan fonu tamamlamak amacıyla eylemlerine devam ettiği… (Sayfa 29)”

“… Soruşturma kapsamında tespit edilen eylemlerden ve alınan diğer ifadelerden de anlaşılacağı üzere; suç örgütünün Beylikdüzü ilçesinde inşaat faaliyetlerinde bulunan şahısları ve firmaları hedef alarak rüşvet eylemleri neticesinde rüşvet temin ettiği elde edilen suç gelirleriyle İBB Seçimleri için fon oluşturulduğu ve suç gelirlerinin seçim sürecinde yapılan harcamaları fonlamak için kullanıldığı… (Sayfa 31)”

“Şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun kurmuş olduğu çıkar amaçlı suç örgütünün Beylikdüzü Belediyesi’nde yapmaya başladığı usulsüzlüklerle örgütün temellerini attığı, bahse konu suç örgütünün eylemleri neticesiyle elde ettiği maddi menfaati ise 2019 yılında İBB başkanı seçilebilmesi amacıyla kullandığı… (Sayfa 3271)”

SONUÇ: Kafasında İBB adaylığı olmayan İmamoğlu’nun “Seçimler için fon oluşturduğu” iddiası niyet okumak değil mi? Bir kez daha söylüyorum: Yolsuzluk eylemlerine mutlaka ama mutlaka yanıt verilmeli ve kafalarda kuşku bırakılmamalı. Artan mal varlıklarının izahı yapılmalı, itiraf edenlerin iddialarına hukuki açıklamalar yapılmalı. Ama 2019 seçimleri öncesinde ve sonrasında İstanbul’un AKP tarafından neden kaybedildiği, nerelerde hata yapıldığına iktidar kafa yormalı! Şunu net söyleyebilirim: 31 Mart 2019 seçimlerini İmamoğlu kazanmadı AKP kaybetti.