Türkiye’de Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı, başarılı ve ilkse, bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler. Perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar, meyhaneler fuldür. Statlar Türkiye’nin her vilayetinde lebaleptir. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür. Kötü (!) uğurlanmasına rağmen. Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa, Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşayan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.”

Kafka’ya röveşatayla gol attıran gazeteci İslam Çupi’nin bu yazısını hatırladım, iki gün boyunca hem üyesi olduğum hem gazeteci gözüyle takip ettiğim hem taraf olduğum Fenerbahçe kongresini izlediğim anlarda. Olağanüstü kongre kararı alınınca tüm Türkiye “erken seçimi” konuşmaya başladı ama Fenerbahçe’deki “erken seçimi” diğer gündemin önüne geçti. Kongre sürecinde adaylardan Aziz Yıldırım’ın şu cümleleri dikkat çekiciydi: “Türkiye’nin Fenerbahçe’ye ihtiyacı var Fenerbahçe’nin Türkiye’ye…” Çupi’nin yazdığı “Esnafın yüzü güler , tiyatrolar, sinemalar, barlar dolar” cümlesini atıftı bu belki de!

Buradan ekonomiye geleceğim.

Bakan Mehmet Şimşek yapay zekaya şunu sormuş - Resim : 1

Usta bir siyasetçiyle konuşurken

Önemli bir siyasetçiyle sohbet ediyordum ve yapay zekaya şu soruyu yönelttiğini söyledi: “Kişi başı gelir 15 bin dolar, fiyatlar 100 bin dolarlık ülkeden yüksek. Tüketici fiyatları nasıl olur da yüksek? Bu ekonomi nasıl olabilir?” Bana “Sen de sor” dedi, sordum.

Yanıtı çarpıcı ve anlamlıydı. Okuyalım:

Bu durum ilk bakışta çelişkili görünse de aslında oldukça sık görülen bir ekonomik durumdur. “Kişi başı gelir düşükse fiyatlar da düşük olmalı” diye düşünürüz, ancak fiyatları belirleyen tek şey gelir değildir.

Örneğin kişi başı geliri 15 bin dolar olan bir ülkenin bazı tüketici fiyatları, kişi başı geliri 100 bin dolar olan bir ülkeden daha yüksek olabilir. Bunun birkaç nedeni vardır:

  1. Verimsizlik ve düşük üretkenlik: Zengin ülkeler genellikle daha verimli üretim yapar. Örneğin bir işçi saatte: Fakir ülkede 10 birim mal üretiyorsa, Zengin ülkede 50 birim mal üretebilir. Bu nedenle yüksek ücret ödeyen ülke bile ürünleri daha ucuza üretebilir.
  2. Rekabet eksikliği: Bazı ülkelerde: Az sayıda büyük şirket vardır. İthalat engelleri yüksektir. Piyasalar yeterince rekabetçi değildir. Bu durumda firmalar maliyetlerinden bağımsız olarak yüksek fiyat koyabilir.
  3. Yüksek vergiler: Tüketici fiyatları üzerinde: KDV, ÖTV, Gümrük vergileri, çok etkili olabilir. Bir ürünün fabrika çıkış fiyatı aynı olsa bile tüketicinin ödediği fiyat çok farklı olabilir.
  4. Kur ve satın alma gücü sorunları: Kişi başı gelir genellikle dolar cinsinden hesaplanır. Ancak, yerel para değersizleşmiş olabilir. Üretimde kullanılan enerji, teknoloji ve ara mallar ithal olabilir. Bu durumda halkın geliri dolar bazında düşük görünürken ithal girdiler nedeniyle fiyatlar yüksek kalabilir.
  5. Enflasyon geçmişi: Yüksek enflasyon yaşamış ekonomilerde; şirketler gelecekteki maliyet artışlarını peşinen fiyatlara yansıtır. Kiralar ve hizmet fiyatları yukarıda kalır. Bu da fiyat seviyesini yükseltir.
  6. Gelir dağılımı bozukluğu: Kişi başı gelir ortalamadır. Örneğin, ülkenin kişi başı geliri 15 bin dolar olabilir. Ama nüfusun büyük kısmı 8 bin dolar seviyesinde yaşarken küçük bir kesim çok yüksek gelir elde ediyor olabilir. Bu durumda ortalama gelir yanıltıcı hale gelir ve fiyatlar üst gelir grubunun talebine göre oluşabilir.

Örnek ülke: Türkiye

Peki devamında yapay zeka hangi ülkeyi örnek veriyor?

Okuyama devam:

Genellikle düşük gelirli ülkelerde: Emek yoğun hizmetler (berber, restoran, temizlik vb.) daha ucuz, teknoloji, otomobil, elektronik, enerji gibi uluslararası ticarete konu ürünler daha pahalı olabilir. Örneğin bugün Türkiye’de kişi başına gelir, Norveç veya İsviçre’nin çok altında olmasına rağmen; otomobil, akıllı telefon, elektronik ürünler ve bazı gıda kalemleri vergi ve kur etkileri nedeniyle bu ülkelerden daha pahalı olabilmektedir. Ekonomik açıdan bu durum genellikle şu anlama gelir: Ülkenin satın alma gücü, üretkenliği ve rekabet düzeyi kişi başına gelirine göre zayıftır; ayrıca vergi, kur ve enflasyon gibi faktörler fiyatları yukarı itmektedir. Yani “kişi başı gelir 15 bin dolar, fiyatlar 100 bin dolarlık ülkeden yüksek” gözlemi tek başına imkansız değildir; hatta bu durum çoğu zaman yapısal verimsizlik, yüksek vergiler, zayıf para birimi veya düşük rekabetin işareti olabilir.

Yapay zeka, “Kişi başı gelir 15 bin dolar, fiyatlar 100 bin dolarlık ülkeden yüksek. Tüketici fiyatları nasıl olur da yüksek? Bu ekonomi nasıl olabilir?” sorusuna “Türkiye” örneği veriyorsa Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek’in bir durup düşünmesi gerekiyor.