Geçen yıl.
“Ne Kandil, ne de Edirne; adres İmralı’dan DEM’e uzansın. (22 Ekim 2024/TBMM Grup Toplantısı)” MHP lideri Devlet Bahçeli “çözümün adresleri” olarak İmralı’da yatan Abdullah Öcalan ve DEM Genel Merkezi olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca, Edirne’de hapis yatan Selahattin Demirtaş’ın da “muhatap” alınmaması gerektiğinin altını çizdi.
Salı günü.
Bahçeli, Demirtaş’ın cezaevinden çıkmasının hayırlara vesile olacağını söyledi.
Bir yılda ne değişti ya da kim değişti?
Kürt siyasetini yakından takip eden bir dostumun aktardıkları çarpıcı:
DEMİRTAŞ’A DESTEK ARTIYOR: “Selahattin Demirtaş, serbest kalacaksa bunu sağlayan Demirtaş’ın başta Kürt kamuoyunda ama bununla da sınırlı olmayan gücü. 9 yıldır tutuklu. Son 2 yıldır da neredeyse tamamen suskun. Ama tabanda Demirtaş’a destek ve sevgi azalmak bir yana artıyor. Diğer yandan, Demirtaş çözüm sürecinin ilk 1 yılında bir iki açıklama ile hem tam destek verdi hem de süreçte ‘Erdoğan-Bahçeli-Öcalan’ üçgeninde şekillenen kurguyu bozacak hiç bir şey yapmadı.
SÜREÇTE TIKANMA VAR: “Ancak, T24’te yayınlanan mektubunda çözüm sürecinin hem tıkanma noktalarını hem de çözüm yollarını gösterdi. Tıkanma şu. İmralı, PKK ve DEM, tek aktör olarak Öcalan’ı gösteriyor. Bu, Öcalan’ın PKK üzerindeki etkisi açısından doğru. Ama şu tıkanma aşılamadı: PKK ve Dem, Öcalan’ın ‘rahat çalışır ve yaşar’ şekilde fiziki koşullarının düzeltilmesini, İmralı’da da olsa ev hapsi koşullarına geçmesini en önemli şart olarak öne sürüyor. Kamuoyunda ise Öcalan ne kadar görünür olursa tepki o kadar büyüyor.
ÖCALAN DA DURUMUN FARKINDA: “İşte Demirtaş, bu düğümü açacak kendi deyimi ile ‘kar küreyici’ olarak kendini ortaya koydu. Bunu net ifadelerle yazdı. Sonuç olarak Öcalan da devlet de Demirtaş’ın tabandaki gücünü sınırlama, onu susturma, çözüm sürecinde onu aktör yapmama anlayışından vazgeçip onun gücünü çözüm sürecinin hizmetine sunma noktasına geldi. Demirtaş da şu anda bu rolünü oynayabileceğini, serbest kalırsa sürecin hizmetine sunabileceğini ifade ediyor.
SÜRECE DESTEĞİ ARTIRABİLİR: “Diğer yandan çözüm sürecine kamuoyu ilgisi çok düşmüştü. DEM tabanında bile süreci takip etme oranı yüzde 40’ların altın geldi. Şimdi Demirtaş sürece yeni enerji taşıyacak. Burada soru şu: Demirtaş dışarıda bildiğimiz anlamdaki Demirtaş mı olacak yoksa sadece çözüm süreci ile sınırlı bir siyasi hareket alanı mı olacak? Bunu yaşayıp göreceğiz.”
Beklentilerin ötesinde rol oynayabilir
Yazıyı kaleme alırken (arşivimde duran) Selahattin Demirtaş’ı Edirne’de ziyaret eden HDP eski Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’ın 4.5 saat süren görüşmeyi anlattığı videosunu tekrar izledim. (9 Ocak 2025’te)
Yıldırım, Demirtaş’ın sürece dair değerlendirmelerini şu şekilde sıralamıştı:
“Bu defa sürecin daha doğru ilerlemeye çalıştığını, bazı şeylerin çok hızlı gibi görünse de süreci enfekte edebilecek dışsal süreçleri engelleme adına bu hızlı süreci anlayışla anlamak gerektiğini ifade etti.
“Öcalan’ın oynayacağı rolün çok değerli olduğunu, onsuz bir Türk-Kürt veya Türkiye barış sürecinin veya Ortadoğu barış sürecinin çok çok eksik kalacağını şimdi de ifade etti.
“Öcalan’ın şekillendireceği bir süreci kolaylaştırma konusunda üzerine düşenin ve kendisinden beklentilerin çok ötesinde bir rol oynayabileceğini, özellikle barışın toplumsallaşması için nerede olursa olsun rol oynamaktan geri durmayacağını ısrarla ifade etti.
“Daha ötesini, süreç içerisinde resmi olarak nasıl yer alabileceğini iki gün sonra ziyaret edecek heyetimizle paylaşacaktır.”
Selahattin Demirtaş’ın kendisine yakınlığı bilinen Ahmet Yıldırım üzerinden ilettiği mesajları böyleydi. 13 Ocak’ta köşemde şunları yazmışım:
“Altını çizmekte fayda var, Demirtaş; ‘Kendisinden beklentilerin çok ötesinde bir rol oynayabileceğini’ söylüyor. Bu konuda MHP lideri Bahçeli’nin tavrında bir yumuşama olabilir mi? Ya da Bahçeli’ye Demirtaş’tan bir mesaj gitti mi? Bilinmiyor! Bildiğimiz, Edirne’nin de İmralı’yla birlikte bu süreçte ‘rol’ almak istediği.”
Peki Demirtaş’ın “aktif” biçimde süreçte rol alması kimi, nasıl etkiler? Özellikle DEM Parti’yi.
“Aktif siyaseti” bırakmıştı
İki yıl öncesine dönelim.
Avrupa’da yayımlanan Yeni Özgür Politika Gazetesi’nde, Yeşil Sol Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli (HDP eski Eş Genel Başkanı) “Dünden sonra yarından önce” başlıklı yazısında isim vermeden Demirtaş’ı şu cümlelerle eleştirmişti: “… Sosyal medya fenomenliği ve pop star kampanyacılığının etrafı kapladığı bir süreçte politik söylemlerin ve paradigmal referansın gölgelenmesine karşı maalesef güçlü bir hamle geliştirilemedi. (Sezai Temelli/Yeni Özgür Politika/30 Mayıs 2023)
Temelli, Demirtaş nedeniyle “paradigmal referansın gölgelendiğine” vurgu yaptı. Kimse tartışmadı bu “gölgeyi”! HDP’ siyasetini yakından takip edenlerin değerlendirmesini aktarıyorum:
“Abdullah Öcalan’ın önüne geçen Demirtaş’tan duyulan rahatsızlık. Sonuçta HDP içinde bir grup Öcalan üzerinden okumalarını sürdürüyor.”
İşte bu yazıdan sonra cezaevinden bir yazı yayımladı Demirtaş ve HDP’yi sert bir dille eleştirdi:
“… Bu vesileyle bazı konulara açıklık getirmekte yarar görüyorum. Son beş yıldır HDP Genel merkezine yazdığım mektuplarla, gönderdiğim mesajlarla ve makalelerimle bu gerçeği anlatmaya çalışıyorum fakat her seferinde, sesim yankılanıp bana geri dönüyor.
“…Ancak bizim mahalleden bazı arkadaşlar bu çabaları anlamaya çalışmak yerine ‘kendini öne çıkarıyor’ düşüncesiyle linç etmekle uğraştılar.
“… Eğer 63 milyon seçmenin olduğu bir ülkede (Milletvekilliği seçiminde yüzde 15’i aşacağız, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de muhalefet adayının yüzde 50’yi geçmesini sağlayacağız) diyorsanız seçime bir ay kala başlattığınız ve profesyonellikten uzak, bir yöre derneğinin seçim çalışması gibi amatörce bir yaklaşımla başarılı olamazsınız. (Artı Gerçek/31 Mayıs 2023)”
Selahattin Demirtaş’ın “kendini öne çıkarıyor” eleştirilerine verdiği yanıtın altını çizelim: “Benim çabalarımı anlayacaklarına linç etmekle uğraştılar.” Bu aslında hem Temelli’ye hem de “paradigmal referansa” eleştiriydi. Ardından da “aktif siyaseti” bırakma kararı aldığını açıkladı.
YARIN: Bakalım Demirtaş “aktif siyasete” ne zaman ve nasıl dönecek? Selahattin Demirtaş’a en yakın isimlerden akademisyen HDP eski Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım’la gerçekleştirdiğim sohbeti sizlerle paylaşacağım. Sorunun yanıtını bulacağımızı düşünüyorum