Kurulan yapı; suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin kaynağından uzaklaştırılması, izinin kaybettirilmesi ve finansal sistem içerisinde yasal görünüm kazandırılması amacıyla bankalar, e-para/ödeme kuruluşları, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları kullanılarak işletilen profesyonel bir aklama sistemidir.”

1548 sayfayı okuyorum.

Evet… İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması” suçunun önlemesine yönelik “Kapalıçarşı soruşturması”nda 36’sı firari, 134’ü tutuklu toplam 504 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. Savcılık, Türkiye genelinde yasadışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, Forex dolandırıcılığı, e-pin işlemleri ve ödeme kuruluşları üzerinden yürütülen 1112 soruşturma ve dava dosyasını inceleyerek, yaklaşık 40 milyar liralık suç gelirinin aklandığını iddia etti.

Sistemin nasıl işlediği savcılık tarafından titizlikle anlatılmış.

100 başsavcılık soruşturması birleştirilmiş ve “soygun” düzenine hançer vurulmuş.

Dosyanın başlangıcı; Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 11 Eylül 2023 tarihli “Analiz ve Değerlendirme Raporu”. Raporda, paravan şirketler üzerinden suç gelirlerinin temin edildiği ve aklandığına ilişkin mali analiz ve tespitlere yer veriliyor.

Peki sistem nasıl işliyor?

Adına şirket kurulan kişilere 40 bin lira ödeme

Adım adım sistemi inceleyelim.

Burada isimler önemli değil “sistem” önemli:

- Şirket kurma ve para transfer işlemlerini organize eden şahıslar başlangıçta kendi adlarına ve yakın akrabaları adına, devam eden süreçte ise çeşitli aracılar vasıtasıyla çok sayıda farklı kişi adına limitet türünde şirketler kurduruyor.

- Adına şirket kurulan kişilere aylık 5 bin TL ile 40 bin TL arasında değişen tutarlarda ödeme yapılmış; bu kişiler şirket ortağı görünümü altında sistem içerisinde konumlandırılıyor.

Kapalıçarşı’daki SİSTEM - Resim : 1
Sisteme çeşitli kanallardan giren tutarlar, organizasyon yöneticileri ve muhasebe yapılanması tarafından sisteme ait ayrı yazılımlar aracılığıyla, “M80” koduyla ifade edilen altyapı üzerinden takip ediliyor.

- Kurulan şirketler adına bankalar nezdinde çok sayıda hesap açılıyor; bazı şirketler adına elektronik para ve ödeme kuruluşları nezdinde POS cihazları ile elektronik para hesapları tesis ediliyor.

- Temin edilen POS cihazları üzerinden elde edilen tutarlar, kurulan şirketlerin ve ilişkili gerçek kişilerin banka hesaplarına aktarılıyor; bu suretle suçtan elde edilen gelir bankacılık sistemine dahil ediliyor.

- Şirketler üzerinden gerçekleştirilen para transferlerine yasal görünüm kazandırmak amacıyla organizasyon bünyesinde yer alan muhasebeciler aracılığıyla gerçek bir mal veya hizmet teslimine dayanmayan faturalar düzenleniyor; bankaların denetim mekanizmalarını bertaraf etmek amacıyla tamamen sahte faturalar hazırlanarak bankalara beyan ediliyor.

- Bazı banka personeli ile kurulan yakın ilişkiler sayesinde şirketlerin yüksek tutarlı para transferleri gerçekleştirmesi kolaylaştırılıyor; hesapların bloke edilmesi veya kapatılması engelleniyor.

- Organizasyonun yönetiminde yer alan kişiler, kendi şahsi banka, e-para/ödeme kuruluşu ve kripto varlık hizmet sağlayıcı hesaplarını kullanmaktan bilinçli şekilde kaçınıyor; üçüncü kişiler adına açılmış hesaplar üzerinden işlem gerçekleştirmek suretiyle kimliklerini sistem dışında tutuyor.

Sisteme giren para hangi hesaplara aktarıldı?

Geliyoruz “sistemin” can damarına ve “M80” koduna:

- Sisteme çeşitli kanallardan giren tutarlar, organizasyon yöneticileri ve muhasebe yapılanması tarafından sisteme ait ayrı yazılımlar aracılığıyla, “M80” koduyla ifade edilen altyapı üzerinden takip ediliyor; her bir tutar ilgili kişilerin hesaplarına sistematik biçimde tanımlanmıştır.

- Sisteme giren paranın önemli bir kısmı döviz bürosu olarak faaliyet gösteren ve yüksek tutarlı nakit işlemlerinin dikkat çekmeyeceği hesaplara aktarılıyor.

- Döviz büroları fiilen sistemin tahsilat ve nakit dağıtım merkezi olarak kullanılıyor; üçüncü kişilere yapılacak nakit teslimleri telefon veya mobil uygulamalar aracılığıyla organize edilerek döviz bürosu üzerinden gerçekleştiriliyor. İşlemler döviz veya altın alım-satımı görünümü altında muhasebeleştiriliyor.

- 5549 sayılı Kanun kapsamındaki kimlik tespiti yükümlülüğüne şeklen uyum sağlamak amacıyla şirket ortaklarından noter huzurunda alınan vekaletler kullanılıyor.

- Döviz bürosu aracılığıyla sistem dışına çıkarılan nakitler, nakit-kripto dönüşümüne aracılık eden bürolar vasıtasıyla kripto varlığa çevrilmiş ve üçüncü kişilere transfer ediliyor.

- Döviz bürosuna yönlendirilmeyen tutarlar ise bankacılık ve/veya ödeme/e-para kuruluşları kanalıyla doğrudan gerçek kişi hesaplarına aktarılıyor; bu hesaplardan kripto varlık hizmet sağlayıcı platformlara transfer ediliyor; çoğunlukla USDT (Tether) isimli stabil kripto varlığa dönüştürülerek ilgili kişi veya organizasyon hesaplarına gönderiliyor.

- Kripto varlık aktarılan organizasyonların bir kısmı yurt dışında kurulu olup ülkemizde yasa dışı bahis, casino ve Forex benzeri internet siteleri üzerinde faaliyet gösteren yasa dışı ödeme kuruluşlarıyla bağlantılı.

SONUÇ: Savcılık, yaklaşık 40 milyar liralık suç gelirinin “M80” adlı özel altyapı üzerinden takip edilerek paravan şirketler, döviz büroları ve kripto varlıklar aracılığıyla aklandığını tespit etti.