Siyasetin ya da CHP’nin “gizli” gündem maddelerinden biri “Kurultay olacak mı?” diğeri, “Kemal Kılıçdaroğlu yeniden aday olacak mı?” Dün CHP Sözcüsü Müslim Sarı, “Bugün 10 Eylül tarihi itibarıyla kongre süreçlerinin başladığını ilan etmek istiyorum. 8 Ekim tarihi itibarıyla bu takvime uygun olarak üye çizelgelerini askıya çıkartacağız. 11 Kasım’ı ilçe kongre delege seçimlerinin başlangıç tarihi olarak belirledik. 12 Aralık’tan itibaren de ilçe kongrelerimizi başlatıyoruz. İlçe kongrelerimiz tamamlandıktan sonra da 16 Ocak’ta il kongrelerini başlatmayı takvimlendirmiş olduk. 14 Şubat’ta CHP’nin tüm il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak.”
Yani… CHP’de kurultay süreci başlamış oldu.
Dün… CHP Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir ziyaretçisi vardı. CHP eski Mersin Milletvekili ve Parti İçi Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, Kılıçdaroğlu’yla görüştü. Yaklaşık 40 dakikalık bir görüşmede Atıcı, genel başkanlığa aday olduğunu Kılıçdaroğlu’na söyledi.
Prof. Atıcı’yla yaptığı ziyareti konuştum.
- Dün ne yaşandı?
- Biraz geriden almak isterim. 2020 yılında genel başkanlığa aday oldum. O dönem aday olmamın nedeni Kemal Bey’in Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına evet demiş olmasıydı. Muharrem İnce’nin aday olduğu günlerden bahsediyorum. Öncesinde Gül’le uzlaşma durumu yaşanınca, ilkesel ve tepkisel olarak genel başkan adayı olmaya çalıştım ama başaramadım. Ondan sonra Özgür Bey seçilince hiçbir yere talip olmadım. 31 Mart 2024 yerel seçimleri yapıldı ve parti birinci parti oldu. ‘Tamam Aytuğ Atıcı. Sen görevini yaptın ve misyonunu tamamladın’ dedim. Bir adım geride durdum. Ancak mutlak butlan olayı çıktı.
KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL’LE NE KONUŞTU?
- O süreçte Kemal Bey veya Özgür Bey’le görüştünüz mü?
- Rol üstlenerek Kemal Bey ve Özgür Bey’le ayrı ayrı görüştüm. İkisine de şunu anlattım: Bir araya gelin, Tayyip Erdoğan’ın bu mutlak butlan senaryosuna el birliğiyle karşı çıkın, yeşil ışık yakmayın. Böylece bu karar çıkmaz ve seçilmiş genel başkan Özgür Bey devam eder. Kemal Bey de onurlu bir şekilde hayatını sürdürür. Bunu da başaramadım. Mutlak butlan çıktı. Sonrasında bütün gücümle parti bölünmesin diye uğraştım. Yazdım, konuştum, ‘Gitmeyin’ dedim Özgür Bey’e. O da olmadı. Gittiler, ayrı parti kurdular. Bu, Türkiye için de iyi olmadı.
BAŞLATTIĞI HAREKETİN SLOGANI NE?
- Ne zaman harekete geçme kararı aldınız?
- Parti içerisinde Kemal Bey’e tepki olmaya başladı. Oylarımız düşüyor. 500 bin üye yapan YENİ Parti var. Bu nedenden dolayı CHP’nin yepyeni bir başlangıç yapmasını düşündüm, çözüm arayışına girdim. Ve CHP’nin “Birleştirici Gücü” adı altında bir süreç başlattım. Süreci üç kategoride götürmeye çalışıyorum: Birincisi; çok tecrübeli olan, geçmişte sosyal demokrat değerlerden kopmamış ve bizimle çalışmak isteyen nitelikli insanlarla beraberiz. İkincisi; taban örgütlenmesi. 81 ilde, 87 seçim bölgesinde çalışmalar. Üçüncüsü; Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek ve çözüm masaları oluşturmak. Bunu Parti Okulu’nda uygulamıştım, 14 masa kurmuştum. Nabız tuttum; genel başkan olabilirsem CHP’yi birleştirebilecek miyim? Tabanda bir birleşme olur mu?
İCAZET ALMAK İÇİN DEĞİL, SAYGIDAN
- Kemal Bey’e bunları anlattınız mı?
- Evet anlattım. Kemal Bey’e dedim ki: ‘Spesifik olarak benden duymanızı istedim. Süreç başlattım. Şu ana kadar basına hiç açıklamada bulunmadım. İlk olarak size söylüyorum. Bu bir izin alma ya da icazet değil. Bizim partimizin kültüründe bu yoktur. Ya da benim elimden tutun, ben sizin veliahtınız değil. Bizim partide nezaket kültürü, yarış kültürü vardır. Ecevit-İnönü örneğinde olduğu gibi.’
- Kurultay takvimi de açıklandı.
- Takvim açıklanınca ilk kendisiyle görüştüm, ‘Ben de varım, genel başkan olmak istiyorum. Bu partiyi toparlayacağımı düşünüyorum. Geçmiş deneyimler ışığında yaptığımız çalışmalara bakıldığında güzel bir tablo ortaya çıkarabileceğimi düşünüyorum’ dedim. Devamında da şu cümleleri kurdum: ‘Siz partiyi güvenli limana yanaştıracağını söylediniz. Bu partinin iyi yerlerde olması gerektiğini ifade ettiniz. Ben de bu işi yapabileceğimi söyledim, nabız tuttum ve aday olmaya karar verdim. Size de bilgi veriyorum.’ Güzel bir sohbet oldu.
- Kemal Bey ne dedi?
- Her zamanki gibiydi. Bizim ayrı hukukumuz var. Biz birbirimizi incitmedik. Zaman zaman sert çıkışlarım oldu. Abdullah Gül meselesinde, dokunulmazlıkların kaldırılmasında karşı çıkışım oldu. Zafer Partisi’yle yapılan mutabakata karşı çıktım. Ama saygıyı elden bırakmadım. O da benim partiye yararlı olacağımı her zaman söyler.
KILIÇDAROĞLU’NUN FİKRİ NE?
- Sizce Kılıçdaroğlu’nun niyeti nedir?
- Bilmiyorum. Tekrar aday olur mu olmaz mı? Sadece ‘Hayırlı uğurlu olsun’ dedi.
- Ne kadar sürdü görüşme, kimse var mıydı?
- Yaklaşık 40 dakika. Baş başa görüştük. Uzlaşı arayışı değildi. Düşüncelerimi aktardım. Şöyle ya da böyle, şu anda partinin genel başkanı. Ben yargı kararıyla partinin dizayn edilmesini doğru bulmadığımı her fırsatta söyledim. Ama sonuçta yargı karar vermiş ve genel başkan Kemal Bey. Madem bu karar uygulanıyor, bu durumda gidip de nezaketen bilgi vermeyi düşündüm.
BANA GÖRE ADAY OLMAZSA İYİ OLUR
- Kemal Bey adaylığıyla ilgili konuştu mu?
- Söylemedi. Ama her zaman söyledikleri var. Kendisinin aday olmadığını, gösterildiğini, imzaların toplandığını… Ben, Kemal Bey’in adaylık için imza toplanırsa ‘Hayır demem’ dediğini hatırlıyorum. Dün böyle bir cümle kurmadı. Böyle bir durumda ‘Kemal Bey kesinlikle aday olmayacak’ diyemem. Bana göre aday olmazsa iyi olur.
- Başka adaylar da kendisine gelmiş mi?
- Sormadım, sormayacağım. Elbette adı geçenler var.