Önemli olan şu; CHP’nin seçmen havuzuna katılanlarda büyük bir kimlik çeşitliliği var. Bu da CHP’ye çok ağır bir sorumluluk yüklüyor. CHP’nin geleneksel seçmenini kaybetmeden bu yeni seçmeni burada tutmak için araması gereken yeni yollar, yeni söylemler, yeni politikalara ihtiyacı var.”
Bu cümleleri 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından 30 Nisan 2024’te, Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan kurmuştu. T24’ten Cansu Çamlıbel’e röportaj veren Çalışkan, 31 Mart seçimlerindeki başarının mimarları arasındaydı ve Ekrem İmamoğlu’na yakın bir isim olarak CHP Genel Merkezi’nde çalışmıştı.
Bugün, yine kulislerde, Özgür Özel ve ekibinin kurmayı planlandığı “Yeni Parti”nin de “programını oluştururken danıştığı, kimilerine göreyse danışmaktan öte “karargahın” merkezinde olduğu konuşulan bir isim Çalışkan.
T24 röportajında “CHP’nin geleneksel seçmenini kaybetmeden bu yeni seçmeni burada tutmak için aranması gereken yollar, yeni söylemler, yeni politikalara ihtiyacı var” cümlesi bugün tartışılan yeni partinin de çizgisiyle ilgili yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Burada bildiğimizi CHP içinde –ki bugün hala CHP’de mücadele ettikleri için bu cümleyi kuruyorum- “İstanbul ekibinin” yani İmamoğlu’na yakın ekiple, Özgür Özel’e yakın ekip arasında ya da milletvekilleri bağlamında farklılıklar var.
“Dört eğilim vs… Geride kaldı”
Burada kritik nokta “CHP’nin geleneksel seçmenini kaybetmemek” olduğunun altını çizebiliriz.
Parti içinde etkin bir vekilin dediği gibi:
“Yeni Parti hemen kurulmalı ama ana çizgiyi korumadan kurulacak bir parti uluslararası anlamda hangi alanda ses verecek. Örneğin; Sosyalist Enternasyonal’e üye bir CHP’nin yeni adresiyle birlikte bu kuruluşta yeri nasıl olacak? Ya da yeri olacak mı? Evet, tüm ülkeyi kapsayacak bir parti olmalı ama ana eksenini kaybetmeden. Ki Özgür Özel bunu çok iyi tanımlamıştı: ‘Demokratlar bir araya gelin’ sloganının altı dolmuş ve 31 Mart başarısı gelmişti.”
Bir vekile de “Görüş ayrılığı var mı?” sorusunu yönelttim:
“Görüş ayrılığı değil de daha kapsayıcı tutum olmalı. Sadece koyu CHP temelli değil ama özümüz bu! Biz nerede pozisyon alacağız? Bu devirde üzerinizden çok söylem geliştirecekler. Her şey bir anda her şey olamaz. Esas itibarıyla bir şey olacaksınız ama bunu daha genişletebilirsiniz. Bir şey olmak zorundasınız. Herhalde PM karar alacak, bir kişinin dediği olmayacak diye düşünüyorum. Kişiler üzerinden gittiğinizde yanılırız diye düşünüyorum.”
CHP’yi yakından bilen bir isme de “Dört eğilim, ANAP tartışmalarını” sorduğumda, “Aytunç Bey o dönem geride kaldı. Dört eğilim, şu veya bu. Çok geride kaldı. Biz çizgi var ve bu çizgiye yeni ne ekleyebiliriz, yeni söylemler ne olabilir buna bakmak gerekiyor. Şimdi Özgür Bey ve arkadaşlarının başarısı var ve yeni bir parti bu başarıyı nasıl dışlayabilir?” dedi.
Anladığım kadarıyla “Yeni Parti’nin “ çizgisi konusunda netlik daha yok.
Yeni partinin kurucular kuruluna karar verilecek
13 Haziran’da Özgür Özel’in başkanlığındaki son Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısını yazmıştım. Hatırlatayım: “Özgür Özel başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında ‘yeni çizginin’ tartışıldığını öğrendim. Meclis’teki toplantıda, Serkan Özcan’ın, Cumhuriyet Gazetesi’nde verdiği röportajda kurduğu cümleleri MYK toplantısında da bir kez daha dile getirdiği ifade edildi. Bunun üzerine partinin ağır isimlerinden Namık Tan’ın, Özcan’a itiraz ettiği ve ‘Biz sosyal demokrat bir çizgiyi savunuyoruz’ dediği öne sürüldü.” Bu toplantıda Özgür Özel’in de şu cümleleri kurduğunu öğrendim: “Arkadaşlar bütün bunları düşünüp karar vereceğiz. Bir çizgi belirleyeceğiz.”
Bir vekil de şu bilgileri verdi:
“Ana muhalefet olmalıyız. Bunu sağlayacak çoğunlukla bu parti kurulmalı. Onun için de yeni partiyi de milletvekilleri kurmalı. Güçlü bir çekicilik kazanması için. Ama farklı düşünenler de var: Kurucular Kurulu’nun gençlerden oluşmasını isteyenler de var. Daha netlik kazanmadı bu durum. Salı günü grup toplantısı var. MYK ve Parti Meclisi toplanacak. Muhtemelen çarşamba günü olur bu toplantılar. Meclis de kapanacak. Meclis kapandığı vakit bizim bir pozisyon belirleyeceğimizi düşünüyorum. Bütün bunlara PM ne diyecek bakalım.”
Sonuçta, CHP’de ortak fikir şu: “Bu yaz sıcak geçecek. Önümüzdeki dönem akıl almaz biçimde geçecek diyebiliriz. Bugün yapılan hesapları alt üst edecek çok şey yaşanabilir.”
CHP seçmeni yeni parti için ne dedi?
Bir hatırlatma daha yapalım:
“IstanPol” ve Rawest Araştırma iş birliğiyle yapılan “Mutlak Butlan Sonrası Yeni Parti Senaryoları: Algılar, Kanaatler ve Tutumlar” başlıklı araştırmadaki bazı sonuçlar önemli:
“Mutlak butlan tartışmaları ve sonrasındaki gelişmeler, seçmenin Özgür Özel’e duyduğu güven üzerinde de olumlu bir etki yaratıyor. Katılımcıların yüzde 25.6’sı Özel’e duyduğu güvenin arttığını, yüzde 9.9’u ise azaldığını belirtiyor. CHP seçmenleri arasında Özel’e güveninin arttığını söyleyenlerin oranı yüzde 47’ye yükselirken, güveninin azaldığını belirtenlerin oranı yüzde 8.7’de kalıyor. Özel’e güveninin arttığını söyleyenlerin oranı MHP seçmenlerinde yüzde 23, AK Parti seçmenlerinde ise yüzde 11 düzeyinde.”
Araştırmanın şu boyutu da “yeni parti” ve “yeni çizgi” tartışmalarıyla ilgili bazı ipuçları veriyor:
“Katılımcıların yüzde 50.2’si yeni partinin CHP’nin birebir aynısı olmaması ve bazı yönleriyle CHP’den farklılaşması gerektiğini düşünüyor. CHP seçmenleri arasında bu oran yüzde 60.3’e yükseliyor. Yeni partinin CHP ile aynı çizgide devam etmesini isteyenlerin oranı genel seçmende yüzde 14, CHP seçmeninde ise yüzde 24.6.”
Siyasi çizgi bakımından en çok destek gören seçenek, yüzde 38.9 ile daha kapsayıcı bir merkez parti. Atatürkçü bir çizgi yüzde 22.7, daha sosyal demokrat veya sol bir çizgi yüzde 22.5 ve milliyetçi bir çizgi yüzde 21.6 oranında destek görüyor.”