Günlerdir İran’daki sokak eylemlerini konuşuyoruz.

Rejim değişti değişecek…

ABD Başkanı Trump’ın İran halkına çağrıları…

Şah’ın oğlu Pehlevi’nin görev beklemesi.

Peki gerçekte ne oluyor İran İslam Cumhuriyeti topraklarında.

Dün, İran uzmanı akademisyen Dr. Mehmet Akif Koç’la sohbet ettim. Ortadoğu tarihi ve jeopolitiği, Türkiye-İran ilişkileri, İran dış politikası ve kültürel hayatı, Rus güvenlik ve dış politikası, Ortadoğu’da devlet-dışı aktörler, Ortadoğu’nun uluslararası ekonomi-politiği konularında akademik çalışmaları var Koç’un. İngilizce ve Farsça biliyor. Çok sayıda kitap ve çevirilerinin olduğunu da eklemem lazım.

7 EKİM’DEN SONRA GENİŞLEME DURDU: Mehmet Akif Koç, “2003-2023 arası anormal bir hegemonyası vardı İran’ın” tespitiyle başladı sözlerine ve devam etti: “7 Ekim 2023’ten sonra (7 Ekim 2023’te Hamas, Gazze Şeridi’nden İsrail’e saldırı yaptı) bu tersine döndü. İran, Filistin, Irak, Lübnan ve Suriye’de içine doğru büzüşmeye başladı. Dışa doğru genişleme hamlesi sonlandı. Son olarak 8 Aralık’ta Suriye’de yönetimin değişmesi de önemli oldu. ABD, İsrail ve Türkiye, İran’ın bölgedeki nüfuz alanını sınırladılar. Türkiye durdu ama ABD ile İsrail durmadı.

BİRİNCİ FAZ 25 HAZİRAN SALDIRISIYDI: ABD ve İsrail’in 25 Haziran’da İran’ı vurmaları birinci fazdı. Biraz daha sisteminin sonunu getirmek için niyetlendikleri bir dönemdi ama başarılı olamadılar İran anormal bir tepki verdi. Hipersonik füze kullandı ve İsrail durdu.

İKİNCİ FAZDA FARKLI EYLEMLER OLDU: “İkinci faz bugün içinde yaşadığımız sokak protestoları. Amerika ve İsrail olmasa bile İran’da yapısal sorunlar var. Bu gösteriler oluyordu ve olacaktır. Fakat sokaklarda göstericilerin silahla sağı solu vurdukları, devrim muhafızlarını linç ettikleri, devlet binalarını ateşe verdikleri daha önceki gösterilerden farklı bir durumu gösterdi bize. ‘Eğer İran rejimi binlerce göstericiyi öldürürse bunu bir bahane olarak kullanıp rejimi değiştirecek nihai hamleye girebilir miyiz?’ diye düşündüler. İran, bu tuzağa büyük oranda düşmedi. Zor aygıtları üzerinden bastırdı. İran’dan bir gazeteci arkadaşım geldi; (Tahran’da olaylar bitti, batı bölgelerinde var biraz ve sönümleniyor. Bir iki gün içinde bu ikinci faz da sona erer) diye konuştu.”

Üçüncü fazda; ABD’nin hedefi Hamaney ve yakın çevresine suikast - Resim : 1

Pezeşkiyan’ın kurtulduğu saldırı

İran uzmanı Mehmet Akif Koç, üçüncü faz bekliyor ama nasıl?

Sözü Koç’a bırakalım:

20-21 HAZİRAN 2025’TEKİ SALDIRI: “Ben üçüncü faz bekliyorum. Bu yılın içerisinde doğrudan dini lider Ali Hamaney’e bir suikast ve yakın çevresine saldırı… Hamaney’e yakın bazı isimler var; örneğin Meclis Başkanı Kalibaf, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, devrim muhafızlarından kritik birkaç kişi. Bunların saldırıya uğrayacağı üçüncü faz bekliyorum. Daha önce de denemişlerdi. 20-21 Haziran 2025 gibi denediler Sığınaktaki güvenlik toplantısında Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve devrim muhafızlarının olduğu biliniyor. Toplantı yapılan yerin iki girişi var ve iki giriş birden bombalandı. Altta sığınak kapısı var ve oradan kaçıp kurtuldular. Hatta Pezeşkiyan’ın ayağından yaralandığı yazıldı, çizildi. Hamaney’e suikastı hiç denemediler. Vurabilirse birtakım şeylerin başlangıcı olabilir.”

AÇILIM OLMAZ, PERESTROYKAYI BİLİYORLAR: Peki Mehmet Akif Koç, İran yönetiminin bir açılım yapacağını düşünüyor mu? Yanıtı çarpıcı: “Böylesi kriz dönemlerinde açılım yaparsanız Gorbaçov’un perestroykası (yeniden yapılandırma) gibi başınıza devrilir. Bu dersi almışlar. Humeyni zamanında da oldu bunlar, daha sert davranıp sistemi devam ettirdiler. Hamaney öldürülse bile sistemin çökeceğini düşünmüyorum. Binlerce Ayetullah var.”

KİŞİSEL YOLSUZLUK DEĞİL YAPISAL SORUN: Dr. Koç’a “Hamaney’in 95 milyar dolarının olduğu iddia ediliyor” dediğimde şu bilgileri verdi: “İran’da yapısal sorunlar var… Bu türden bilgileri Batı basınından okuyoruz. Farsça bilmedikleri için Batı basınında çıkan makaleler üzerinden analizler ve değerlendirmeler yapılıyor. Günahım kadar sevmem İran yönetimini. Akademik olarak da inceledim doktora tezimde. Saddam Hüseyin’le alakalı; 2002’de Batı basınında çıkan makaleleri düşünün, sonrasında da işgal geldi. Kimyasal silah var denildi ama olmadığı ortaya çıktı. İran’daki adamlardan hoşlanmayabiliriz ama objektif bakmak zorundayız. Devrim muhafızlarının ön plana çıktığı, kişisel yolsuzluklardan ziyade yapısal sorun var. Devrim muhafızları da bütün sisteme çökmüş; politik, kültürel. Yoksa Ahmet, Mehmet gibi adamlar yolsuzluğa batmış, onun on milyar doları bunun 50 milyar doları var; bunu söylemek zor. Birkaç isim vardı böyle bunları da pasifize ettiler. Hamaney’in 95 milyar dolar parası var diye yazılıyor, bunlar saçma iddialar. Somut gerçekliği yok. Yaşadıkları hayata bakmak lazım. Humeyni için de aynısını söylediler. Kemeran’da yaşadığı yer dört katlı bir binanın giriş katı, oraya Ankara’daki bir memur kiracı olarak girmez. Kişisel zenginleşmeden ziyade sistemsel sorun var. Magazinel konulara odaklanmamak lazım. Bu sistem kri üretiyor ve buna odaklanmak lazım.”

İran’da kaç kanat var? Farkları ne?

İran üzerine analizler yapılırken “kanatlardan” bahsediliyor. Peki İran’da kaç kanat var? Mehmet Akif Koç dedi ki:

ILIMLI KANAT DA REJİME MUHALİF DEĞİL: “İki kanat var; ılımlılar ve şahinler. Diğer kanatları tasfiye ettiler. Sekülerlerin, milliyetçilerin, Şahçıların temsil oranları sıfır. Çünkü çok güçlü bir istihbarat yapıları var. Şahin kanat; Hamaney ve etrafındakiler diyebiliriz. Devrim Muhafızları’nın öncülüğünü yaptığı grup. Ilımlı kanatsa; daha önce Rafsancani’ydi, Hasan Ruhani’ydi, Muhammed Hatemi’ydi, Pezeşkiyan da o taraftan. Bunların ılımlı olmaları da rejim muhalifi oldukları için değil. Diyorlar ki; parayı şu sektörlere değil de bu sektörlere harcayalım. ABD’deki Cumhuriyetçi-Demokrat ayrımı gibi. Veya Batı ile müzakerelere oturalım en azından yaptırımlardan bazılarını kaldıralım içeride insanlar biraz nefes alsın. Şahinler de diyor ki; buralarda taviz vermeyiz. Minör farklılık var.”

İRAN SİSTEMİ OBRADOVİÇ TAKIMI GİBİ: “Üçüncü faz denense bile ellerinde nükleer güç varsa sıfırlayamazsınız. Obradoviç takımı gibi İran. Sistem takımı. Büyük yıldızlar olmasa bile takım belli seviyede basket oynayama devam eder. Kasım Süleymani’yi aldılar en kritik adamdı. 2020 Ocak’ta öldürüldü yerine Kani geçti ve sistem devam etti. 7 Ekim olmasaydı, 8 Aralık olmasaydı biz hala İran hegemonyasını konuşuyor olacaktık.”