İş insanı Rahmi Koç, sahibi oldukları bir hastanenin açılışında anlattığı fıkra nedeniyle bir anda hedef tahtasına oturdu.
Başta DEM Partililer olmak üzere AKP’liler ve muhalefet içindeki bazı kesimler bu fıkranın Kürtleri aşağılamak için anlatıldığını söylüyor.
Pazar günü yazdığım gibi bana göre Rahmi Koç ne Kürtleri aşağılamak istemiştir ne de bunu kasıtlı olarak anlatmıştır.
Ancak tuhaf biçimde önce adalet bakanı soruşturma açıldığını uzun bir açıklama ile duyurdu.
AKP sözcüsü Ömer Çelik ağır bir açıklama yaptı
Ama sonra neler oldu.
Koç Holding şirketleri silahlı saldırıya uğramaya başladı.
Önce İstanbul’da sonra Antalya’da Oto Koç merkezleri kurşunlandı.
Ardından Diyarbakır’da Koç Holding’e ait olan Yapı Kredi bankasının bir şubesi kurşunlandı.
Bu yazı yayınlandığı sırada belki başka yerlere de saldırılar olmuş olabilir.
Ayrıca Kürt gruplar ve bazı dinci kesimler de Koç ürünlerine boykot çağrıları yapıyorlar.
Saray ve AKP’liler bu durumdan memnunlar mı?
100’üncü kuruluş yılını görkemli törenlerle kutlayan, 6 bin çalışanı ile Anıtkabir’i ziyaret eden Koç grubunu hizaya getirmek için yapılan bu hamlenin başka bir kin ve nefret duygularına yol açtığının farkındalar mı?
Etnik siyaset üzerinden insanları karalamak, hedef göstermek ilk anda “nasıl da hadlerini bildirdik” duygusuna yol açabilir ama bu tür hassas noktaları çomaklamak sonunda bunu yapanın başına bir bela olarak geri döner.
AKP iktidarı Koç Holding’e haddini bildirmek isterken telafisi mümkün olmayan bir belayı da Türkiye’nin başına sardı.
Ne yazık ki gerçek bu.
Bİ SOR BAKALIM
DSP sarayın payandası değil mi?
Butlan kararı ile sarsılan CHP’de İmamoğlu/Özel ekibi eğer kısa sürede bir kurultaya gidilmezse ayrı parti kurma niyetinde görülüyor.
Bu konuda iki alternatif var.
BİRİNCİSİ: Sıfırdan bir parti kurmak
İKİNCİSİ: Seçime girme hakkı olan bir partiye geçip yönetimi devralmak.
Sıfırdan parti kurmanın riskleri var, hele bir baskın seçim ihtimali karşısında bir anda seçime girememesi tehlikesi unutulmamalı.
Seçime girme hakkı olan partilerden biri Ecevit’in kurduğu DSP olabilir mi?
İmamoğlu/Özel grubu bu ihtimali saf dışı bırakmamış ve DSP’ye böyle bir teklif götürmüş.
Partinin genel başkanı Önder Aksakal böyle bir teklifin geldiğini doğruladıktan sonra “Ama biz reddettik” demiş.
İmamoğlu/Özel ekibi DSP’nin kapısına giderken bu partinin artık Ecevit’in kurduğu parti olmadığını, genel başkanının AKP listesinden meclise girdiğini ve sarayın payandası haline geldiğini unutmuş olabilir mi?
GÜNÜN SÖZÜ:
Dindar, muhafazakar iktidarımızın yaptıkları...
Zina suçunu kaldırdı...
“Nas var Nas” dedi, faize rekor kırdırdı...
Affı olmayan “Kul Hakkı”na rağmen, yolsuzluk zirve yaptı...
Uygulamalarıyla, dinsiz sayısının artmasına vesile oldu...
“Dindar, kindar nesil yetiştireceğiz” diyerek toplumu ayrıştırdı...
Nankörlük yapmayın...
Daha neler yapsın?..
Ahmet ÜSTÜN
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Fenerbahçe’de “para” kazanamadı
Türkiye’nin en köklü kulüplerinden Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım 8 yıl sonra ezici bir çoğunlukla seçilerek bir zafer kazandı.
Bana göre bu seçimin Aziz Yıldırım dışında iki zaferi daha var.
BİRİNCİSİ: Fenerbahçe’de vefa kazandı.
İKİNCİSİ: Fenerbahçeliler “paranın gücüne” teslim olmadı, cumhuriyet değerlerine sahip çıktı.
Konuştuğum çok sayıda Fenerbahçe delegesi, ki aralarında 8 yıl önce ve sonrasında hep Ali Koç’a oy vermiş olanlar da var “Aziz Yıldırım camiaya çok şey kattı, bunun mutlaka taçlandırılması gerekiyordu” dediler.
Aynı delegeler “Hakan Safi de iyi bir Fenerbahçeli, ama sarayın adamı, ayrıca çok büyük servetini koz olarak kullanmak istedi, buna karşı Fenerbahçeliler Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete de sahip çıktılar” diye konuştular.
BUNU YAZMAK GEREK
Yerel seçimde alarm zilleri
Belediye kurma hakkı kazanan çok küçük 6 beldede pazar günü seçim yapıldı.
Seçimleri büyük farkla AKP kazandı.
Elbette küçük yerlerde yapılan özel seçimlerde iktidar partileri her zaman için avantajlıdır.
Bu beldelere nüfus kaydırması yapıldığı da kesin.
Ama CHP şunu görmeli; Toplumda çok ciddi bir muhalefet var ve AKP zorda.
Öyle bir ortamda diğer faktörlerin etkili olmaması ve seçimlerin kazanılması gerekiyordu.
İster Özel ister Kılıçdaroğlu, tuhaf bir inatlaşma ile birbirlerini yiyeceklerine bu seçim sonuçlarını iyi düşünmeli ve önlem almalıdır.