ACAYİP YAZILAR
Hesapta herkes “butlan” kararının çıkacağını biliyordu ama karar çıktığı an büyük bir şok yaşanmış gibi yapıldı.
Sanki kimse bilmiyordu da bu sürpriz olmuş gibi davranıyor çoğu.
Muhalif medyanın da katkısıyla tek taraflı olarak yansıtılan ortamda “hain Kemal” sloganları arasında müthiş bir direniş sergileniyor güya.
Özgür Özel sıcağı sıcağına “büyük direnişi” ilan ederek “Butlanı kabul etmiyoruz, buna karşı sonuna kadar direneceğiz, gerekirse hayatı durdurma pahasına mücadele edeceğiz” dedi.
Buradan anladığımız şu; CHP’nin butlanla uzaklaştırılma kararı verilen yönetimi direnecek, butlanı asla tanımayacak, başka bir çözüm de sunmayacak.
İyi de daha ilk gün Kılıçdaroğlu Özel’i aradı.
Özel “Telefona çıkmadım, zaten konuşsak ne konuşacağız” dedikten sonra “tabii nezaket gereği kendisine döneceğim” dedi.
Ardından öğrendik ki Özel gerçekten Kılıçdaroğlu’u aramış konuşmuşlar.
Kılıçdaroğlu “en uygun zamanda” derken Özel de “En kısa zamanda kurultayı toplayalım” demiş.
Eee, kurultaya gitmeyi kabul etmek “butlanı kabul etmek” anlamına gelmiyor mu?
Hemen ertesi gün Özel genel merkez binasında partinin meclis grubunu topladı, burada seçim yaptırarak kendisini “CHP grup başkan vekili” ilan etti.
Peki bu da “mutlak butlanı kabul etmek” demek değil mi?
Madem bunlar olacaktı, o zaman niye seçmeni büyük beklenti içine soktunuz?
Ne bileyim, insanın aklına böyle deli şeyler geliyor işte.
ÇOK GÜLDÜM
Çok güzel pazar fıkraları
Bu hafta pazar için Yıldırım Tuna’dan 4 fıkra geldi ama birisini hafta içine sakladım, onu da güne gelince size sunacağım.
Şimdi birlikte okuyalım;
Kargalar
Şehirlerarası bir yol kavşağında kamyon çarpması sonucu ölen karga sayısının aşırı derece yüksek olduğu fark edilince konunun araştırılması valilikçe o kasabada bulunan dandik bir üniversitelerden birine verilmiş..
Bir süre sonra Vali, araştırmacı asistanı çağırıp “Bir şey buldunuz mu?” diye sormuş.
“Efendim, araştırdık” diye başlamış asistan, “Araştırmalara göre kargalar asfaltta buldukları şeyleri yerlerken her zaman yakındaki bir yere bir nöbetçi yerleştirirlermiş, bir yırtıcı ya da bir tehlike yaklaşırken o nöbetçi onları uyarırmış efendim.”
“Eee?”
“Bunları uzun süre izledim, sanırım bu yerleştirdikleri nöbetçi GAK GAK GAK gibi kelimeleri kolaylıkla söyleyebilirken, ABİ KAMYON kelimesinin telaffuzunu tam yapamıyor efendim!”
Terzi farkı
Adam seyahate gittiği Kıbrıs’tan takım elbiselik bir kumaş almış ve memlekete döndüğünde Terziler Pasajı’nda bir terziye götürmüş. Adamın ölçüsünü alan terzi kumaşı da ölçmüş, “Bu kumaş bir takım elbise için yeterli değil” demiş yüzünü buruşturarak.
Adam son derece şaşkın, kumaşını kaptığı gibi tam karşı dükkândaki terziye götürmüş, adamın ve kumaşın ölçüsünü kontrol eden 2.terzi provalardan 2 hafta sonra adamın takımını teslim etmiş.
Adam, dükkândan tam çıkarken terzinin küçük oğlunun aynı kumaştan yapılmış pantolonu ile ortalıkta koşuşturduğunu görünce öfkeyle ilk terziye gitmiş, “Yahu bana bu kumaş yetmez dedin, ama karşındaki terzi bana o kumaştan bir takım elbise dikti, hatta oğluna da bir pantolon çıktı.”
“Tamam da abi ama” demiş birinci terzi, “Bende, ellerinden öper iki oğlan var..!”
Aya seyahat
Hükümet halkın oyunu arkasına alabilmek için medyada “Aya gidiyoruz” sloganı başlatmış.. Herkes inanıp ciddi bir toplumsal beklenti de oluşunca Başbakan köşeye sıkışmış, “Sözümüzü tutmak zorundayız, ne yapsak “ derdine düşmüş, “Hollywood’dan ünlü bir yönetmenle anlaşalım, aya iniyormuşuz gibi bir film çekelim, bir şekilde herkes inanır” fikri öne atılmış, yönetmen bulunmuş ve haftalar süren çalışmalar başlamış, milyonlarca dolar harcanmış, uzun günler sonuç alınamayınca bir gün Başbakan yardımcısı asık bir suratla gelmiş, “Olmuyor” demiş, “Yönetmen çekimlerin gerçek mekanda yapılmasını şart koşuyor..!”
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Yüzünü sen kapama güzel evladım
Bu hafta gazeteci Erdem Beliğ Zaman bakalım hangi iğnelemeleri göndermiş;
AKP iktidarı, eğitim hayatını tamamlayan gençleri eve mahkum edip onlara “ev genci” denmesine sebebiyet vermişti… Şimdi aynı taktiği muhalefete uyguluyor; rüştünü ispat eden muhalefeti görevden alıp evlerinde oturmaya mahkum edip “ev muhalefeti” yaratıyor!
***
Kocaeli’nde öğrenciler konsere diye AKP Gençlik Kolları’nın etkinliğine götürülmüş… Orada görüntü alınırken, gönülsüz geldikleri belli olan öğrenciler yüzlerini kapama yarışına girmiş… Sevgili gençler, yüzlerini kapaması gereken sizler değilsiniz; sizi oraya kandırarak getirenler… Ne var ki onlarda kapayacak yüz yok!