Artık galiba sona geliniyor.

Çünkü bu noktadan sonra CHP’de bir uzlaşma sağlanması mümkün değil.

İmamoğlu-Özel ekibi genel merkeze butlanla geri dönen Kılıçdaroğlu arasında bırakın uzlaşmayı, bir görüşme hatta el sıkışma bile olamaz.

O halde İmamoğlu-Özel taraftarları CHP’den ayrılacak ve bir parti kuracak.

Bu partinin siyasi görüşü nasıl olacak, CHP ile aynı yolda mı yürüyecek, ekonomiye, siyasete, dış politikaya nasıl bakacak, başka partilerle iş birliği yapacak mı, şu anda bilinmiyor elbette.

Şu sıralar Özgür Özel’in kolunu çimdikleyerek “CHP’den ayrı, başka bir parti kur” diyenlerin egemenliği var.

Yeni bir parti kurulacak.

Bu kesin olunca isim ve logo konusu gündeme geliyor elbette.

Özel “İsim ve logo üzerinde konuşuyoruz şimdilik yeni parti diyelim” dedi.

Bana sorarsanız partinin ismi zaten bu cümlenin içinde saklı.

Uzun uzadıya yeni bir isim aramak gereksiz.

Meydanlarda İmamoğlu-Özel ekibinin bir parti kurmasını isteyenler zaten sadece “Yeni Parti” diyor.

Yani partinin adı aslında konmuş: Yeni Parti.

O halde isim aramak boşuna zaman kaybettirir, an itibarıyla kurulacak bir partiye en yakışacak isim “Yeni Parti” olacaktır.

Zaten ağızlara pelesenk olmuş bu isim şimdiden herkes tarafından kabullenilmiş durumda.

İRONİ

Dünyada böyle demokrasi yok

Sağ olsun saray iktidarı demokrasiyi rafa kaldırdı, herkese unutturdu.

Buna rağmen demokrasinin yaşadığı tek yer var.

O da CHP.

Ancak CHP’deki demokrasi de dünyanın hiçbir yerinde yok.

Düşünsenize aynı partide kendine “CHP genel başkanı” diyen iki kişi var.

CHP’nin genel başkanlarından biri ülkeyi karış karış geziyor, gittiği her yerde genel merkezi suçluyor, hodri meydan diyor, partiden ayrılacaklarını söylüyor.

Yine bu genel başkan meclis kürsüsüne CHP genel başkanı olarak çıkıyor, partisinin yargı kararı ile genel başkanı olmuş ismine istediğini söylüyor.

Bu genel başkanın tek eksiği imza atamaması, partinin parasını harcayamaması.

Bakın bakalım, dünyada böyle bir demokrasi var mı?

GÜNÜN SÖZÜ:

Gündemi istediği gibi değiştiren iktidar, ana muhalefetin de ümüğünü davalarla, göz altılarla, tutuklamalarla sıktıkça sıkıyor...

Bölünmüş ana muhalefet didişmeyi bir kenara bırakıp, halkımıza umut olacak mesajlar vermeli...

İşte o zaman gerçek gündem beyinlere işlenecek!

Ahmet ÜSTÜN

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Süleyman Soylu da neyin nesi?

Toplum vicdanını çok rahatsız eden ve büyük hayal kırıklığına neden olan Haluk Levent olayı kafaları da karıştırmayı sürdürüyor.

Haluk Levent’in gözaltına alındıktan sonra yaptığı “Asıl bomba sonra gelecek” sözleri şaşırtırken, sorgulama sırasında yaşandığı öne sürülen bir gelişme de dikkat çekiyor.

Hakkındaki suçlamalara tek tek yanıt veren Levent’in eski bakan Süleyman Soylu ile bazı siyasetçilere ilişkin açıklamalarının, “soruyla ilgisi bulunmadığı” gerekçesiyle tutanağa geçirilmediği öne sürüldü.

Tabii ki bu konu mahkemede ortaya çıkacaktır ama insan aklına “Süleyman Soylu da ne alaka?” sorusu geliyor.

Ama sonra eski içişleri bakanının geçmişine bakınca ister istemez “Soylu’nun da adı geçiyorsa bu işte başka bir iş vardır” düşüncesi zihinleri kurcalıyor.

SOSYAL MEDYA

Haydi gel de çık işin içinden

Haluk Levent olayı çok enteresan bir durumda:

- Haluk Levent’in geçmişinden ötürü “Asla yapmamıştır” diyemiyoruz.

- Yargının sicilinden ötürü “Yargı diyorsa doğrudur” diyemiyoruz.

- Haberi yapanın arşivinden dolayı “O diyorsa doğrudur” diyemiyoruz.

Uluç Çağrı Kabataş- Lefkoşa

BAŞIMDAN GEÇEN ŞEYLER

6 ay sonraya kolonoskopi

Geçenlerde Sağlık Bakanlığı’ndan bir SMS mesajı geldi.

Diyor ki “65 yaşını geçen sayın vatandaşlarımızın kalın bağırsak sorunu yaşamamaları için kolonoskopi yapmalarını öneriyoruz. Lütfen aile hekiminize başvurun.”

Bazen zaten yapmak zorunda olduğumuz bir tıbbi işlemi ihmal ederiz, ben de “Bak iyi oldu bu uyarı” diyerek aile hekimine gittim.

O da bir test yaptıktan sonra hastaneye sevk etti.

Randevu günü tam saatinde hastaneye gittim, doktor bir kolonoskopi isteği belirten formu doldurup verdi ve “Genel cerrahiden randevu alın” dedi.

Randevu için gittim, oradaki görevli de bundan 6 ay sonrasına, ocak ayı sonuna bir randevu verdi.

Valla şunu gördüm; sağlık bakanlığı çok iyi çalışıyor, işler yıldırım hızıyla yapılıyor, tek sorun aynı hızla tedavi olamıyorsunuz.