CANIMI SIKAN ŞEYLER
Önceki gün İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turan Çömez’den bir video geldi.
İlkokulu Balıkesir’de okudum, özel bir sempatim var haliyle ve buradan gelen haberler benim için doğal olarak öncelik taşıyor.
Turan Çömez’in “belgesel tadındaki” videosu korkunç.
Diyor ki; “Bir tekstil firması Gönen Çayı’na her gün 7 bin ton içinde zararlı kimyasalların da olduğu atık bırakıyor.”
Gönen Çayı Kaz Dağları’ndan çıkıp Yenice ve Gönen’den geçip Erdek Körfezi’ne dökülüyor.
Üzerinde bir de baraj olan bu Gönen Çayı’nın suyu yan kollarıyla birlikte Kuş Cenneti Manyas Gölü’ne de ulaşıyor.
İşte böyle bir doğa harikası AKP’li bir tekstil fabrikası sahibinin eliyle bir ölüm suyuna döndürülüyor.
Turan Çömez videosunda firma ismi vermiyor ama hem CİMER’e hem de savcılığa yapılan duyurularda firma adı var.
Bu firma Balıkesir’in en eski kuruluşlarından biri, çocukluğumda bunları kolonya imalatçısı olarak bilirdik, ama sonra büyümüşler holdingleşmişler.
Ama sahipler AKP’li olunca hiçbir şey yapılamıyor.
Bu doğa katliamı mutlaka durdurulmalı.
Uzun bir belgesel gibi video çekmiş.
Şimdilik isim vermiyor ama ismi bende var.
Fabrika AKP’linin olunca bir şey yapılamıyor.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Son kullanma tarihi geçenler
Gazeteci Erdem Beliğ Zaman’dan bu pazar için üç iğneleme geldi.
Birlikte okuyalım;
AKP Milletvekili Leyla Şahin Usta, TBMM’de Suriye konusu tartışılırken, “Suriye’de Müslümanlar öldürülürken sesiniz çıkmıyordu. Aleviler öldürülünce ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz!” dedi… Bu kadar hümanizm (!) göz yaşartır, en acımasız tiranlarda bile göremezsiniz!
***
Bazı süper marketler, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri, “fırsat ürünü” diye tekrar satışa sunuyormuş… Hayret etmeyin lütfen… Son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir iktidarın hâlâ umut diye pazarlandığı bir ülkeden de bu beklenirdi!.
***
YÖK, üniversitelere cuma namazı talimatı vermiş… Bu talimata göre üniversite idarelerinden, programlarını cuma namazı kılınabilecek şekilde ayarlanması istendi… Hâlbuki akademiyi kesip biçen AKP-MHP iktidarında, üniversiteler özelinde cuma namazı uygulaması yerine cenaze namazı uygulaması daha yerinde olurdu…
ÇOK GÜLDÜM
Bu pazar üç fıkramız var
Valla bu hafta Yıldırım Tuna coşmuş. Bir dolu fıkra göndermiş ama ancak üçünü size sunabiliyorum.
SIKIYÖNETİM
Geri kalmış bir ülkede yaşanan bir dizi sokak isyanın ardından ülke tarihin en sert “Sokağa çıkma yasağı” uygulanmaya konmuş, “Saat 22.00 den sonra dışarıda olan anında vurulacaktır!” diye radyo ve TV’den de anons edilmiş.
Yasağın ilk gecesinde, yasağa bir saat kala polisin biri bir adamı sokakta yürürken görüp vurarak öldürünce, karakol amiri o polisi hemen sorguya almış, “Ulan, solağa çıkma yasağının başlamasına daha bir saat var. Ne yaptığını zannediyorsun sen?”
“O adamı tanıyorum efendim” diye başlamış polis anlatmaya, “Arkadaş benim yan komşum. Belediyemiz maalesef berbat. Bizim oraya ne dolmuş var ne de otobüs. Bir saatte bizim mahalleye ulaşması imkansızdı efendim?..”
PATRON
Taksiye bindim, şoför hayli konuşkan biri, bana ne iş yaptığımı sordu, “Tasarımcıyım, ama aynı zamanda bir makine fabrikasında da yazılım programları üzerinde çalışıyorum” dedim, hafifçe sırtına doğru yaslandı, “Abi, övünmek gibi olmasın ama, ben kendimin patronuyum” dedi, “Gelemem öyle işlere.. Emir almadan çalışmayı seviyorum.”
“İşte bu harika” dedim, “Şu önümüzdeki ışıklardan sağa dön..!”
KOCA KAFALI
Çocuk okuldan ağlayarak gelip “Okulda bana ‘Senin kafan kocaman’ diye alay ediyorlar” demiş, annesi sinirle ayağa fırlayarak “Ağlamayı bırak bir tanem..” diye cevap vermiş, “Bir daha ki sefere peşlerinden koş ve onlara birer tane patlat!.. Sakın altta kalma olur mu?..”
Ertesi gün çocuk tekrar ağlayarak girmiş içeri, “Bana yine ‘büyük kafalı’ dediler” diyerek,
“Eeee” demiş annesi, “Ben sana ne demiştim? Onların peşlerinden koşup hadlerini bildirdin mi?”
“Evet koştum ama hemen çok dar bir ara sokağa girdiler!”