BUNU YAZMAK GEREK
Beyaz Saray’da Trump Netanyahu görüşmesinden sonra açıklanan 20 maddelik “barış planı” anında Ankara tarafından da bir açıklama ile desteklendi.
Saray yönetimi bu anlaşmaya anladığım kadarıyla “kerhen” destek verdi.
Çünkü saraya göbekten bağlı yandaş medya açıklanan barış planından çok memnun değil.
Nitekim bu dünkü gazete manşetlerine de yansıdı.
Yandaş gazetelerden bazıları dün şu manşetlerle çıktı;
Yeni Şafak: Bu plandan barış çıkmaz
Akit: Hamas’sız Gazze olmaz
Akşam: Ankara taslağa temkinli
Aydınlık: Trump’ın planı tuzaklarla dolu Silah yoksa Filistin devleti yoktur
Görüldüğü gibi plana gönülsüz bir destek var.
Özellikle Hamas’ın tamamen ortadan kalkacak olmasına AKP iktidarı sıcak bakmıyor.
Bu gönülsüz desteğinin etkilerini önümüzdeki günlerde göreceğiz ancak.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Üç partili meclise doğru
Uzun zamandır yapılan kamuoyu araştırmalarında bugün seçim olsa parlamentonun yapısı çok ilginç olacak.
Yeni bir seçim sonunda meclis iki partiden bile oluşabilir.
Barajı zorlayan iki parti var.
Biri MHP diğeri de DEM Parti.
Panorama şirketinin yaptığı son ankette ise meclis üç partili olabilir.
Araştırma sonuçları şöyle;
CHP: 36.6
AKP: 34.3
DEM: 8.2
MHP: 5.1
Zafer: 4.3
YRP: 2.7
Anahtar: 2.7
İyiparti: 2.3
Diğer: 3.7
CHP’nin şunu görmesi gerek; Bugünkü siyasi dağılım CHP’yi en yüksek oyu alsa bile zora sokacak bir görünümde.
Merkez sağ partilerin meclise girememesi siyasette yeni bir kaosun kapısını açacaktır.
GÜNÜN SÖZÜ:
Milli savaş uçağımız “Kaan”nı allayıp pulladık TV’lerde göz boyama için sunduk...
Güzel de, motoru dahi olmayan “Kaan”ımızın foyasını Hakan Fidan ortaya döktü...
Bir umudumuz “Kaan”dı...
O da fos çıktı!..
Sen neymişsin Fidan... AHMET ÜSTÜN
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Mecliste etkili eylem yapılabilirdi
Meclisin yeni çalışma önemi dün Erdoğan’ın konuşması ile başladı.
CHP bu oturuma katılmadı.
Aslında gerekçesi basit; Geçen yıl Özgür Özel Erdoğan salona girince “cumhurbaşkanlığı makamına saygı” amacıyla ayağa kalkmış ama bu davranışı eleştirilere neden olmuştu. Bu kez ayağa kalkmamak için oturuma hiç katılmadılar.
Oysa Erdoğan en zayıf günlerinde, hele Amerika gezisinden sonra daha da zayıfladı.
CHP Erdoğan’ın salona girdiği sırada dışarıda olur ama sonra içeri girerdi.
Erdoğan konuşurken yüksek sesle sorulacak bir soru ile Erdoğan zora sokulabilirdi.
Neymiş, bu sefer “cumhurbaşkanlığı makamına saygısızlık” denirmiş.
Desinler, sanki demiyorlar.
CHP artık etkili eylem planları yapmalı, “mazbata aldık” diye sevinmek partiyi yüceltmez.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Tarikat kıskacında üç genç kız

Yıllardır tanırım gazeteci Alev Gürsoy Cimin’i.
Özellikle çarpıcı sorularla güzelleştirdiği röportajları çok ses getirir.
Alev Gürsoy Cimin bir “belgesel” niteliğinde roman yazmış.
İblis’in Melekleri adını verdiği bu roman sosyal hizmetler yurdunda yetişen ve hayata atıldıklarında hepsi birer başarı öyküsü yazan üç kız çocuğun gençliğe adım atmalarını, bir tarikatın pençesine düştükten sonra insanüstü cesaretle verdikleri mücadeleyi anlatıyor.
Tarikatın adı romanda hiç geçmiyor ama Adnan Hoca takımı olduğunu hemen anlıyorsunuz.
Üç genç kız tüm saldırılara rağmen bu tarikatın ipliğini pazara çıkarmayı başarıyorlar ama ne pahasına.
İblis’in Melekleri bir nefeste okuyabileceğiniz, kimi zaman öfkeleneceğiniz kimi zaman gözyaşlarınızı tutamayacağınız bir roman.
Tavsiye ederim.