ACAYİP YAZILAR

Sürekli “biz Osmanlı torunuyuz” diyenlere çok şaşırıyorum.

Alakayı çözebilen var mı?

Adam Cumhuriyet düşmanı olduğunu söyleyemiyor, o kadarına cesareti yok belli ki “Osmanlı torunuyuz” diyor.

Osmanlı’dan kastı ne, belli değil.

Bildiği padişahlar Fatih, Kanuni ve Abdülhamit.

Ertuğrul bile demezdi bunlar, imdatlarına TRT yetişti, Kuruluş Ertuğrul diye bir dizi çektiler de bunların aklına Şeyh Edebali falan geldi.

“Osmanlı torunuyuz” diyenlerin bazılarına sorun bakalım “Deli İbrahim’in de torunu musun, Abdülaziz kim biliyor musun?” diye, bakalım ne cevap verecekler...

Osmanlı’nın torunuyum diyenler en çok Abdülhamit’i sever, 4’üncü Murat’tan hiç haz etmez, çünkü bu padişah çok içki içerdi.

Ama cehalet parayla olmadığı için Abdülhamit’in bira fabrikası kurduğunu, içki içtiğini, kurduğu hükümetin üçte ikisinin gayrı Müslimlerden oluştuğunu bilmezler bile.

Osmanlı torunu olduklarını söylerler ama nedense hiç Türklükten söz etmezler.

Bunların biri bile “Göktürklerin torunuyuz” demez mesela.

Merak ediyorum, Osmanlı döneminde de var mıydı bu garip ruh hali.

Osmanlıya tabii vatandaşlardan “Ben Selçuklu torunuyum” diyen olmuş mudur acaba?

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Belediye başkanları neden istenmedi?

Siyasete renk getireceği kesin olan İmamoğlu-Özel ekibinin Yeni Parti’si resmen kuruldu.

Kurucu ekipte sadece milletvekilleri var.

CHP’den istifalar yaşanırken Yeni Parti yönetimi belediye başkanlarının istifa etmemesini istedi.

Bana göre bunun nedeni şu;

AKP iktidarı, muhalefeti sindirmek için CHP’li belediyelere operasyonlar düzenliyor.

Halen 36 CHP’li belediye başkanı tutuklu.

Eğer CHP’li belediye başkanları Yeni Parti’ye geçerse operasyona uğrayan belediye başkanı Yeni Parti’li olacak.

Ama başkanlar CHP’de kalırsa, operasyona uğrayan CHP’li belediye olacak.

Bu durumda başta İmamoğlu olmak üzere tutuklu belediye başkanları CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye geçmeyecek demektir.

ÇOK GÜLDÜM

İki pazar fıkramız var

Bu hafta pazar keyfi için Yıldırım Tuna’dan gelen iki fıkrayı birlikte okuyalım;

AMAZON

Kâşif, Amazon’da hiç ayak basılmamış bir bölgeyi keşfetmek için bir yerli rehberle anlaşıp nehrin tehlikeli kısımlarına doğru yola çıkmış.

Ölümcül sessizlikle geçen yolculuğun 2’nci gününde hafiften davul sesleri duyulmaya başlayınca kaşif, “Bu nedir?” diye merakla sormuş.

“Davullar iyidir” diye cevap vermiş yerli, “Ama durdukları anda FELAKET başlar!”

Yolculuk ilerledikçe davul sesleri daha da yükselmiş, geldikleri yönün ters istikametine doğru sallarla kaçan yüzlerce yerliyi de görünce kâşif iyice gerilmiş. Yerli, “Davullar iyi. Davullar kötü değil. Durduğu anda çok ama çok kötü” diye tekrarlamış tedirgin bir şekilde...

Tam o anda davullar birden durmuş.

Korkuya kapılan kâşif, “Şimdi ne olacak?” diye bağırmış.

Yerli yere çömelmiş, elleri ile kulaklarını örtmüş, “Kabile reisinin oğlu ucuzluktan bir elektro gitar aldı” demiş titreyerek, “Şimdi saatlerce süren soloya başlayacak ve anamızı ağlatacak şerefsiz!”

BUZDA BALIK

Adam buz tutmuş gölde balık avlayabilmek için bir delik açıp içine sallamış oltasını, saatler geçmiş bir “tık” bile yok. Ama yanındaki adam bir sağ kamışa, bir sol kamışa koşarak balıkları kovasına doldurmaya yetişemiyor.

“Yahu pes” demiş adama dönüp, “Biz kuruduk burada. Şu işin sırrını bana da öğretsene?”

“Oltaksolcakolum.”

“Nee?”

“Oltaksolcakolum.”

“Yahu kardeş ne diyorsun, anlayamıyorum ki?”

“Befndi” dedikten sonra adam, ağzından diliyle iterek avcuna doğru hareket eden küçük bir yığın bırakmış, “Oltaya takacağınız solucanlar sıcak olmalı!”

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Görünse de görünmese de dert

Gazeteci yazar Erdem Beliğ Zaman’dan bu hafta gelen iğnelemeleri sunuyorum:

Birkaç gündür göz önünde görünmeyen Tayyip Erdoğan’ın arkasından muhalif medyanın bir bölümü sağlık durumu kötü söylentisini çıkardı… Yani anlamadığım bir durum var; onların nazarında adam görünse bir dert, görünmese ayrı dert!

***

Ankara’nın adı türlü yolsuzlukla birlikte anılan eski belediye başkanı İ. Melih Gökçek, Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti’nin logosunu Yeni Rakı’nın amblemine benzetti! Normal bir insanın onun kafasına ulaşması için bir damacana rakı içmesi bile yetmez!

***

CHP listesinden milletvekili seçilip Gelecek Partisi’ne, oradan da AKP’ye zıplayan Serap Yazıcı Özbudun’un AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a parlamenter sisteme dönmek kaydıyla ömür boyu cumhurbaşkanlığı önerdiği iddia edildi… Bu kadın Anayasa profesörü! Mahalle kahvesinde ahkam kesen dayı da onun kadar akıl verebilirdi, üstelik bedava! Dolaylı vergiden de beteri, bunlara verilmek için bizlerden kesilen para!