Suriye’de SDG çöktü mü, yenildi mi, teslim mi oldu?

Bizim medyaya ve dış politika uzmanlarına bakarsanız aynen öyle oldu.

Ama yaşanan sorunun ertelenmesidir.

SDG nüfus dağılımı olarak azınlıkta olduğu bölgelerden geri çekildi.

Bizim medyanın sanki savaş varmış gibi yaptığı yayınlar gerçeği yansıtmıyor.

Amerika’nın verdiği talimatlar doğrultusunda Eş Şara ile Mazlum Abdi bir anlaşma imzaladılar.

Buna göre SDG dağıtılmıyor, kendi bölgesindeki etkisi azaltılmıyor.

Arap nüfusunun çok ve aşiretlerin güçlü olduğu sorunlu bölgeler Suriye merkezi otoritesinin çerçevesine giriyor.

Türkiye’nin bu anlaşmada payı var mı?

Var elbette, en azından sınır kapılarında Suriye merkezi yönetiminin görevlilerinin olması “sınırımızda SDG istemiyoruz” talebine bir karşılık oldu.

Buna karşı Türkiye’nin elindeki SDG kartı yok oldu.

Çünkü bu anlaşma ile SDG artık Suriye ile entegre olmuş kabul edilecekse, iktidarın “SDG de silah bırakacak, kendini feshedecek” söylemi de bitecek.

Peki iktidar sözcülerine göre “SDG’nin diz çökmesi” Türkiye’deki açılımı nasıl etkileyecek?

Onu da bir sonraki yazıda anlatayım.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Açılıma Eş Şara etkisi olacak

Açılım ne alemde?

Hesapta ortak bir metin hazırlanıyor ama daha çok yol var.

Bir süre “SDG de silah bırakacak” diyerek zaman kazandılar.

Şimdi o bahane bitti.

Ancak tam bu sırada Suriye’nin cumhurbaşkanı Kürtlerle ilgili bir kararname yayınladı.

Bakın neler var;

1: Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçasıdır. Onların kültürel ve dilsel kimlikleri, çok kültürlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

2: Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

3:Kürtçe ulusal bir dildir. Kürtlerin nüfusun önemli bir kısmını oluşturduğu bölgelerdeki devlet okullarında ve özel okullarda, seçmeli müfredatın bir parçası veya kültürel-eğitsel bir faaliyet olarak öğretilmesine izin verilir.

5:Nevruz Bayramı (21 Mart), baharı ve kardeşliği ifade eden ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tamamında ücretli resmi tatil kabul edilir.

Şimdi böyle bir gelişmenin Türkiye’de de gündeme gelmeyeceğini düşünen var mıdır?

GÜNÜN SÖZÜ

Leyleğin ömrü neyle geçer...

“Lak lak”la...

Siyasetçinin ömrü neyle geçer...

“Boş laf”la...

Anladınız mı siyasetçi ile leyleğin arasındaki farkı?..

Bulun, bana da yazın!.. Ahmet ÜSTÜN

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Vicdanlar belli ki hiç sızlamıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık 13 Ocak’ta İzmir Katip Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edildi.

Daha ameliyat pansumanı sürerken alelacele tekrar cezaevine getirildi.

Ameliyattan 5 gün sonra Murat Çalık’ın operasyon bölgesinde şişlik ve akıntı meydana geldi.

Bunun üzerine tekrar hastaneye götürüldü.

Murat Çalık bu kez İzmir Şehir Hastanesi’ne götürüldüğünü görünce “Beni niye ameliyat edildiğim yere götürmüyorsunuz, oradaki doktorlar durumumu çok iyi biliyor” dedi ve gitmeyi reddetti.

Adalet bakanlığı yetkilileri de “Yaaa öyle mi, bizim götürdüğümüz yere gitmiyor musun, o zaman dön yine cezaevine” diyerek Çalık’ı geri getirdiler.

Böyle vicdansızlık olur mu?

Tutuklu bile olsa bir hastanın hakları yok mu, ille adalet bakanının keyfine göre mi hastaneye gidecek?

Bu vicdansızlığı yapanlar geceleri nasıl uyuyor çok şaşırıyorum.

KOMİK

Bunları sokakta da yapsanıza

Artık Erdoğan hangi kontrollü alanda konuşma yapsa, meclis, bilimsel bir toplantı, açılış törenleri, Anıtkabir artık neresi olursa olsun mutlaka bindirilmiş bir kalabalık hemen sloganlar atıyor.

Kimsenin de sesi çıkmıyor, çünkü Erdoğan bu sloganlar atılmaya başlayınca susup dinliyor.

Çok merak ediyorum, AKP’li bu heyecanlı kalabalıklar bir çarşıda, pazarda, kalabalık bir caddede benzer gösteriler yapabilir mi?

Örneğin bir AKP milletvekili yanına bu kalabalığı alarak esnaf ziyareti yapabilir mi, emeklilerle, çalışanlarla, gelip geçenlerle sohbet edebilir mi?

Ama hakkını teslim edelim bu kontrollü alanlarda yapılan bu gösteriler yandaş medya aracılığı ile algı yaratmada çok etkili oluyor.